3. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 132
Harika bir etkinlik! Hadi gel, bu “Self-Check” yani “Kendini Kontrol Et” sayfasını birlikte inceleyelim ve ne yapman gerektiğini adım adım anlayalım. Bu sayfa, 7. Ünite’de neler öğrendiğini görmen için hazırlanmış. Unutma, bu bir sınav değil, sadece kendini denemen için bir fırsat!
Sayfanın en üstünde “Draw a face.” yazıyor ve yanında üç tane ifade var: mutlu 😊, üzgün 😟 ve kararsız 😐. Senden, aşağıda yazan her bir cümleyi ne kadar iyi yapabildiğine göre bu yüzlerden birini ilgili yuvarlağın içine çizmeni istiyor. Eğer bir konuyu çok iyi anladıysan ve rahatça yapabiliyorsan mutlu yüzü, biraz zorlanıyorsan kararsız yüzü, “bunu pek yapamıyorum” diyorsan da üzgün yüzü çizebilirsin.
Şimdi maddelere tek tek bakalım:
1. I can apologize. (I’m so sorry.)
Adım 1: Bu cümle, “Özür dileyebilirim.” anlamına geliyor. Yani bir hata yaptığında ya da birini üzdüğünde İngilizce olarak özür dileyip dileyemediğini soruyor.
Adım 2: Parantez içinde sana bir örnek vermiş: “I’m so sorry.” Bu ifade, “Çok üzgünüm.” demektir ve en yaygın özür dileme şekillerinden biridir.
Adım 3: Şimdi düşün bakalım. Birisinden “I’m so sorry.” diyerek özür dileyebilir misin? Eğer “Evet, kolayca söylerim!” diyorsan, 1 numaralı cümlenin yanındaki boş yuvarlağa kocaman bir gülen yüz 😊 çiz. Eğer birazcık kararsızsan veya unutmuş olabilirim diyorsan kararsız yüzü 😐 çizebilirsin.
2. I can say the names of some places in a city. (This is a cinema.)
Adım 1: Bu cümle, “Şehirdeki bazı yerlerin isimlerini söyleyebilirim.” demek. Mesela okul, hastane, park, sinema gibi yerlerin İngilizce isimlerini hatırlıyor musun?
Adım 2: Örnek olarak “This is a cinema.” cümlesini vermiş. Bu da “Burası bir sinema.” anlamına geliyor. Bu ünitede öğrendiğimiz school, hospital, park, zoo, library gibi yerleri hatırlamaya çalış.
Adım 3: Şehirdeki mekanların İngilizce isimlerini söyleyebildiğini düşünüyor musun? Eğer cevabın “Evet!” ise, 2 numaralı cümlenin yanındaki yuvarlağa gülen yüzünü 😊 çiz. Eğer sadece birkaç tanesini hatırlıyorsan kararsız yüz 😐 çizebilirsin.
3. I can make simple inquiries. (Where is the zoo?)
Adım 1: Bu cümle, “Basit sorular sorabilirim.” anlamına geliyor. Özellikle bir yerin nerede olduğunu sormak gibi basit soruları kastediyor.
Adım 2: Örnek olarak verilen “Where is the zoo?” sorusu, “Hayvanat bahçesi nerede?” demektir. Sen de “Where is the school?” (Okul nerede?) veya “Where is the park?” (Park nerede?) gibi sorular kurabilir misin?
Adım 3: Birine bir yerin nerede olduğunu İngilizce olarak sorabileceğine inanıyorsan, 3 numaralı yuvarlağa hemen bir gülen yüz 😊 kondur! Eğer soru sormakta biraz zorlanıyorsan kararsız yüz 😐 daha uygun olabilir.
4. I can talk about the locations of things/people. (It/He is over there.)
Adım 1: Bu son maddemiz ise “Nesnelerin/insanların yerleri hakkında konuşabilirim.” demek. Yani bir şeyin veya birinin nerede olduğunu tarif edebilir misin diye soruyor.
Adım 2: Örnek cümlemiz “It/He is over there.” Bu, “(Cansız nesneler için) O şurada.” veya “(Erkekler için) O şurada.” anlamına gelir. Bir yerin veya kişinin konumunu belirtmek için kullanılan çok basit ve kullanışlı bir ifadedir.
Adım 3: Sana “Where is the book?” (Kitap nerede?) diye sorulduğunda, kitabı gösterip “It is over there.” diyebilir misin? Eğer bu şekilde basit yer tarifleri yapabiliyorsan, 4 numaralı yuvarlağa da gülen yüzünü 😊 çizmeyi unutma!
Harika iş çıkardın! Bu etkinliği tamamladığında, hangi konularda kendine güvendiğini ve hangi konuları biraz daha tekrar etmen gerektiğini görmüş olacaksın. Takıldığın bir yer olursa hiç üzülme, birlikte tekrar üzerinden geçebiliriz. 👏👏