7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Kök-e Yayınları Sayfa 33
Harika bir istek! Merhaba sevgili öğrencim, ben 7. Sınıf İngilizce öğretmeninim. Gönderdiğin bu çizgi roman hem çok eğlenceli hem de bize “Simple Present Tense” (Geniş Zaman) ile soru sormayı ve cevaplamayı çok güzel öğretiyor. Hadi gel, bu çizgi romandaki olayları ve diyalogları adım adım inceleyerek sanki bir sınav sorusuymuş gibi analiz edelim.
Soru 1: Zoey ve Joey, ünlü sporcu Jack King ile röportaj yapmaya giderken yolda ne hakkında konuşuyorlar ve eve vardıklarında ilk olarak kiminle karşılaşıyorlar?
Çözüm:
Adım 1: Çizgi romanın en başına, ilk kareye bakalım. Zoey, “I’m so excited for Jack King’s interview.” diyor. Yani, “Jack King’in röportajı için çok heyecanlıyım.” demek istiyor. Joey ise ona katılıyor ve röportaj sorularının onda olup olmadığını soruyor. Yani yolda yapacakları röportaj hakkında konuşuyorlar.
Adım 2: Üçüncü kareye geldiğimizde kapıyı açan kişiyi görüyoruz. Joey ve Zoey, kapıyı açan kırmızı saçlı çocuğun Jack King olduğunu sanıyorlar ve onunla konuşmaya başlıyorlar. Ona “Can we ask you some questions about your daily life?” yani “Sana günlük yaşamınla ilgili birkaç soru sorabilir miyiz?” diyorlar.
Sonuç:
Zoey ve Joey yolda yapacakları röportajın heyecanını paylaşıyorlar. Eve vardıklarında ise gerçek sporcu Jack King yerine, muhtemelen onun oğlu veya bir akrabası olan ve adı yine Jack olan kırmızı saçlı bir çocukla karşılaşıyorlar ve yanlışlıkla onu Jack King sanıyorlar.
Soru 2: Çocukların yanlışlıkla röportaj yaptığı çocuk ile gerçek Jack King‘in cevapları arasındaki farklar nelerdir? Lütfen karşılaştır.
Çözüm:
Adım 1: Çocuklar ilk karşılaştıkları kişiye üç önemli soru soruyor: Ne sıklıkla antrenman yaptığı, sağlıklı beslenip beslenmediği ve kaç madalyası olduğu. Aldıkları cevapları bir liste yapalım:
- How often do you train? (Ne sıklıkla antrenman yaparsın?) -> Once a week. (Haftada bir kez.)
- Do you eat healthy food? (Sağlıklı beslenir misin?) -> Sometimes. I love eating fast food. (Bazen. Fast food yemeyi severim.)
- How many medals do you have? (Kaç madalyan var?) -> I don’t have any medals. (Hiç madalyam yok.)
Adım 2: Şimdi de çizgi romanın sonlarına doğru karşılaştıkları gerçek Jack King‘in aynı sorulara verdiği cevaplara bakalım:
- How often do you train? (Ne sıklıkla antrenman yaparsın?) -> Three times a day. (Günde üç kez.)
- Do you eat healthy food? (Sağlıklı beslenir misin?) -> Yes, I always eat healthy food. I never eat fast food. (Evet, her zaman sağlıklı beslenirim. Asla fast food yemem.)
- How many medals do you have? (Kaç madalyan var?) -> I have 7 gold medals and 6 silver medals. (7 altın ve 6 gümüş madalyam var.)
Sonuç:
Gördüğün gibi, gerçek bir sporcu ile sıradan bir çocuğun yaşam tarzları arasında dağlar kadar fark var! Biri haftada bir antrenman yaparken, şampiyon sporcu günde üç kez yapıyor. Biri fast food severken, diğeri asla yemiyor. Ve tabii ki en büyük fark madalyalar! Bu cevaplar, çocukların yanlış kişiyle konuştuklarını anlamalarını sağlayan en önemli ipuçlarıydı.
Soru 3: Gerçek sporcu Mr. King’in toplam kaç madalyası vardır?
Çözüm:
Adım 1: Çizgi romanda Mr. King’in madalyalarıyla ilgili söylediği cümleyi bulalım. Ne diyordu? “I have 7 gold medals and 6 silver medals.” Yani 7 altın ve 6 gümüş madalyası olduğunu söylüyor.
Adım 2: Toplam madalya sayısını bulmak için bu iki sayıyı toplamamız yeterli. Hadi yapalım:
7 (Altın Madalya)
+ 6 (Gümüş Madalya)
—–
13 (Toplam Madalya)
Sonuç:
Gerçek Jack King’in toplam 13 madalyası vardır. Ne büyük başarı!
Soru 4: Joey, yaşanan bu karışıklığı komik buluyor mu? Nereden anlıyoruz?
Çözüm:
Adım 1: Çizgi romanda çocukların yanlışlıklarını anladıkları kareye odaklanalım. Kırmızı saçlı çocuk “No, I’m not.” (Hayır, ben o değilim.) dedikten sonra Zoey “Oh, sorry!” (Ah, üzgünüm!) diyor.
Adım 2: Hemen yanındaki karede Joey’in yüz ifadesine ve konuşma balonuna bakalım. Kolları bağlı ve biraz sinirli bir şekilde duruyor. Konuşma balonunda ise “IT IS NOT FUNNY!” yani “BU KOMİK DEĞİL!” yazıyor.
Sonuç:
Hayır, Joey bu durumu hiç komik bulmuyor. Bunu, çizgi romandaki “IT IS NOT FUNNY!” demesinden ve yüz ifadesinden net bir şekilde anlıyoruz.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, İngilizce öğrenirken bu tür diyalogları ve hikayeleri okumak hem kelime öğrenmeni sağlar hem de gramer kurallarının nasıl kullanıldığını görmene yardımcı olur. Harika iş çıkardın