7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları FCM Yayıncılık Sayfa 109
Merhaba sevgili öğrencim,
Bugün karşımızda Sosyal Bilgiler dersimizle ilgili, özellikle de Tasavvuf konusunu daha iyi anlamamızı sağlayacak güzel bir etkinlik var. Gel, birlikte bu metni inceleyelim ve soruyu adım adım cevaplayalım. Unutma, buradaki amaç ezber yapmak değil, düşünmek ve yorumlamak.
Soru:
Meşhur mutasavvıflardan İbrahim Edhem’e (öl. 778) göre Allah’ın (c.c.) salih kullarının mertebesine yükselmek için altı kapıdan geçmek gerekir:
- Nimet peşinde koşmayı bırakıp sıkıntıya alışmak.
- Azameti terk edip alçak gönüllü olmak.
- Zenginlik ihtirasından vazgeçip Hakk’ın verdiğine şükretmek.
- Tembelliği terk edip çalışmaya devam etmek.
- Emelleri bırakıp amellere sarılmak.
- Uykuyu terk edip ekseri vakitleri uyanık geçirmek.
Yukarıdaki ifadeler, tasavvufta önem verilen ilkeler hakkında size neler düşündürmektedir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm ve Açıklama:
Bu soru, bizden İbrahim Edhem’in sıraladığı altı ilkeyi okuyup tasavvufun temel değerleri hakkında bir yorum yapmamızı istiyor. Haydi bu ilkeleri teker teker, ne anlama geldiklerini düşünerek inceleyelim.
Adım 1: İlkeleri Anlamak
Öncelikle İbrahim Edhem’in “altı kapı” olarak adlandırdığı bu öğütlerin ne demek istediğini anlamaya çalışalım. Bu kapılardan geçmek, aslında insanın nefsini yani içindeki olumsuz istekleri terbiye etmesi anlamına geliyor.
- Nimet peşinde koşmayı bırakıp sıkıntıya alışmak: Bu, sürekli daha fazlasını istemek, lüks ve rahatlık içinde yaşama arzusundan vazgeçmek demektir. Hayatın zorluklarına karşı sabırlı ve dayanıklı olmayı öğrenmektir. Kısacası, kanaatkâr olmaktır.
- Azameti terk edip alçak gönüllü olmak: Yani kibirli olmamak, kendini başkalarından üstün görmemek. Herkese karşı mütevazı ve saygılı davranmaktır. Alçak gönüllülük en büyük erdemlerden biridir.
- Zenginlik ihtirasından vazgeçip Hakk’ın verdiğine şükretmek: Gözü hep parada pulda olmamak, zengin olma hırsıyla yaşamamak demektir. Elindekinin kıymetini bilip Allah’a teşekkür etmek, yani şükretmek önemlidir.
- Tembelliği terk edip çalışmaya devam etmek: Miskin miskin oturmak yerine sürekli faydalı işler yapmak, çalışkan olmaktır. Hem dünya hem de ahiret için gayret göstermektir.
- Emelleri bırakıp amellere sarılmak: Sadece hayal kurmak, “şunu yapacağım, bunu edeceğim” demek yerine, harekete geçip iyi ve güzel işler (ameller) yapmaktır. Yani eyleme geçmektir.
- Uykuyu terk edip ekseri vakitleri uyanık geçirmek: Bu, zamanı boşa harcamamak anlamına gelir. Geceleri ibadetle, gündüzleri ise ilimle ve çalışmayla geçirmektir. Metaforik olarak ise dünyaya karşı “uyanık” ve bilinçli olmaktır.
Adım 2: İlkeleri Tasavvuf Düşüncesiyle Birleştirmek
Şimdi bu anladıklarımızı bir araya getirelim. Bu altı ilke bize tasavvufun neye önem verdiğini gösteriyor. Tasavvuf, insanın sadece dışını değil, iç dünyasını da güzelleştirmeyi amaçlayan bir yoldur.
Bu ilkeler bize gösteriyor ki tasavvufta;
- Maddiyattan çok maneviyata önem verilir. Zenginlik, lüks ve rahatlık peşinde koşmak yerine, insanın ruhunu beslemesi gerektiği vurgulanır.
- Nefis terbiyesi esastır. Kibir, hırs, tembellik gibi kötü huylardan arınmak, tasavvuf yolunda ilerlemenin temel şartıdır.
- Ahlaklı olmak hedeflenir. Alçak gönüllülük, şükür, sabır ve çalışkanlık gibi güzel ahlak ilkeleri benimsenir.
- Amaç, Allah’ın rızasını kazanmaktır. Yapılan her şey, boş hayaller kurmak yerine, Allah’ı memnun edecek iyi ameller ortaya koymak içindir.
Sonuç:
İbrahim Edhem’in bu sözleri, tasavvufun insanı dünya malına olan bağlılıktan kurtarıp, güzel ahlakla donatarak ruhsal bir olgunluğa ulaştırmayı hedeflediğini düşündürmektedir. Tasavvuf, insanın içindeki olumsuz duyguları (kibir, hırs, tembellik) yenerek daha iyi bir insan olmasına yardımcı olan bir yol gösterir. Bu ilkeler, aslında sadece mutasavvıflar için değil, hepimiz için hayatımızı daha anlamlı kılacak değerli öğütlerdir.
Umarım bu açıklama konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Şimdi sen de bu ilkeler hakkında kendi düşündüklerini bir iki cümleyle ifade edebilirsin!