7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Work Book Sayfa 12
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir çalışma kağıdı! Gel birlikte bu soruları adım adım, kolayca anlayacağın bir şekilde çözelim. Ben senin İngilizce öğretmeninim ve bu konuları pekiştirmene yardımcı olmak için buradayım. Haydi başlayalım!
4. Read the sentences below and choose the best option to complete each sentence.
Bu alıştırmada bizden “be used to” ve “get used to” arasındaki farkı anlamamız isteniyor. Unutma, çok basit bir kuralı var:
be used to: Bir şeye alışkın olmak demektir. Yani o durum artık senin için normalleşmiş, sana garip gelmiyor.
get used to: Bir şeye alışmak, alışma sürecinde olmak demektir. Yani bir durum başta zordu veya garipti ama yavaş yavaş normalleşiyor.
1. My brother is used to / gets used to playing video games for hours.
Çözüm:
Adım 1: Cümle, erkek kardeşimin saatlerce video oyunu oynamasının onun için normal bir durum olduğunu, bir alışkanlık olduğunu anlatıyor.
Adım 2: Bu bir süreç değil, zaten var olan bir alışkanlık. Bu yüzden “alışkın olmak” anlamına gelen “is used to” yapısını kullanmalıyız.
Sonuç: My brother is used to playing video games for hours.
2. Sarah got a cat last month and finally, she is used to / gets used to cleaning the litter box.
Çözüm:
Adım 1: Cümlede “finally” (sonunda) kelimesi var. Bu kelime bize bir sürecin tamamlandığını veya tamamlanmak üzere olduğunu gösteriyor. Sarah kedinin kumunu temizlemeye zamanla alışmış.
Adım 2: Bu bir alışma sürecini anlattığı için “gets used to” kullanmak daha doğrudur.
Sonuç: Sarah got a cat last month and finally, she gets used to cleaning the litter box.
3. It’s hard now, but you’ll eventually be used to / get used to studying every day.
Çözüm:
Adım 1: Cümle “Şimdi zor, ama sonunda…” diye başlıyor. Bu, gelecekte bir alışma sürecinin tamamlanacağını anlatıyor.
Adım 2: Gelecekte yaşanacak bir alışma sürecinden bahsettiğimiz için “get used to” kullanmalıyız.
Sonuç: It’s hard now, but you’ll eventually get used to studying every day.
4. I am still trying to be used to / get used to waking up early for school.
Çözüm:
Adım 1: Cümledeki “still trying to” (hala …-meye çalışıyorum) ifadesi, bu durumun bir süreç olduğunu ve henüz tamamlanmadığını gösteriyor.
Adım 2: Devam eden bir alışma çabası olduğu için “get used to” doğru seçenektir.
Sonuç: I am still trying to get used to waking up early for school.
5. Students have had the tablets for three months. They are used to / get used to using tablets instead of books at school.
Çözüm:
Adım 1: Öğrenciler tabletleri üç aydır kullanıyorlarmış. Bu süre, alışmak için yeterli bir zaman. Artık bu durum onlar için normalleşmiş.
Adım 2: Artık var olan bir alışkanlıktan bahsettiğimiz için “are used to” yapısını kullanmalıyız.
Sonuç: They are used to using tablets instead of books at school.
5. Read the situations below and write a full sentence using “be used to” or “get used to”.
Bu alıştırmada da yine aynı kuralları kullanarak kendi cümlelerimizi kuracağız.
1. Your younger brother now wakes up early without any problems. (Küçük erkek kardeşin artık sorunsuz bir şekilde erken kalkıyor.)
Çözüm: Bu durum artık onun için normalleşmiş. Bir alışkanlık haline gelmiş. Bu yüzden “be used to” kullanacağız.
Sonuç: He is used to waking up early.
2. You started a new school and you’re still trying to make friends. (Yeni bir okula başladın ve hala arkadaş edinmeye çalışıyorsun.)
Çözüm: “Hala çalışıyorsun” dediği için bu bir alışma süreci. Bu yüzden “get used to” kullanacağız.
Sonuç: I am getting used to my new school.
3. After the summer holiday, you’re finding it hard to start doing homework again. (Yaz tatilinden sonra, tekrar ödev yapmaya başlamayı zor buluyorsun.)
Çözüm: Bu durum sana zor geldiği için, yeniden alışmaya çalışıyorsun. Bu bir süreç. “get used to” kullanmalıyız.
Sonuç: I am getting used to doing homework again.
4. You moved to another country and now the food doesn’t feel strange anymore. (Başka bir ülkeye taşındın ve artık yemekler sana garip gelmiyor.)
Çözüm: Yemekler artık garip gelmiyorsa, demek ki onlara alışmışsın. Bu durum normalleşmiş. “be used to” kullanacağız.
Sonuç: I am used to the food.
5. You were scared of the dark before, but now you’re comfortable with it. (Eskiden karanlıktan korkardın ama şimdi bu durumla aran iyi.)
Çözüm: Artık karanlıkta rahatsan, bu duruma alışmışsın demektir. Yani “be used to” kullanmalıyız.
Sonuç: I am used to the dark now.
6. Write two sentences about yourself using “be used to” and “get used to”.
Bu soru kişisel bir soru, yani senin kendi hayatınla ilgili cümleler kurman gerekiyor. Ben sana örnek olması için kendi cümlelerimi yazacağım, sen de bunlardan ilham alarak kendininkileri yazabilirsin.
1. (be used to ile): I am used to studying English every day. (Her gün İngilizce çalışmaya alışkınım.)
2. (get used to ile): I am getting used to the new schedule at school. (Okuldaki yeni programa alışıyorum.)
7. Add tags to make questions. (Sorulara etiket ekle.)
Bu konu “Question Tags” yani “Kuyruk Sorular”. Kuralımız çok basitti, hatırlayalım:
Cümle olumlu ise, soru etiketi olumsuz olur.
Cümle olumsuz ise, soru etiketi olumlu olur.
Haydi cümlelere bakalım:
1. They can’t cook Italian food, ___________?
Çözüm:
Adım 1: Cümle “can’t” yüzünden olumsuz. O zaman etiketimiz olumlu olacak.
Adım 2: Yardımcı fiilimiz “can”. Öznemiz “They”.
Sonuç: They can’t cook Italian food, can they?
2. Sinan has been here before, ___________?
Çözüm:
Adım 1: Cümle olumlu. O zaman etiketimiz olumsuz olacak.
Adım 2: Yardımcı fiilimiz “has”. Öznemiz “Sinan” (yani “he”).
Sonuç: Sinan has been here before, hasn’t he?
3. Hale loves swimming, ___________?
Çözüm:
Adım 1: Cümle olumlu. Etiketimiz olumsuz olacak.
Adım 2: Cümlede “am, is, are, have, can” gibi bir yardımcı fiil yok. Bu Geniş Zaman (Simple Present) cümlesi. Bu zamanda “do” veya “does” kullanırız. Öznemiz “Hale” (yani “she”) olduğu için “does” kullanacağız.
Adım 3: Olumsuz yapacağımız için “doesn’t” olacak.
Sonuç: Hale loves swimming, doesn’t she?
4. Sevgi isn’t winning the contest, ___________?
Çözüm:
Adım 1: Cümle “isn’t” yüzünden olumsuz. Etiketimiz olumlu olacak.
Adım 2: Yardımcı fiilimiz “is”. Öznemiz “Sevgi” (yani “she”).
Sonuç: Sevgi isn’t winning the contest, is she?
5. You haven’t taken your sunscreen for the trip, ___________?
Çözüm:
Adım 1: Cümle “haven’t” yüzünden olumsuz. Etiketimiz olumlu olacak.
Adım 2: Yardımcı fiilimiz “have”. Öznemiz “You”.
Sonuç: You haven’t taken your sunscreen for the trip, have you?
6. Students prioritise their tasks to manage their time effectively, ___________?
Çözüm:
Adım 1: Cümle olumlu. Etiketimiz olumsuz olacak.
Adım 2: Tıpkı 3. sorudaki gibi, bu da Geniş Zaman (Simple Present) cümlesi ve yardımcı fiil yok. Öznemiz “Students” (yani “they”) olduğu için “do” kullanacağız.
Adım 3: Olumsuz yapacağımız için “don’t” olacak.
Sonuç: Students prioritise their tasks to manage their time effectively, don’t they?
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Aklına takılan bir şey olursa çekinme, tekrar sorabilirsin. Başarılar dilerim!