3. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 157
Sevgili öğrencilerim, merhaba!
Bugün sizlerle birlikte sesin ne kadar harika bir şey olduğunu keşfedeceğimiz çok eğlenceli bir etkinlik yapacağız. Görseldeki “Kavanoz Nerede?” etkinliğinin adımlarını ve sorularını gelin birlikte inceleyip cevaplayalım. Hazır mısınız? Harika, o zaman başlayalım!
Soru 1: Boş kavanozu arkadaşımızın yakınlarında sallayalım. Kavanozun nerede olduğunu tahmin edebildi mi? Neden?
Çözüm:
Haydi düşünelim… Gözleri bağlı arkadaşımızın yanında içi boş bir kavanozu sallıyoruz.
Adım 1: İçi boş bir kavanozu salladığımızda belirgin bir ses çıkar mı? Hayır, neredeyse hiç ses çıkmaz. Sadece çok hafif bir “vınlama” sesi duyulabilir ama bu, yerini belli edecek kadar güçlü bir ses değildir.
Adım 2: Arkadaşımızın gözleri kapalı olduğu için görme duyusunu kullanamıyor. Sadece kulaklarına güveniyor. Eğer ortada duyabileceği bir ses yoksa, kavanozun yerini bulması da imkânsız hale gelir.
Sonuç: Arkadaşımız büyük ihtimalle kavanozun nerede olduğunu tahmin edemedi. Çünkü boş kavanoz, yerini tespit etmeye yetecek kadar ses çıkarmamıştır. Kısacası, ses olmayınca yön de olmaz!
Soru 2: Kavanozun içine fasulyeleri koyarak kapağını kapatalım. Gözleri kapalı arkadaşımızın yakınlarında kavanozu sallayalım. Arkadaşımız kavanozun nerede olduğunu tahmin edebildi mi? Nasıl?
Çözüm:
Şimdi işler değişti! Kavanozumuzun içinde artık şıngır şıngır ses çıkaran fasulyeler var.
Adım 1: Fasulye dolu kavanozu salladığımızda, fasulyeler birbirine ve kavanozun camına çarparak titreşimler oluşturur. Bu titreşimler de havada yayılarak kulağımıza ses olarak ulaşır. Artık net bir ses kaynağımız var!
Adım 2: Gözleri kapalı olan arkadaşımız, bu belirgin sesi duyar. İki kulağımız olması ne kadar harika bir şey, değil mi? Beynimiz, sesin hangi kulağımıza daha önce ve daha güçlü geldiğini analiz ederek sesin yönünü anında tespit eder.
Sonuç: Evet, arkadaşımız bu sefer kavanozun nerede olduğunu kolayca tahmin edebildi. Bunu, kavanozdan çıkan sesi duyarak ve sesin geldiği yönü takip ederek başardı.
Soru 3: Kavanozu arkadaşımızın yakınında ve uzağında sallayalım. Ses kaynağının uzaklığını tahmin edebildi mi? Nasıl?
Çözüm:
Bu sefer sadece yönü değil, uzaklığı da bulmaya çalışıyoruz. Bakalım bunu nasıl başaracağız?
Adım 1: Bir ses kaynağı bize yaklaştığında sesini daha şiddetli (yüksek) duyarız. Bizden uzaklaştığında ise sesi daha zayıf (alçak) gelir. Tıpkı yanımızdan geçen bir ambulansın siren sesi gibi; yaklaşırken artar, uzaklaşırken azalır.
Adım 2: Kavanozu arkadaşımızın yakınında salladığımızda, fasulyelerin sesi kulaklarına güçlü bir şekilde ulaşır. Uzağında salladığımızda ise ses daha zayıf duyulur. Arkadaşımızın beyni, sesteki bu şiddet farkını yorumlayarak kavanozun yakın mı yoksa uzak mı olduğunu anlar.
Sonuç: Evet, arkadaşımız ses kaynağının uzaklığını da tahmin edebildi. Bunu, sesin şiddetindeki değişimi dinleyerek yaptı. Güçlü ses “yakın”, zayıf ses “uzak” anlamına geliyordu.
Düşünelim – Yazalım – Paylaşalım
Soru: Ses şiddetinden hangi alanlarda, ne gibi faydalar sağlanmaktadır?
Çözüm:
Sesin şiddetini hayatımızın o kadar çok alanında kullanıyoruz ki! İşte aklıma gelen birkaç harika örnek:
- Ulaşım ve Güvenlik: Ambulans, polis arabası ve itfaiye araçlarının sirenleri çok şiddetlidir. Bu sayede diğer sürücüler onları uzaktan duyup yol verebilirler. Arabaların kornaları da diğer araçları veya yayaları uyarmak için kullanılır. Sesin şiddeti burada hayat kurtarır!
- Uyarı Sistemleri: Okuldaki yangın alarmı veya evdeki duman dedektörünün sesi neden bu kadar rahatsız edici ve yüksektir? Çünkü tehlike anında herkesi, hatta uyuyanları bile uyandırabilmesi gerekir.
- İletişim: Kalabalık bir yerde arkadaşımıza seslenirken sesimizi yükseltiriz, yani sesin şiddetini artırırız. Kütüphane gibi sessiz bir yerde ise fısıldayarak, yani sesin şiddetini düşürerek konuşuruz.
- Tıp Teknolojisi: Doktorlar, ultrason cihazıyla anne karnındaki bebeği görmek için ses dalgalarını kullanır. Sesin yansımalarından bir görüntü oluşturulur. Bu, sesin ne kadar mucizevi olduğunun bir kanıtıdır.
- Denizcilik: Gemiler, okyanusun derinliğini ölçmek veya balık sürülerinin yerini bulmak için “sonar” adı verilen bir teknoloji kullanır. Bu teknoloji de aslında ses dalgaları gönderip geri yansımasını dinleyerek çalışır.
Umarım bu etkinlik ve açıklamalar, sesin dünyasını daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayın, bilim her yerde ve çok eğlenceli!