7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları FCM Yayıncılık Sayfa 62
Harika bir görev! Merhaba sevgili öğrencilerim. Ben Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Bugün kitabımızdaki “Dürüstlük” konusuyla ilgili çok güzel sorular var. Gelin, bu soruları birlikte analiz edelim ve cevaplarını adım adım bulalım. Hazırsanız, hemen başlayalım!
Soru 1: İnsanlar dürüstlüğe önem vermezlerse toplum bundan nasıl etkilenir?
Bu soru, dürüstlüğün sadece kişisel bir özellik değil, aynı zamanda toplumu ayakta tutan en önemli direklerden biri olduğunu anlamamızı istiyor. Dürüstlük olmazsa ne olur, hep birlikte düşünelim.
Çözüm:
Adım 1: Güven Duygusunu Anlamak
Bir toplumu bir arada tutan en temel harç güven duygusudur. Ailemize, arkadaşlarımıza, öğretmenlerimize, alışveriş yaptığımız esnafa güveniriz. Bu güven sayesinde hayatımızı huzur içinde sürdürürüz. Dürüstlük ise bu güvenin temelidir. Eğer insanlar dürüst olmazsa, bu güven bağı zayıflar ve kopar.
Adım 2: Dürüstlük Olmadığında Yaşanacaklar
İnsanların dürüstlüğe önem vermediği bir toplumda şu gibi olumsuz durumlar yaşanır:
- Güvensizlik Ortamı Oluşur: Kimse kimseye inanmaz. Herkes birbirinden şüphe duyar. Komşuluk, arkadaşlık, akrabalık ilişkileri zedelenir.
- Adaletsizlik Artar: Mahkemelerde yalancı şahitlik yapanlar yüzünden suçsuz insanlar ceza alabilir, suçlular ise serbest kalabilir. Bu da toplumun adalet duygusunu yok eder.
- Ekonomik Hayat Çöker: Ticarette hile ve yalan artar. Alışveriş yaparken kandırılma korkusu yaşarız. Verdiğimiz sözler tutulmaz, borçlar ödenmez. Bu durum, ticaretin ve ekonominin durmasına neden olur.
- Huzur ve Barış Bozulur: İnsanlar arasında sürekli anlaşmazlıklar, kavgalar ve kargaşa çıkar. Toplumsal huzur kalmaz.
Sonuç:
Kısacası, dürüstlüğün olmadığı bir toplum, temeli çürümüş bir bina gibidir; en ufak bir sarsıntıda yıkılmaya mahkumdur. Dürüstlük, toplumun hem huzuru hem de geleceği için vazgeçilmez bir değerdir.
Soru 2: “İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah, / Yardımcısıdır doğruların Hazreti Allah.” Yukarıdaki dizeler, bize hangi mesajı vermektedir? Arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
Bu etkinlikte bize Ziya Paşa’ya ait çok anlamlı iki dize verilmiş. Şairin bu sözlerle bize ne anlatmak istediğini gelin birlikte yorumlayalım.
Çözüm:
Adım 1: Birinci Dizeyi Anlayalım
“İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah”
Bu dizede geçen “sadakat” kelimesi, bağlılık, doğruluk ve dürüstlük anlamlarına gelir. “İkrah” ise bir şeyden hoşlanmamak, tiksinmek veya bir şeyi zorla yapmak demektir. Yani şair diyor ki: “Doğru ve dürüst olmak bazen zor gelebilir, insanlar tarafından dışlanabilirsin veya bu durum hoşuna gitmeyebilir. Ama ne olursa olsun, insana yakışan her zaman doğru ve dürüst olmaktır.” Bazen doğruyu söylemek işimize gelmeyebilir ama yine de dürüstlükten ayrılmamalıyız.
Adım 2: İkinci Dizeyi Anlayalım
“Yardımcısıdır doğruların Hazreti Allah.”
Bu dize ise ilk dizeyi tamamlıyor ve bize bir güvence veriyor. Diyor ki: “Eğer sen zorluklara rağmen doğruluktan ve dürüstlükten ayrılmazsan, yalnız değilsin. Yüce Allah (c.c.) her zaman doğruların yardımcısıdır.” Bu, dürüst davranan kişinin manevi bir güce sahip olduğunu ve sonunda mutlaka iyilikle karşılaşacağını anlatır.
Adım 3: Dizelerin Bütün Mesajını Çıkaralım
Bu iki dizeyi birleştirdiğimizde ortaya çıkan ana mesaj şudur: Hayatta ne gibi zorluklarla karşılaşırsak karşılaşalım, dürüstlükten ve doğruluktan asla vazgeçmemeliyiz. Çünkü dürüst olmak insana en çok yakışan erdemdir ve Yüce Allah her zaman dürüst insanların yanındadır, onlara yardım eder.
Sonuç:
Bu dizeler, bize dürüstlüğün hem bir insanlık görevi olduğunu hem de ilahi bir mükafatı olduğunu hatırlatıyor. Unutmayalım ki, kısa vadede yalan işe yarar gibi görünse de, uzun vadede kazanan her zaman yalan değil, doğruluktur.