Harika bir soru! Merhaba sevgili öğrencim, ben 2. sınıf İngilizce öğretmeninim ve şimdi bu görseldeki alıştırmayı birlikte çözeceğiz. Bu etkinlik, meyvelerin İngilizce isimlerini öğrenmemiz için harika bir yol! Hadi gel, tezgâhtaki meyvelere yakından bakalım.
Soru 1: Listen and point.
Bu komutun Türkçesi “Dinle ve göster” demektir. Yani, bir ses kaydı dinleyip söylenen meyveyi resimde parmağımızla göstermemiz gerekiyor. Ses kaydı yanımızda olmadığı için, biz de resimdeki bütün meyvelerin İngilizce isimlerini ve ne anlama geldiklerini birlikte öğrenelim. Böylece ses kaydını dinlediğinde hepsini kolayca bulabilirsin!
Hadi tezgâhtaki meyveleri sırayla inceleyelim:
- Melons: Resmin en üst rafında gördüğümüz sarı, çizgili meyveler. Türkçesi kavun demektir.
- Lemons: Kavunların hemen altında duran sarı ve ekşi meyveler. Türkçesi limon demektir.
- Peaches: Limonların sağında duran, turuncu-pembe renkli, tatlı ve sulu meyveler. Türkçesi şeftali demektir.
- Watermelons: Tezgâhın sağ üst köşesindeki büyük, yeşil ve çizgili meyveler. Hatta bir tanesini kesmişler, içi kıpkırmızı! Türkçesi karpuz demektir.
- Oranges: Limonların altındaki turuncu renkli, C vitamini deposu meyveler. Türkçesi portakal demektir.
- Bananas: Portakalların yanında duran sarı renkli, uzun meyveler. Türkçesi muz demektir.
- Apples: En alt rafta, solda duran kıpkırmızı meyveler. Türkçesi elma demektir.
- Pears: Elmaların sağındaki yeşil renkli, lezzetli meyveler. Türkçesi armut demektir.
- Grapes: En sağda, en altta duran salkım salkım mor meyveler. Türkçesi üzüm demektir.
Şimdi bu etkinliği nasıl yapacağımızı adım adım görelim:
Adım 1
Önce ses kaydını dikkatlice dinleriz. Örneğin, ses kaydı “Peaches” dedi.
Adım 2
Sonra resimdeki tezgâha bakarız ve “peaches” yani şeftalileri bulup parmağımızla gösteririz.
İşte bu kadar basit! Artık bu meyvelerin İngilizcesini öğrendiğine göre, bu etkinliği çok kolay bir şekilde yapabilirsin. Kelimeleri tekrar etmeyi unutma. Harikasın!