Harika bir soru! Merhaba sevgili öğrencim, ben senin 3. Sınıf İngilizce öğretmeninim. Şimdi birlikte bu resimdeki konuşmaları inceleyelim ve ne anlama geldiklerini adım adım çözelim. Bu alıştırma, İngilizce’de sayı sormayı ve cevaplamayı öğrenmemiz için çok güzel bir örnek.
1. Örnek Diyalog (Yılanlar)
Çocuk soruyor: “How many snakes are there in the forest?”
Kız cevaplıyor: “There are four snakes.”
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: Çocuk, “How many…?” soru kalıbını kullanarak ormandaki yılanların sayısını soruyor. Bu soru, “Kaç tane?” anlamına gelir. Yani çocuk, “Ormanda kaç tane yılan var?” diye merak ediyor.
Adım 2: Kız, “There are four snakes.” diyerek cevap veriyor. Bu da “Dört tane yılan var.” demektir. Demek ki asıl resimde (B2’deki resimde) 4 tane yılan varmış.
Sonuç: Bu diyalogda bir şeyin sayısını sormak için “How many?” kalıbını, cevap verirken de “There are…” kalıbını kullandığımızı öğreniyoruz.
2. Örnek Diyalog (Maymunlar)
Çocuk soruyor: “Are there five monkeys?”
Kız cevaplıyor: “No, there aren’t. There are four monkeys.”
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: Çocuk bu sefer bir tahminde bulunuyor ve “Are there…?” kalıbıyla soruyor. Bu soru, “… var mı?” anlamına gelir. Yani, “Beş tane maymun var mı?” diye soruyor.
Adım 2: Kız, resme bakıyor ve sayının yanlış olduğunu görüyor. Bu yüzden “No, there aren’t.” yani “Hayır, yok.” diyor. Bu, “are not” kelimesinin kısa yazılışıdır. Sonra da doğru sayıyı söylüyor: “There are four monkeys.” yani “Dört tane maymun var.”
Sonuç: Bu diyalogda, bir sayıyı tahmin ederek “Var mı?” diye sormayı ve eğer cevap “hayır” ise “No, there aren’t.” diyerek düzeltmeyi öğreniyoruz. Demek ki resimde 5 değil, 4 tane maymun varmış.
3. Örnek Diyalog (Papağanlar)
Çocuk soruyor: “Are there two parrots?”
Kız cevaplıyor: “No, there aren’t. There are three parrots.”
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: Çocuk yine bir tahminde bulunuyor ve “İki tane papağan var mı?” diye soruyor. İngilizce’de bunu “Are there two parrots?” diyerek soruyor.
Adım 2: Kız yine sayının yanlış olduğunu fark ediyor. Cevabı “Hayır” olduğu için “No, there aren’t.” diyor. Ardından doğru bilgiyi veriyor: “There are three parrots.” Bu da “Üç tane papağan var.” anlamına geliyor.
Sonuç: Tıpkı maymunlar örneğindeki gibi, burada da yanlış bir sayıya nasıl “hayır” diyeceğimizi ve doğru sayıyı nasıl söyleyeceğimizi pekiştiriyoruz. Resimde 2 değil, 3 tane papağan varmış.
Harikasın! Gördüğün gibi, bu diyaloglar bize İngilizce’de sayıları sormanın ve cevaplamanın farklı yollarını öğretiyor. Çok iyi bir iş çıkardın!