7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları FCM Yayıncılık Sayfa 129
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Haydi, hep birlikte bu değerlendirme sorularına bir göz atalım ve cevaplarını adım adım, kolayca anlayacağınız bir şekilde bulalım. Unutmayın, önemli olan sadece doğru cevabı bulmak değil, neden doğru olduğunu da anlamaktır.
A. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. İslam düşüncesinde farklı yorumlar ne zaman ortaya çıkmıştır?
Sevgili çocuklar, İslam düşüncesindeki farklı yorumlar, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) vefatından sonra ortaya çıkmaya başlamıştır. O hayattayken, insanlar bir sorunla karşılaştıklarında veya bir konuyu merak ettiklerinde doğrudan ona sorup öğrenebiliyorlardı. Ancak onun vefatından sonra, İslamiyet yeni coğrafyalara yayıldı ve insanlar farklı kültürlerle tanıştı. Bu yeni durumlara ve sorunlara çözüm bulmak için İslam alimleri Kur’an-ı Kerim’i ve Peygamberimizin sözlerini (hadisleri) yorumladılar. İşte bu yorumlama süreci, farklı düşünce ve mezheplerin ortaya çıkmasına zemin hazırladı.
2. İslam dünyasında farklı dinî yorumların ortaya çıkmasının sebepleri nelerdir? Kısaca açıklayınız.
Farklı yorumların ortaya çıkmasının birden fazla sebebi vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
- İnsanın Yapısı: Her insanın düşünme şekli, anlama kapasitesi ve karakteri farklıdır. Bu yüzden aynı metni okuyan iki farklı alim, farklı sonuçlar çıkarabilir.
- Sosyal ve Kültürel Sebepler: İslamiyet yayıldıkça, Araplar, Türkler, Farslar gibi çok farklı kültürlerden insanlar Müslüman oldu. Her toplum, kendi kültürel birikimiyle İslam’ı anlamaya ve yaşamaya çalıştı. Bu da yorum zenginliğine yol açtı.
- Coğrafi Sebepler: Farklı coğrafyalarda yaşayan Müslümanların karşılaştıkları sorunlar ve yaşam tarzları da farklıydı. Bu da dinin pratik hayata dair yorumlarında farklılıklara neden oldu.
- Siyasi Sebepler: Peygamberimizden sonra devleti kimin yöneteceği gibi siyasi tartışmalar, zamanla inançla ilgili farklı grupların (örneğin Şiilik, Haricilik gibi) ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
- Metinlerin Yorumlanması: Kur’an-ı Kerim’deki bazı ayetlerin (bunlara müteşabih ayetler denir) birden fazla anlama gelebilmesi, alimlerin bu ayetleri farklı şekillerde yorumlamasına neden olmuştur.
3. Müslümanlar arasında inançla ilgili yorumlar nasıl ortaya çıkmıştır? Kısaca anlatınız.
İnançla ilgili yorumlar, yani itikadi mezhepler, genellikle temel inanç konularındaki farklı yaklaşımlardan doğmuştur. Örneğin, “Allah’ın sıfatları nelerdir?”, “İnsan iradesi özgür müdür?”, “Büyük günah işleyen birinin durumu ne olur?” gibi derin sorulara alimler farklı cevaplar vermişlerdir. Bu tartışmalar sonucunda, inanç konularını sistemli bir şekilde açıklayan Eş’arilik ve Mâtürîdîlik gibi temel itikadi mezhepler ortaya çıkmıştır.
4. Tasavvufun temel amaçları nelerdir? Söyleyiniz.
Tasavvuf, İslam’ın manevi ve ahlaki boyutudur. Temel amaçları şunlardır:
- İnsanın kalbini ve nefsini (içindeki kötü duygu ve istekleri) temizlemek.
- Güzel ahlak sahibi olmak, alçakgönüllü, sabırlı ve sevgi dolu bir insan haline gelmek.
- Allah’ı (c.c.) sürekli anarak ve ibadet ederek O’na manevi olarak yakınlaşmaya çalışmak.
- İslam’ı sadece kurallarıyla değil, ruhuyla ve derinliğiyle yaşamak.
Kısacası tasavvuf, insanın “kâmil insan” yani olgun ve erdemli bir insan olma yolculuğudur.
5. İslam düşüncesinde ortaya çıkan başlıca tasavvufi yorumlar hangileridir? Bunları kısaca tanıtınız.
İslam dünyasında birçok tasavvufi yorum, yani tarikat ortaya çıkmıştır. Başlıcaları şunlardır:
- Yesevîlik: Kurucusu Hoca Ahmed Yesevi’dir. Özellikle Türkler arasında İslam’ın yayılmasında çok etkili olmuştur. Sade ve anlaşılır bir dil kullanmıştır.
- Kadirîlik: Kurucusu Abdülkâdir Geylânî’dir. İslam dünyasında çok yaygın olan en eski tarikatlardan biridir.
- Nakşibendîlik: Kurucusu Bahauddin Nakşibend’dir. Allah’ı sessizce ve sürekli kalpte anmaya (gizli zikir) önem verir.
- Mevlevîlik: Kurucusu Mevlana Celaleddin-i Rumi’dir. Sevgi, hoşgörü ve sema (dönerek yapılan zikir) ile tanınır.
- Alevîlik-Bektaşîlik: Hacı Bektaş-ı Veli’nin öğretileri etrafında şekillenmiştir. Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi merkezdedir.
6. Alevilik-Bektaşilikte önem verilen temel hususlar nelerdir? Belirtiniz.
Alevilik-Bektaşilikte önem verilen başlıca konular şunlardır:
- Allah-Muhammed-Ali Sevgisi: Bu üç isme duyulan derin sevgi ve bağlılık inancın temelidir.
- Ehl-i Beyt Sevgisi: Peygamberimizin ailesine, özellikle Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e büyük bir sevgi ve saygı duyulur.
- Dört Kapı Kırk Makam: İnsanın manevi yolculuğunda geçmesi gereken aşamaları ifade eden bir ahlak ve eğitim sistemidir.
- Cem Töreni: Alevilerin bir araya gelerek ibadet ettikleri, sorunlarını çözdükleri ve birliklerini pekiştirdikleri en önemli törendir.
- Musahiplik: İki ailenin birbirine “yol kardeşi” olmasıdır. Bu, ömür boyu süren bir dayanışma ve kardeşlik bağıdır.
7. Cem çeşitleri hakkında kısaca bilgi veriniz.
Cem, Alevilik-Bektaşilikte temel ibadettir ve farklı amaçlarla yapılan çeşitleri vardır. Örneğin:
- Görgü Cemi: En kapsamlı cemdir. Toplum içindeki dargınlar barıştırılır, insanlar birbirlerinden razılık alır ve musahiplik törenleri yapılır.
- Abdal Musa Cemi: Kurbanların kesilip paylaşıldığı, birlik ve beraberliğin pekiştirildiği bir cemdir.
- Dâr Cemi: Vefat eden bir can için yapılan, onun adına helallik istenen ve dua edilen cemdir.
8. Musahiplik nedir ve hangi olaya dayandırılır? Anlatınız.
Musahiplik, Alevi-Bektaşi geleneğinde iki erkeğin aileleriyle birlikte hayat boyu sürecek bir “yol kardeşliği” sözü vermesidir. Musahipler, birbirlerinin her türlü maddi ve manevi sorununda yan yana dururlar, sevinçlerini ve üzüntülerini paylaşırlar. Bu güzel gelenek, Peygamber Efendimizin Mekke’den Medine’ye hicret ettiğinde, Medineli Müslümanlar (Ensar) ile Mekkeli muhacirleri (Muhacirûn) kardeş ilan etmesi olayına dayandırılır. O gün nasıl ki Ensar, her şeyini Muhacirlerle paylaştıysa, musahipler de aynı şekilde bir dayanışma içinde olurlar.
9. Alevilik-Bektaşilikteki muharrem orucu hakkında bilgi veriniz.
Muharrem orucu, Alevi-Bektaşi inancında çok önemli bir yere sahip olan bir yas ibadetidir. Bu oruç, Kerbela’da Peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin ve ailesinin şehit edilmesinin anısına tutulur. Muharrem ayının ilk 12 günü boyunca tutulur. Bu 12 gün boyunca su içilmez (ancak vücudun ihtiyacı olan sıvılar ayran, çorba gibi gıdalarla alınır), eğlence yapılmaz, düğün, nişan gibi törenlerden uzak durulur. Bu bir matem ve yas orucudur. Amacı, Kerbela’da yaşanan acıyı derinden hissetmek ve Ehl-i Beyt’in yanında olmaktır.
B. Aşağıdaki soruların doğru seçeneğini belirleyip işaretleyiniz.
1.
I. İnançla ilgili yorumlar
II. Fıkhi yorumlar
III. Ekonomik yorumlar
IV. Tasavvufi yorumlar
Yukarıdakilerden hangileri, İslam düşüncesinde ortaya çıkan yorumlar arasında yer almaz?
Çözüm:
Adım 1: Soruda bizden İslam düşüncesindeki ana yorum türlerinden olmayanı bulmamız isteniyor. Haydi, seçenekleri inceleyelim.
Adım 2:
- İnançla ilgili yorumlar (İtikadi Mezhepler): Evet, bu İslam düşüncesinin temel bir alanıdır. (Örn: Mâtürîdîlik)
- Fıkhi yorumlar (Ameli Mezhepler): Evet, bu da ibadetler ve günlük hayatın kurallarıyla ilgili temel bir alandır. (Örn: Hanefilik)
- Tasavvufi yorumlar: Evet, bu da İslam’ın ahlaki ve manevi boyutuyla ilgili bir yorum alanıdır. (Örn: Mevlevilik)
- Ekonomik yorumlar: İslam’da ekonomiyle ilgili kurallar (ticaret, faiz yasağı vb.) vardır, ancak “Ekonomik Yorumlar” diye ayrı, temel bir ana dal oluşturulmamıştır. Ekonomi konuları genellikle fıkhi yorumların içinde ele alınır.
Adım 3: Bu durumda, diğer üçü ana yorum alanı iken “Ekonomik yorumlar” bu sınıflandırmanın dışında kalır.
Sonuç: Doğru cevap C) III seçeneğidir.
2.
I. Mâtürîdîlik-İtikadi mezhep
II. Eş’arîlik-Fıkhi mezhep
III. Yesevîlik-Tasavvufi mezhep
IV. Hanefîlik-Fıkhi mezhep
Yukarıdaki eşleştirmelerden hangileri doğrudur?
Çözüm:
Adım 1: Bu soruda verilen eşleştirmelerin doğruluğunu tek tek kontrol etmemiz gerekiyor.
Adım 2:
- I. Mâtürîdîlik-İtikadi mezhep: Mâtürîdîlik, inanç esaslarını konu alan bir mezheptir. Yani itikadidir. Bu eşleştirme doğrudur.
- II. Eş’arîlik-Fıkhi mezhep: Eş’arîlik de Mâtürîdîlik gibi inanç konularını ele alan bir itikadi mezheptir. Fıkhi (hukuki/pratik) bir mezhep değildir. Bu eşleştirme yanlıştır.
- III. Yesevîlik-Tasavvufi mezhep: Yesevîlik, Hoca Ahmed Yesevi’nin öncülük ettiği bir tasavvuf yoludur. Bu eşleştirme doğrudur.
- IV. Hanefîlik-Fıkhi mezhep: Hanefîlik, ibadetler ve sosyal hayatla ilgili kuralları belirleyen bir fıkhi mezheptir. Bu eşleştirme doğrudur.
Adım 3: Kontrol ettiğimizde I, III ve IV numaralı eşleştirmelerin doğru olduğunu görüyoruz.
Sonuç: Doğru cevap D) I, III ve IV seçeneğidir.
3. Aşağıdakilerden hangisi, fıkhın temel konuları arasında yer almaz?
A) İnanç esasları
B) İbadetler
C) Evlilik ve boşanma
D) Ticari hayat
Çözüm:
Adım 1: Fıkıh ilminin ne ile ilgilendiğini hatırlayalım. Fıkıh, İslam’da insanların günlük hayattaki davranışlarını, ibadetlerini, sosyal ve ticari ilişkilerini düzenleyen kuralları inceler. Yani “nasıl yaşarız?” sorusuna cevap arar.
Adım 2: Şimdi şıklara bakalım hangisi bu tanımın dışında kalıyor.
- B) İbadetler: Namaz, oruç gibi ibadetlerin nasıl yapılacağı fıkhın ana konusudur.
- C) Evlilik ve boşanma: Aile hukuku, fıkhın önemli bir parçasıdır.
- D) Ticari hayat: Alışveriş, borç, miras gibi konular fıkhın alanına girer.
- A) İnanç esasları: “Neye inanırız?” sorusunun cevabıdır. Allah’a, meleklere, kitaplara iman gibi konuları içerir. Bu konular fıkhın değil, Akaid veya Kelam ilminin konusudur.
Adım 3: Gördüğümüz gibi, inanç esasları fıkhın değil, akaid ilminin konusudur.
Sonuç: Doğru cevap A) İnanç esasları seçeneğidir.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Başarılar dilerim!