3. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 64
Harika bir konu! Fen Bilimleri dersimizin en temel ve en eğlenceli konularından biri olan “Maddeyi Niteleyen Özellikler” ünitesine hoş geldin. Gönderdiğin görsel, bu ünitede neler öğreneceğimizin bir özeti. Oradaki “Hazırlık Çalışmaları” bölümü aslında bizim için cevaplamamız gereken çok güzel sorular içeriyor. Hadi gel, bir öğretmen olarak sana bu soruları adım adım açıklayayım.
Soru 1: Maddelere çevremizden örnekler verelim.
Merhaba sevgili öğrencim! Bu soru aslında bize çevremizdeki “madde”leri tanımamızı istiyor. Madde, boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her şeye verdiğimiz isimdir. Yani dokunabildiğimiz, görebildiğimiz neredeyse her şey bir maddedir. Gel birlikte birkaç örnek düşünelim.
Adım 1: Maddeleri özelliklerine göre gruplayarak örnekler verelim. Bu şekilde daha kolay aklımızda kalır.
- Sert Maddeler: Masa, taş, demir kapı, cam bardak. Bunlara dokunduğumuzda sert olduklarını anlarız ve kolayca şekillerini değiştiremeyiz.
- Yumuşak Maddeler: Yastık, pamuk, oyun hamuru, sünger. Bunlar kolayca şekil değiştirebilir, sıkıştırılabilir.
- Pürüzlü Maddeler: Ağaç kabuğu, zımpara kâğıdı, halı. Elimizle dokununca yüzeylerinin girintili çıkıntılı olduğunu hissederiz.
- Pürüzsüz Maddeler: Cam, ayna, cilalı masa yüzeyi. Elimiz üzerinde pürüz hissetmeden kayar gider.
- Esnek Maddeler: Paket lastiği, balon, yay. Çekip bıraktığımızda veya sıktığımızda eski hâline geri dönerler.
- Kırılgan Maddeler: Porselen tabak, yumurta, cam. Yere düştüklerinde veya sert bir darbe aldıklarında kolayca parçalanırlar.
Adım 2: Gördüğün gibi, çevremizdeki her şeyin bir özelliği var ve bu özellikler sayesinde onları tanıyıp birbirinden ayırabiliyoruz. Kalemin sert, silgin ise yumuşak ve esnektir. İşte bu özelliklere maddenin “nitelenebilir özellikleri” diyoruz.
Soru 2: Her maddenin tadına ve kokusuna bakılabilir mi? Arkadaşlarımızla tartışalım.
Bu harika ve çok önemli bir soru! Bu konuyu çok dikkatli dinlemeni istiyorum çünkü bu, senin güvenliğin için bilmen gereken en önemli kurallardan biri.
Bu sorunun cevabı kesin ve nettir: KESİNLİKLE HAYIR!
Peki neden böyle söylüyoruz? Hadi adımlar halinde açıklayalım:
Adım 1: Çevremizdeki maddelerin ne olduğunu her zaman bilemeyiz. Bazı maddeler zehirli olabilir. Onları tatmak veya koklamak vücudumuza, özellikle de akciğerlerimiz ve midemiz gibi iç organlarımıza ciddi zararlar verebilir.
Adım 2: Bir düşünelim, mesela annemizin evde kullandığı temizlik malzemeleri (çamaşır suyu, deterjan gibi). Bazen renkleri çok güzel görünebilir veya kokuları çiçek gibi olabilir. Ama onları tatmak veya doğrudan burnumuza çekerek koklamak çok tehlikelidir. Bu yüzden asla ama asla bilmediğimiz bir şeyin tadına da kokusuna da bakmamalıyız.
Adım 3: Sadece yiyecek olarak bildiğimiz ve büyüklerimizin bize “bunu yiyebilirsin” dediği şeylerin tadına bakabiliriz. Örneğin bir elmanın, bir çileğin tadına bakabiliriz. Ama bir fen laboratuvarında, dışarıda bulduğumuz herhangi bir sıvının veya tanımadığımız bir bitkinin asla tadına bakmamalıyız. Koklamak için bile öğretmenimizden veya bir büyüğümüzden izin almalıyız.
Sonuç: Unutma, duyu organlarımız maddeleri tanımak için var ama onları güvenli bir şekilde kullanmalıyız.
Her maddenin tadına ve kokusuna bakılmaz. Bu, hem fen dersinde hem de hayatımızın her anında geçerli en önemli güvenlik kurallarımızdan biridir!