7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 31
Merhaba sevgili öğrencim, 7. sınıf İngilizce dersimize hoş geldin! Ben senin İngilizce öğretmeninim ve bugün bu alıştırmaları birlikte, adım adım çözeceğiz. Endişelenme, hepsi çok kolay. Haydi başlayalım!
3. Read the text and fill in the blanks with the words in bold. One is extra.
(Metni okuyun ve boşlukları kalın yazılmış kelimelerle doldurun. Bir tanesi fazladan verilmiştir.)
Öncelikle metindeki kalın yazılmış kelimelere bir göz atalım. Bu kelimeler bizim “kelime bankamız” olacak ve boşlukları bu kelimelerle dolduracağız.
- train: antrenman yapmak
- draw: berabere kalmak
- beat: yenmek, mağlup etmek
- medals: madalyalar
- spectators: seyirciler
- injuries: sakatlıklar, yaralanmalar
Şimdi bu kelimeleri doğru cümlelerle eşleştirelim.
1. The score of the match is 1-1, so it is a __________.
(Maçın skoru 1-1, bu yüzden bu bir __________.)
Adım 1: Cümleyi anlamaya çalışalım. Maç skoru 1-1 ise, iki takım da aynı sayıda gol atmış demektir. Yani kazanan yok.
Adım 2: Kelime bankamıza bakalım. “Kazananın olmadığı” duruma ne denir? Elbette, draw (beraberlik).
Sonuç: The score of the match is 1-1, so it is a draw.
2. There are thousands of __________ in the stadium to watch the final match.
(Final maçını izlemek için stadyumda binlerce __________ var.)
Adım 1: Cümle, stadyumda maçı izleyen kişilerden bahsediyor.
Adım 2: Kelimelerimize bakalım. Maçı izleyen kişilere ne denir? Tabii ki spectators (seyirciler).
Sonuç: There are thousands of spectators in the stadium to watch the final match.
3. They are national swimmers, and they __________ eight hours every day.
(Onlar milli yüzücüler ve her gün sekiz saat __________.)
Adım 1: Cümle, milli yüzücülerin her gün sekiz saat boyunca ne yaptığını soruyor. Sporcular ne yapar?
Adım 2: Kelimelerimize dönelim. Sporcuların düzenli olarak yaptığı çalışmaya train (antrenman yapmak) denir.
Sonuç: They are national swimmers, and they train eight hours every day.
4. They can’t play the match today because they have serious __________.
(Bugün maçı oynayamazlar çünkü ciddi __________ var.)
Adım 1: Bir sporcunun maça çıkmasını engelleyecek ciddi bir şey olmalı.
Adım 2: Kelimelerimize baktığımızda, bu duruma en uygun kelime injuries (sakatlıklar).
Sonuç: They can’t play the match today because they have serious injuries.
5. All the players of the team believe that they can __________ their opponent.
(Takımın bütün oyuncuları, rakiplerini __________ inanıyorlar.)
Adım 1: Bir takım, rakibine karşı ne yapmak ister? Tabii ki kazanmak, yani onları yenmek ister.
Adım 2: Kelimelerimizden “yenmek” anlamına gelen kelime hangisi? Evet, beat!
Sonuç: All the players of the team believe that they can beat their opponent.
Unutma, medals kelimesini kullanmadık. O kelime fazladan verilmişti!
4. Read the text again and answer the questions.
(Metni tekrar okuyun ve soruları cevaplayın.)
1. Which sports is Tom interested in?
(Tom hangi sporla ilgileniyor?)
Adım 1: Metne geri dönüp Tom’un sevdiği sporu bulalım. Metnin ikinci cümlesinde “He loves basketball…” yani “Basketbolu seviyor…” yazıyor.
Sonuç: He is interested in basketball.
2. Does Tom like individual activities more than team sports?
(Tom bireysel aktiviteleri takım sporlarından daha mı çok seviyor?)
Adım 1: Metinde bu konuyla ilgili cümleyi arayalım. Üçüncü cümlede “…he enjoys team sports more than individual activities.” yani “…takım sporlarından bireysel aktivitelerden daha çok hoşlanır.” diyor.
Adım 2: Soru “Does” ile başladığı için cevabımız “Yes” ya da “No” ile başlamalı. Cümle, takım sporlarını daha çok sevdiğini söylediğine göre, sorunun cevabı “Hayır” olmalı.
Sonuç: No, he doesn’t. He likes team sports more.
3. How often do Tom and his teammates train?
(Tom ve takım arkadaşları ne sıklıkla antrenman yapıyor?)
Adım 1: Metinde “train” (antrenman) kelimesinin geçtiği yeri bulalım. Dördüncü cümlede “He and his teammates train five times a week.” yani “O ve takım arkadaşları haftada beş kez antrenman yapar.” yazıyor.
Sonuç: They train five times a week.
4. How often do Tom and his teammates win?
(Tom ve takım arkadaşları ne sıklıkla kazanır?)
Adım 1: Metinde kazanma sıklıklarıyla ilgili bir cümle arayalım. “They rarely lose games or draw, but they usually beat other teams…” diyor. “Rarely lose” (nadiren kaybederler) ve “usually beat” (genellikle yenerler) ifadeleri, onların sık sık kazandığını gösteriyor.
Sonuç: They usually win. (Onlar genellikle kazanır.)
5. Does Tom’s mother support him?
(Tom’un annesi onu destekliyor mu?)
Adım 1: Metnin sonlarına doğru annesiyle ilgili kısma bakalım. Son cümlede “…but she always supports his son.” yani “…ama o her zaman oğlunu destekler.” yazıyor.
Adım 2: Soru yine “Does” ile başladığı için cevabımız “Yes” veya “No” olmalı. Cümlede “always supports” (her zaman destekler) dediğine göre cevap “Evet” olmalı.
Sonuç: Yes, she does.
5. Work in pairs. First, answer the questions about yourself. Then talk to your friend and complete the second column.
(İkili çalışın. Önce kendinizle ilgili soruları cevaplayın. Sonra arkadaşınızla konuşun ve ikinci sütunu tamamlayın.)
Bu bölümde senden önce kendi cevaplarını “You” (Sen) sütununa, sonra da aynı soruları bir arkadaşına sorup onun cevaplarını “Your Friend” (Arkadaşın) sütununa yazman isteniyor. Bu bir konuşma etkinliği olduğu için ben sana örnek olması amacıyla kendi adıma “You” sütununu dolduracağım. Sen de kendi cevaplarını ve arkadaşının cevaplarını yazarak bu tabloyu tamamlayabilirsin.
-
What is your favourite activity? (En sevdiğin aktivite nedir?)
Örnek Cevap (You): Playing video games. (Video oyunları oynamak.) -
How often do you do/play it? (Onu ne sıklıkla yaparsın/oynarsın?)
Örnek Cevap (You): Every day after school. (Her gün okuldan sonra.) -
Who do you do/play it with? (Onu kiminle yaparsın/oynarsın?)
Örnek Cevap (You): I usually play it with my friends online. (Genellikle arkadaşlarımla internet üzerinden oynarım.) -
What kind of activity is it; individual or team, outdoor or indoor? (Bu ne tür bir aktivite; bireysel mi takım mı, dışarıda mı içeride mi?)
Örnek Cevap (You): It is both an individual and a team activity. It is an indoor activity. (Hem bireysel hem de takım aktivitesi. Bu bir iç mekan aktivitesi.)
Harika bir iş çıkardın! İşte tüm soruları birlikte çözdük. Unutma, pratik yapmak İngilizceni geliştirmenin en iyi yoludur. Başarılar dilerim!