7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları FCM Yayıncılık Sayfa 51
Harika bir konu! En’âm suresi gerçekten de bize çok önemli şeyler anlatıyor. Hadi gel, bu sayfadaki soruları birlikte inceleyip cevaplayalım. Sanki sınıftaymışız gibi, adım adım ilerleyeceğiz.
DÜŞÜNELİM – HAZIRLANALIM
Soru 1: “İhlaslı olmak” ne demektir?
Çözüm:
Merhaba sevgili öğrencim. “İhlaslı olmak” çok güzel ve önemli bir kavramdır. Gel bunu basit bir örnekle açıklayalım.
Adım 1: İhlas kelimesi, en basit anlamıyla samimiyet, içtenlik ve doğruluk demektir. Yaptığımız bir işi, söylediğimiz bir sözü sadece ve sadece Allah’ın rızasını, yani O’nun hoşnutluğunu kazanmak için yapmaktır.
Adım 2: Düşün ki bir arkadaşına yardım ediyorsun. Eğer bu yardımı “Öğretmenim görsün de beni takdir etsin” ya da “Diğer arkadaşlarım ne kadar iyi biri olduğumu düşünsün” gibi bir amaçla yapıyorsan, bu tam olarak ihlaslı bir davranış olmaz. Ama eğer içinden gelerek, hiçbir karşılık beklemeden, sadece yardım etmenin doğru olduğunu düşündüğün için ve Allah’ın bu davranıştan hoşnut olacağını bildiğin için yapıyorsan, işte o zaman ihlaslı davranmış olursun.
Sonuç:
Kısacası, ihlaslı olmak; yaptığımız ibadetleri ve güzel davranışları, başka insanların beğenisini veya herhangi bir çıkarı düşünmeden, yalnızca Allah (c.c.) için, tüm kalbimizle ve samimiyetimizle yapmamız demektir.
ETKİNLİK
Soru 2: En’âm suresinin 162. ayeti bizler için çok güzel mesajlar içermektedir. Yukarıda verilen bu ayetten hangi mesajları çıkarabiliriz? Arkadaşlarınızla belirleyiniz.
Çözüm:
Harika bir soru! Bu ayet, hayatımıza yön verecek kadar derin mesajlar içeriyor. Metinden de yardım alarak bu mesajları birlikte keşfedelim.
Adım 1: Öncelikle ayetin anlamını bir kez daha hatırlayalım: “(Ey Muhammed!) De ki: Şüphesiz benim namazım da diğer ibadetlerim de yaşamam da ölümüm de âlemlerin Rabb’i Allah içindir.” Bu ayet, bir Müslümanın hayat felsefesini özetliyor aslında.
Adım 2: Ayetten çıkarabileceğimiz ilk ve en önemli mesaj şudur: Hayatın Her Anı Allah’a Adanmalıdır. Sadece namaz kılmak, oruç tutmak gibi özel ibadetlerimiz değil; yürümemiz, konuşmamız, ders çalışmamız, ailemize yardım etmemiz, yani kısacası tüm hayatımız Allah’ın rızasına uygun olmalıdır. Yaşamımız ve ölümümüz O’nun içindir.
Adım 3: İkinci olarak, bu ayet bize Tevhid yani Allah’ın birliği ilkesini hatırlatır. Bütün ibadetler, dualar ve adanmışlıklar yalnızca “âlemlerin Rabbi” olan Allah’a yapılır. O’ndan başka hiçbir varlığa ibadet edilmez ve hayat adanmaz.
Adım 4: Üçüncü bir mesaj ise, yaptığımız her işte samimiyet (ihlas) olması gerektiğidir. Mademki her şeyimiz Allah için, o zaman yaptığımız iyilikleri veya ibadetleri gösteriş için ya da başka bir dünyevi çıkar için yapmamalıyız. Tek amacımız Allah’ın sevgisini ve rızasını kazanmak olmalıdır.
Sonuç:
Bu ayetten çıkaracağımız temel mesajları şöyle sıralayabiliriz:
- Bütüncül Bir Adanmışlık: Sadece ibadet anlarımızda değil, hayatımızın her alanında Allah’ı hatırlamalı ve O’nun rızasına uygun yaşamalıyız.
- Samimiyet ve İhlas: Tüm eylemlerimizin arkasındaki niyet, yalnızca Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak olmalıdır.
- Tevhid İnancı: Hayatımızın ve ibadetlerimizin merkezinde yalnızca tek olan Allah vardır.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, bu ayet bize hayatımızın amacını hatırlatan bir pusula gibidir!