7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Work Book Sayfa 18
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle birlikte çalışma kitabımızdaki kelime (vocabulary) alıştırmalarını çözeceğiz. Bu sorular, kelime dağarcığımızı geliştirmek ve öğrendiğimiz yeni kelimeleri cümle içinde doğru kullanmak için harika bir fırsat. Hazırsanız, haydi başlayalım! Soruları adım adım, neyi neden yaptığımızı anlayarak çözeceğiz.
1. Which words are related to “a part of a problem” or “a part of a solution”? Write them into the correct box.
(Hangi kelimeler “bir sorunun parçası” veya “bir çözümün parçası” ile ilgilidir? Onları doğru kutucuğa yazın.)
Bu soruda bizden, verilen kelimeleri olumlu (çözüme yönelik) ve olumsuz (soruna yönelik) olarak iki gruba ayırmamız isteniyor. Kelimelerin anlamlarını düşünerek bu ayrımı kolayca yapabiliriz.
Adım 1: Önce olumlu, yani bir hedefe ulaşmaya veya bir sorunu çözmeye yardımcı olan kelimeleri bulalım. Bunlar “a part of a solution” (bir çözümün parçası) kutusuna gidecek.
Adım 2: Sonra olumsuz, yani bir sorunu anlatan veya soruna neden olan kelimeleri bulalım. Bunlar da “a part of a problem” (bir sorunun parçası) kutusuna gidecek.
a part of a solution (Bir çözümün parçası)
- accuracy: doğruluk, kesinlik (Doğru ve hatasız olmak çözüme götürür.)
- motivation: motivasyon, istek (İstekli olmak, bir işi başarmak için çok önemlidir.)
- a resolution: karar, çözüm yolu (Bir karar almak, çözümün ilk adımıdır.)
- self-esteem: özsaygı, kendine güven (Kendine güvenmek, zorlukların üstesinden gelmemizi sağlar.)
- to accomplish: başarmak, tamamlamak (Bir şeyi başarmak, çözümün kendisidir.)
- to overcome: üstesinden gelmek (Zorlukların üstesinden gelmek, bir çözümdür.)
- engaging: ilgi çekici (Bir konunun ilgi çekici olması, onu öğrenmeyi kolaylaştırır, bu da bir çözümdür.)
a part of a problem (Bir sorunun parçası)
- complicated: karmaşık, zor (Bir şeyin karmaşık olması bir sorundur.)
- overwhelmed: bunalmış, bunalmış hissetmek (Çok fazla iş veya duygu altında ezilmek bir sorundur.)
- anxiety: kaygı, endişe (Kaygılı olmak, odaklanmamızı zorlaştıran bir problemdir.)
- distracted: dikkati dağılmış (Ders çalışırken dikkatinin dağılması bir sorundur.)
- to disappoint: hayal kırıklığına uğratmak (Birini hayal kırıklığına uğratmak olumsuz bir durum, yani bir sorundur.)
2. Fill in the blanks with the correct word from the box below. Use each word once. There is an extra one.
(Aşağıdaki kutudaki doğru kelimelerle boşlukları doldurun. Her kelimeyi bir kez kullanın. Bir tane fazladan kelime var.)
Bu alıştırmada, Sarah’ın yaşadığı zorlukları anlatan metindeki boşlukları, kutuda verilen kelimelerle anlamlı bir şekilde tamamlayacağız. Cümlenin gidişatına en uygun kelimeyi bulmaya çalışalım.
Çözüm:
- (1) Sarah was feeling a lot of (1) anxiety before her final exams.
(Sarah, final sınavlarından önce çok fazla kaygı hissediyordu.)
Açıklama: Sınav öncesi hissedilen duygu genellikle “kaygı” veya “endişe”dir. Bu yüzden buraya anxiety kelimesi en uygunudur. - (2) …she often felt (2) distracted by her phone or social media.
(…sık sık telefonu veya sosyal medya yüzünden dikkatinin dağıldığını hissediyordu.)
Açıklama: Telefon ve sosyal medya, odaklanmayı engelleyen şeylerdir, yani dikkati dağıtırlar. Bu yüzden doğru kelime distracted. - (3) …her teacher suggested she start writing a (3) diary every evening…
(…öğretmeni ona her akşam bir günlük yazmaya başlamasını önerdi…)
Açıklama: Duyguları ve düşünceleri yazmak için tutulan deftere “günlük” denir. İngilizcesi diary. - (4) Sarah also set a personal (4) resolution to study 30 minutes every day.
(Sarah ayrıca her gün 30 dakika ders çalışmak için kişisel bir karar aldı.)
Açıklama: Bir şeyi yapmaya kesin karar vermeye “resolution” denir. Yeni yıl kararları gibi düşünebilirsiniz. - (5) Still, the topics were very (5) complicated and took more time than she expected.
(Yine de, konular çok karmaşıktı ve beklediğinden daha fazla zaman aldı.)
Açıklama: Konuların beklenenden fazla zaman alması, onların kolay olmadığını, yani “karmaşık” olduğunu gösterir. Doğru kelime complicated. - (6) As the (6) deadline for her project approached…
(Projesinin son teslim tarihi yaklaştıkça…)
Açıklama: Bir ödevin veya projenin teslim edilmesi gereken son güne deadline denir. - (7) …she started losing her (7) self-esteem.
(…özsaygısını kaybetmeye başladı.)
Açıklama: Zorluklar karşısında kişi kendine olan inancını, yani “özsaygısını” yitirebilir. Buraya en uygun kelime self-esteem. - (8) …her best friend helped her find ways (8) to cope with stress…
(…en iyi arkadaşı ona stresle başa çıkma yolları bulmasında yardım etti…)
Açıklama: “Cope with” bir kalıptır ve “başa çıkmak, üstesinden gelmek” anlamına gelir. Stresle başa çıkılır. Bu yüzden doğru ifade to cope. - (9) Slowly, her (9) motivation improved, and so did her grades.
(Yavaşça, motivasyonu arttı ve notları da öyle.)
Açıklama: Arkadaşının yardımıyla kendine olan inancı artınca, ders çalışma “isteği”, yani motivation‘ı da artmıştır.
3. Answer the questions using the words in the box below.
(Aşağıdaki kutudaki kelimeleri kullanarak soruları cevaplayın.)
Bu bölümde, verilen kelimeleri kullanarak kendi cevaplarımızı oluşturmamız isteniyor. Vereceğim cevaplar sadece birer örnek. Sizler de bu kelimeleri kullanarak kendi cümlelerinizi kurabilirsiniz.
1. How can teachers help students with learning difficulties such as dyslexia?
(Öğretmenler, disleksi gibi öğrenme güçlüğü çeken öğrencilere nasıl yardımcı olabilir?)
Örnek Cevap: Teachers can assess each student’s needs and try to adapt their teaching methods. For example, they can give more time for a task by changing the deadline. This helps students to cope with the difficulties and not feel overwhelming pressure.
Açıklaması: Öğretmenler her öğrencinin ihtiyacını değerlendirebilir ve öğretme yöntemlerini uyarlamaya çalışabilir. Örneğin, son teslim tarihini değiştirerek bir görev için daha fazla zaman verebilirler. Bu, öğrencilerin zorluklarla başa çıkmasına ve bunalmış hissetmemesine yardımcı olur.
2. Do you think writing a diary can help teenagers deal with success pressure? Give a reason.
(Sizce günlük yazmak, gençlerin başarı baskısıyla başa çıkmasına yardımcı olabilir mi? Bir neden belirtin.)
Örnek Cevap: Yes, I think writing a diary can help. When teenagers feel anxiety about success, they can write down their feelings. This can help them organize their thoughts and improve their self-esteem.
Açıklaması: Evet, bence günlük yazmak yardımcı olabilir. Gençler başarı hakkında kaygı hissettiklerinde duygularını yazabilirler. Bu, onların düşüncelerini düzenlemelerine ve özsaygılarını artırmalarına yardımcı olabilir.
3. What is one personal or academic goal you want to achieve this year? How do you plan to do it?
(Bu yıl başarmak istediğiniz kişisel veya akademik bir hedefiniz nedir? Bunu nasıl yapmayı planlıyorsunuz?)
Örnek Cevap: My academic goal is to accomplish all my projects with better grades. I made a resolution to study regularly. I will try not to get distracted by my phone to improve my accuracy in my work. I hope my motivation stays high.
Açıklaması: Akademik hedefim, tüm projelerimi daha iyi notlarla başarmak. Düzenli çalışmak için bir karar aldım. İşlerimdeki doğruluğu artırmak için telefonumun dikkatimi dağıtmamasına çalışacağım. Umarım motivasyonum yüksek kalır.
Umarım açıklamalar anlaşılır olmuştur çocuklar. Unutmayın, kelimeleri ne kadar çok kullanırsak o kadar iyi öğreniriz. Aklınıza takılan bir şey olursa sormaktan çekinmeyin. İyi çalışmalar!