7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 69
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ben 7. Sınıf İngilizce öğretmeniniz. Gönderdiğiniz görseldeki alıştırmaları sizin için adım adım analiz edip açıklayacağım. Bu etkinlikler, öğrendiklerimizi pekiştirmek ve ne kadar ilerlediğimizi görmek için harika bir fırsat! Hadi başlayalım.
Görselde iki bölüm var. Birincisi “FUN CORNER” yani bir oyun köşesi, ikincisi ise “Self-assessment” yani kendi kendinizi değerlendireceğiniz bir bölüm. İkisini de sırayla inceleyelim.
BÖLÜM 1: FUN CORNER (EĞLENCE KÖŞESİ)
Read the instructions below and play the game. (Aşağıdaki talimatları okuyun ve oyunu oynayın.)
Bu bölümde sizden bir hafıza kartı oyunu oynamanız isteniyor. Amaç, resimli kartlarla o resimlerin İngilizce isimlerinin yazılı olduğu kelime kartlarını eşleştirmek. İşte oyunun kuralları adım adım:
- Adım 1: Work in pairs.
Bu oyunu tek başınıza değil, bir arkadaşınızla yani iki kişi oynamalısınız.
- Adım 2: Cut out the photo cards and word cards on page 175.
Kitabınızın 175. sayfasındaki resimli kartları ve kelime kartlarını dikkatlice kesin. (Makas kullanırken dikkatli olmayı unutmayın!)
- Adım 3: Put them covered on the desk.
Kestiğiniz bütün kartları, resimleri ve yazıları görünmeyecek şekilde masanın üzerine ters çevirerek koyun.
- Adım 4: Put the photo cards at the top.
Resimli olan kartları masanın üst kısmına dizin.
- Adım 5: Put the word cards at the bottom.
Üzerinde kelimeler yazan kartları ise masanın alt kısmına dizin. Böylece kartları karıştırmamış olursunuz.
- Adım 6: Turn over one photo card and one word card.
Sırası gelen oyuncu, üst kısımdan bir tane resimli kart ve alt kısımdan bir tane kelime kartı açar.
- Adım 7: When you find the true match, get the cards.
Eğer açtığınız resim ile kelime birbiriyle eşleşiyorsa (örneğin ‘aslan’ resmi ile ‘lion’ kelimesi), o iki kartı da kazanırsınız ve kenara koyarsınız. Doğru bildiğiniz için bir daha oynama hakkı kazanırsınız!
- Adım 8: When you find the false match, reverse the cards.
Eğer açtığınız resim ile kelime eşleşmiyorsa (örneğin ‘fil’ resmi ile ‘tiger’ kelimesi), kartları tekrar ters çevirip yerlerine koymalısınız.
- Adım 9: When you reverse the cards, your friend starts to turn over the cards.
Yanlış eşleştirme yapıp kartları geri çevirdiğinizde, oyun sırası arkadaşınıza geçer.
- Adım 10: The one to get the most cards is the winner.
Masadaki bütün kartlar bittiğinde, elinde en çok kart biriktiren oyuncu oyunu kazanır. Tebrikler!
BÖLÜM 2: Self-assessment (Öz Değerlendirme)
Tick the appropriate boxes according to yourself. (Kendinize göre uygun kutucukları işaretleyin.)
Bu bölüm bir sınav değil, çocuklar. Amacı, bu ünite sonunda hangi konularda iyi olduğunuzu, hangi konularda biraz daha çalışmanız gerektiğini kendinizin görmesi. Kendinize karşı dürüstçe bu cümleleri okuyup yanındaki kutucuğu işaretlemeniz yeterli. Hadi cümlelerin ne anlama geldiğine bakalım:
- 1. I can understand past and present events in oral texts.
Anlamı: Birisi İngilizce konuştuğunda, anlattığı olayın geçmişte mi (past) yoksa şu anda mı (present) geçtiğini anlayabiliyorum. Örneğin, “He went to the zoo” (Hayvanat bahçesine gitti) ile “He is going to the zoo” (Hayvanat bahçesine gidiyor) arasındaki farkı duyduğumda anlarım.
- 2. I can identify the names of wild animals in simple oral texts.
Anlamı: Dinlediğim basit İngilizce bir metinde geçen vahşi hayvanların isimlerini (lion, tiger, elephant, giraffe vb.) tanıyabiliyorum.
- 3. I can ask people questions about characteristics of wild animals.
Anlamı: Vahşi hayvanların özellikleriyle ilgili sorular sorabiliyorum. Örneğin, “What does a lion eat?” (Aslan ne yer?) veya “Where do pandas live?” (Pandalar nerede yaşar?) gibi.
- 4. I can make simple suggestions.
Anlamı: Basit önerilerde, tavsiyelerde bulunabiliyorum. Örneğin, “Let’s watch a documentary.” (Hadi bir belgesel izleyelim.) veya “Why don’t we go to the library?” (Neden kütüphaneye gitmiyoruz?) gibi cümleler kurabilirim.
- 5. I can report on past and present events.
Anlamı: Geçmişte olmuş veya şu an olan olayları ben de başkasına anlatabilirim. Örneğin, dün ne yaptığımı (“I visited my grandmother yesterday.”) veya şu an ne yaptığımı (“I am doing my homework.”) söyleyebilirim.
- 6. I can understand past and present events including explanations and reasons.
Anlamı: Bu, 1. maddenin biraz daha ilerisi. Sadece olayın ne zaman geçtiğini değil, nedenlerini ve açıklamalarını da anlayabiliyorum. Örneğin, “The tiger is in danger because people hunt it.” (Kaplan tehlikede çünkü insanlar onu avlıyor.) cümlesindeki nedeni anlayabilirim.
- 7. I can spot the names of wild animals in simple texts.
Anlamı: Bu sefer dinleme değil, okuma becerisi. Basit bir İngilizce metni okurken içindeki vahşi hayvan isimlerini bulup tanıyabiliyorum.
- 8. I can write pieces describing wildlife.
Anlamı: Vahşi yaşam hakkında kısa yazılar yazabiliyorum. Örneğin, sevdiğim bir hayvanı tanıtan birkaç cümlelik bir paragraf yazabilirim. “The elephant is a very big animal. It lives in Africa and Asia. It has big ears and a long trunk.” gibi.
Umarım bu açıklamalar işinize yaramıştır. Unutmayın, İngilizce öğrenmek bir yolculuktur ve bu tür etkinlikler bu yolculuğu daha eğlenceli hale getirir. Hepinize iyi çalışmalar ve iyi eğlenceler dilerim!