7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 136
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben 7. Sınıf İngilizce öğretmeniniz. Şimdi hep birlikte bu alıştırmaları adım adım çözeceğiz. Unutmayın, önemli olan sadece doğru cevabı bulmak değil, aynı zamanda neden o cevabın doğru olduğunu anlamaktır. Haydi başlayalım!
3. Listen to the audio and write the names of the places under the photos.
(Ses kaydını dinle ve fotoğrafların altındaki yerlerin isimlerini yaz.)
Not: Sevgili çocuklar, bu soruyu cevaplamak için normalde bir ses kaydı dinlememiz gerekiyor. Ancak biz ses kaydı olmadan, sadece görsellere bakarak mantık yürüteceğiz ve en uygun cevapları bulacağız.
-
1. Fotoğraf:
Adım 1: Fotoğrafa dikkatlice bakalım. Fotoğrafta yaşlı insanlar ve onlara yardımcı olan bir görevli görüyoruz. Birlikte masada oturuyorlar, sohbet ediyorlar. Bu tür yerlere yaşlıların bakıldığı ve yaşadığı yerler denir.
Adım 2: İngilizce’de bu mekan için “nursing home” yani “huzurevi” kelimesini kullanırız.
Sonuç: Nursing home
-
2. Fotoğraf:
Adım 1: Bu fotoğrafta büyük bir sahne, kırmızı perdeler ve seyircilerin oturduğu koltuklar görüyoruz. Burası oyunların, gösterilerin veya konserlerin yapıldığı bir yer.
Adım 2: Bu mekana İngilizce’de “theatre” (tiyatro) deriz.
Sonuç: Theatre
4. Listen again and fill in the blanks.
(Tekrar dinle ve boşlukları doldur.)
Not: Yine bir dinleme etkinliği var ama biz boşluklara gelebilecek en mantıklı İngilizce ifadeleri bularak bu soruyu çözeceğiz. Bu cümleler genellikle kalıp ifadelerdir.
-
1. __________ come with us?
Adım 1: Cümlenin sonundaki soru işareti, bunun bir soru olduğunu gösteriyor. “come with us?” (bizimle gelmek?) ifadesi bir davet veya teklif anlamı taşıyor.
Adım 2: İngilizce’de birini bir yere davet ederken en sık kullandığımız kibar kalıp “Would you like to…?” kalıbıdır. Anlamı “… yapmak ister misin?” demektir.
Sonuç: Would you like to come with us? (Bizimle gelmek ister misin?)
-
2. I’d like to, __________ .
Adım 1: “I’d like to” ifadesi “Çok isterim” anlamına gelir ve genellikle bir daveti kabul ederken veya reddederken kullanılır.
Adım 2: Eğer daveti reddediyorsak, kibarca bir sebep sunarız. En yaygın kalıp “but I can’t” (ama gelemem/yapamam) ifadesidir. Bu boşluğa en uygun ifade budur.
Sonuç: I’d like to, but I can’t. (Çok isterim ama yapamam.)
-
3. __________ with you?
Adım 1: Bu da bir soru cümlesi. “… with you?” (… seninle/sizinle?) ifadesi bir yere katılmak için izin isteme anlamı taşıyor.
Adım 2: Bir gruba katılmak için izin isterken “Can I come” (Gelebilir miyim?) kalıbını kullanabiliriz.
Sonuç: Can I come with you? (Sizinle gelebilir miyim?)
-
4. OK, __________ .
Adım 1: “OK” (Tamam) ifadesi bir durumu onayladığımızı gösterir. Genellikle bir konuşmayı bitirirken veya bir planı onayladıktan sonra kullanılır.
Adım 2: Konuşmayı sonlandırırken kullandığımız yaygın bir ifade “see you later” (sonra görüşürüz) veya “see you then” (o zaman görüşürüz) olabilir. Her ikisi de bu boşluğa uyar.
Sonuç: OK, see you later. (Tamam, sonra görüşürüz.)
5. Read the dialogues and write the names of the places in the blanks.
(Diyalogları oku ve boşluklara mekanların isimlerini yaz.)
Bu alıştırmada ipucu kelimeleri bularak doğru mekanı bulacağız. Çok keyifli bir bulmaca gibi!
-
1. Diyalog: “Hello. Can I have a Turkish coffee, please?” (Merhaba. Bir Türk kahvesi alabilir miyim, lütfen?)
Adım 1: Buradaki anahtar kelimemiz “Turkish coffee” yani Türk kahvesi.
Adım 2: Kahve sipariş ettiğimiz yer neresidir? Tabii ki bir kafe! İngilizce’de kafe “café” veya “coffee shop” olarak yazılır.
Sonuç: Café
-
2. Diyalog: “Have you got a pink dress?” (Pembe bir elbiseniz var mı?)
Adım 1: Anahtar kelimemiz burada “pink dress” yani pembe elbise.
Adım 2: Elbise gibi kıyafetleri satın aldığımız dükkanlara ne deriz? Giyim mağazası! Bunun İngilizce karşılığı “clothing store” veya “clothes shop”‘tur.
Sonuç: Clothing store
-
3. Diyalog: “It’s my prescription. May I take this medicine?” (Bu benim reçetem. Bu ilacı alabilir miyim?)
Adım 1: Burada iki tane çok önemli ipucumuz var: “prescription” (reçete) ve “medicine” (ilaç).
Adım 2: Reçeteyle ilaç aldığımız yer neresidir? Elbette eczane! Eczanenin İngilizce’deki karşılığı “pharmacy” veya “chemist’s”‘tir.
Sonuç: Pharmacy
-
4. Diyalog: “How much money is a bouquet of roses?” (Bir buket gül ne kadar?)
Adım 1: Anahtar kelimelerimiz “bouquet of roses” yani bir buket gül.
Adım 2: Çiçek ve buket satın aldığımız dükkanlara çiçekçi deriz. İngilizce’de bu dükkanın adı “florist’s” veya “flower shop”‘tır.
Sonuç: Florist’s
Harikasınız çocuklar! Bütün soruları başarıyla çözdük. Gördüğünüz gibi, ipuçlarını takip edince cevapları bulmak hiç de zor değil. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!