7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 168
Merhaba sevgili öğrencim, harika bir alıştırma! Gel şimdi bu soruları birlikte, adım adım inceleyelim ve çözelim. İngilizce’de sıfatların üstünlük hallerini (Superlatives) ve okuduğumuzu anlama becerimizi ölçeceğiz. Hazırsan başlayalım!
4. Complete the sentences with the correct forms of the adjectives. (Cümleleri sıfatların doğru halleriyle tamamlayın.)
Bu alıştırmada bizden, bir şeyi bir grubun tamamıyla karşılaştırmamız isteniyor. Yani “en” anlamı katan Superlative yapısını kullanacağız. Kuralımızı hatırlayalım: Kısa sıfatların sonuna “-est”, uzun sıfatların başına “most” getiriyorduk ve başına mutlaka “the” koyuyorduk.
1. Venus is the _______ planet in the Solar System. (hot)
Çözüm:
Adım 1: Cümlede Venüs, Güneş Sistemi’ndeki tüm gezegenlerle karşılaştırılıyor. Bu yüzden “en sıcak” dememiz gerekiyor.
Adım 2: “hot” (sıcak) tek heceli, kısa bir sıfattır. Kurala göre sonuna “-est” eki almalı.
Adım 3: Unutma, “hot” gibi “sessiz + sesli + sessiz” harf düzeniyle biten sıfatlarda sondaki sessiz harf tekrarlanır. Yani “hot” -> “hottest” olur. Başına da “the” eklemeyi unutmuyoruz.
Sonuç:
Venus is the hottest planet in the Solar System.
2. Uranus is the _______ planet in the Solar System. (cold)
Çözüm:
Adım 1: Bu cümlede de Uranüs’ü sistemdeki bütün gezegenlerle kıyaslıyoruz ve “en soğuk” olan olduğunu söyleyeceğiz.
Adım 2: “cold” (soğuk) kısa bir sıfattır. Sonuna “-est” ekini getirmeliyiz.
Sonuç:
Uranus is the coldest planet in the Solar System.
3. Jupiter is the _______ planet in the Solar System. (large)
Çözüm:
Adım 1: Jüpiter’in “en büyük” gezegen olduğunu ifade etmemiz gerekiyor.
Adım 2: “large” (büyük) kelimesi zaten “e” harfi ile bittiği için tekrar “e” eklememize gerek yok, sadece “-st” eklememiz yeterli.
Sonuç:
Jupiter is the largest planet in the Solar System.
4. Mercury is the _______ planet in the Solar System. (small)
Çözüm:
Adım 1: Merkür’ün “en küçük” gezegen olduğunu söyleyeceğiz.
Adım 2: “small” (küçük) kısa bir sıfattır, bu yüzden sonuna “-est” ekliyoruz.
Sonuç:
Mercury is the smallest planet in the Solar System.
5. Neptune is the _______ planet from the Sun in the Solar System. (far)
Çözüm:
Adım 1: Neptün’ün Güneş’e “en uzak” gezegen olduğunu belirtmeliyiz.
Adım 2: Dikkat! “far” (uzak) düzensiz (irregular) bir sıfattır. “farrest” gibi bir kullanımı yoktur. Doğru hali “farthest” şeklindedir.
Sonuç:
Neptune is the farthest planet from the Sun in the Solar System.
6. Mercury is the _______ planet to the Sun in the Solar System. (close)
Çözüm:
Adım 1: Merkür’ün Güneş’e “en yakın” gezegen olduğunu söyleyeceğiz.
Adım 2: “close” (yakın) kelimesi “e” harfi ile bittiği için sonuna sadece “-st” eklememiz yeterlidir.
Sonuç:
Mercury is the closest planet to the Sun in the Solar System.
5. Read the text and tick True or False. (Metni okuyun ve Doğru ya da Yanlış olarak işaretleyin.)
Şimdi de okuduğumuzu anlama zamanı! Aşağıdaki cümlelerin metne göre doğru mu yanlış mı olduğuna karar vereceğiz. Haydi metindeki kanıtları bularak ilerleyelim.
1. The Moon orbits the Earth more than one month. (Ay, Dünya’nın etrafında bir aydan daha uzun sürede döner.)
Çözüm:
Adım 1: Metinde Ay’ın Dünya etrafındaki dönüşüyle ilgili cümleyi bulalım. İkinci cümlede şöyle diyor: “It orbits the Earth in 27 days.” (Dünya’nın etrafında 27 günde döner.)
Adım 2: Soru cümlesi ise “bir aydan daha uzun” (more than one month) diyor. Bir ay yaklaşık 30 gün olduğuna göre, 27 gün bir aydan daha kısadır.
Sonuç: Bu ifade False (Yanlış).
2. The Moon produces its own light. (Ay kendi ışığını üretir.)
Çözüm:
Adım 1: Metinde Ay’ın ışığıyla ilgili bölüme bakalım: “…but it doesn’t produce its own light. Actually, it gets its light from the Sun.” (ama kendi ışığını üretmez. Aslında ışığını Güneş’ten alır.)
Adım 2: Metin, Ay’ın kendi ışığını üretmediğini çok net bir şekilde söylüyor.
Sonuç: Bu ifade False (Yanlış).
3. Armstrong and Aldrin stepped on the Moon in 1969. (Armstrong ve Aldrin 1969’da Ay’a ayak bastı.)
Çözüm:
Adım 1: Metinde astronotlarla ilgili cümleyi arayalım: “Two astronauts walked on the Moon for the first time in July 1969. Their names were Neil Armstrong and Buzz Aldrin.”
Adım 2: Metin, bu iki astronotun 1969 yılında Ay’a ayak bastığını doğruluyor.
Sonuç: Bu ifade True (Doğru).
4. Nobody walked on the Moon before Armstrong and Aldrin. (Armstrong ve Aldrin’den önce kimse Ay’da yürümedi.)
Çözüm:
Adım 1: Bir önceki soruda bulduğumuz cümleye tekrar bakalım: “Two astronauts walked on the Moon for the first time in July 1969.”
Adım 2: “for the first time” ifadesi “ilk kez” anlamına gelir. Bu da onlardan önce kimsenin Ay’da yürümediğini gösterir.
Sonuç: Bu ifade True (Doğru).
5. The astronauts wore spacesuits and helmets to protect themselves. (Astronotlar kendilerini korumak için uzay giysileri ve kasklar giydiler.)
Çözüm:
Adım 1: Metinde astronotların giysileriyle ilgili bölümü bulalım: “…they wore spacesuits and helmets to protect themselves…”
Adım 2: Bu cümle, sorudaki ifadeyle birebir aynı anlamı taşıyor.
Sonuç: Bu ifade True (Doğru).
6. You can weigh more on the Moon because of its gravity. (Ay’da yer çekimi sayesinde daha ağır çekersin.)
Çözüm:
Adım 1: Metnin sonlarına doğru ağırlık ve yer çekimi ile ilgili cümleyi bulalım: “Also, they weighed less there because the gravity on the Moon is weaker than on the Earth.” (Ayrıca, orada daha hafif çektiler çünkü Ay’daki yer çekimi Dünya’dakinden daha zayıftır.)
Adım 2: Metin, Ay’da daha hafif (weighed less) olduğumuzu söylüyor. Soru ise daha ağır (weigh more) olduğumuzu iddia ediyor. Bu bilgiler birbiriyle çelişiyor.
Sonuç: Bu ifade False (Yanlış).
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Gördüğün gibi, dikkatli okuduğumuzda ve kuralları hatırladığımızda tüm soruları kolayca çözebiliriz. Harika iş çıkardın!