3. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 92
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben 3. sınıf İngilizce öğretmeniniz.
Bugün birlikte Unit 5 için hazırlanan ‘Self-Check’ yani ‘Kendini Kontrol Et’ sayfasını inceleyeceğiz. Bu bir sınav değil, sadece bu ünitede neleri ne kadar öğrendiğimizi görmek için harika bir etkinlik. Haydi başlayalım!
Öncelikle, sayfanın en üstünde bizden bir yüz çizmemiz isteniyor ve üç farklı seçenek sunuluyor:
- 😊 Gülen yüz: ‘Bu konuyu çok iyi anladım ve rahatlıkla yapabilirim!’ anlamına geliyor.
- 😟 Üzgün yüz: ‘Bu konuda zorlanıyorum, biraz daha tekrar etmem gerekiyor.’ anlamına geliyor.
- 😐 Düşünen/ifadesiz yüz: ‘Biraz yapabiliyorum ama tam emin değilim, biraz yardıma ihtiyacım olabilir.’ anlamına geliyor.
Şimdi her bir maddeyi okuyup, yanındaki boş daireye bu yüzlerden sana en uygun olanı çizeceksin.
1. Soru: I can express the quantity of toys. (There are three balls.)
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: Cümlenin ne anlama geldiğini anlayalım. “I can express the quantity of toys” demek, “Oyuncakların miktarını (sayısını) söyleyebilirim” demektir. Parantez içindeki örnek cümle “There are three balls” ise “Üç tane top var” anlamına gelir.
Adım 2: Şimdi kendine şu soruyu sor: “Ben bir resme baktığımda, ‘beş araba var’, ‘iki bebek var’ gibi cümleleri İngilizce olarak kurabilir miyim?” (Örnek: “There are five cars,” “There are two dolls.”)
Adım 3: Cevabına göre uygun yüzü seç ve 1 numaralı maddenin yanındaki boş daireye çiz.
- Eğer “Evet, çok kolay!” diyorsan, gülen yüzü 😊 çiz.
- Eğer “Hayır, bunu yapmakta zorlanıyorum” diyorsan, üzgün yüzü 😟 çiz.
- Eğer “Bazen yapıyorum ama karıştırıyorum” diyorsan, düşünen yüzü 😐 çiz.
2. Soru: I can make simple questions. (Have you got a doll?)
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: Bu cümle, “Basit sorular sorabilirim” demektir. Örnek olarak verilen “Have you got a doll?” sorusu ise “Bir oyuncak bebeğin var mı?” anlamına gelir.
Adım 2: Kendine şunu sor: “Bir arkadaşıma İngilizce olarak ‘Kalemin var mı?’ veya ‘Bisikletin var mı?’ gibi sorular sorabilir miyim?” (Örnek: “Have you got a pencil?”, “Have you got a bike?”)
Adım 3: Bu tür soruları rahatça sorabiliyorsan gülen yüzü 😊, zorlanıyorsan üzgün yüzü 😟, biraz yapıp biraz karıştırıyorsan düşünen yüzü 😐 çizmelisin.
3. Soru: I can say the colours of my toys. (It is yellow.)
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: Cümlemizin anlamı: “Oyuncaklarımın renklerini söyleyebilirim.” Parantez içindeki örnek “It is yellow” ise “O sarı(dır)” demektir.
Adım 2: Düşün bakalım, oyuncak arabanın kırmızı, topunun mavi veya ayıcığının kahverengi olduğunu İngilizce söyleyebilir misin? (Örnek: “It is red,” “It is blue,” “It is brown.”)
Adım 3: Renkleri ve bu cümle kalıbını ne kadar iyi bildiğine karar ver. Sonra 3 numaralı maddenin yanındaki daireye sana en uygun yüzü çiz.
4. Soru: I can talk about possessions. (I have got a kite.)
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1: Bu son cümlemiz “Sahiplik hakkında konuşabilirim” anlamına geliyor. Yani, kendine ait olan şeyleri söyleyebilmen demek. Örnekteki “I have got a kite” cümlesi “Benim bir uçurtmam var” demektir.
Adım 2: Kendine sor: “Ben İngilizce olarak ‘Benim bir kitabım var’ veya ‘Benim bir topum var’ diyebilir miyim?” (Örnek: “I have got a book,” “I have got a ball.”)
Adım 3: “I have got…” kalıbını kullanarak sahip olduğun şeyleri rahatça söyleyebiliyorsan gülen yüzü 😊, bu konuda desteğe ihtiyacın varsa üzgün yüzü 😟, “eh işte” diyorsan düşünen yüzü 😐 çizerek bu bölümü tamamla.
Unutma! Bu etkinlikteki amacımız, hangi konularda harika olduğunu ve hangi konuları biraz daha tekrar etmen gerektiğini görmektir. Üzgün yüz çizdiğin konular olursa hiç endişelenme, bu sadece o konuların üzerine biraz daha gitmemiz gerektiğini gösteren bir işaret! Hep birlikte tekrar ederek hepsinde gülen yüze ulaşabiliriz. 😉