7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Bilim ve Kültür Yayınları Sayfa 22
Harika bir çalışma sayfası! Merhaba sevgili öğrencim, ben 7. Sınıf İngilizce öğretmeniniz. Şimdi bu iki soruyu birlikte, adım adım ve anlayacağın bir dilde çözeceğiz. Hadi başlayalım!
***
6. Soru: Write a short paragraph and describe Helen by using the given words.
(Kısa bir paragraf yazın ve verilen kelimeleri kullanarak Helen’i tanımlayın.)
Bu soruda bizden, resimdeki Helen’i ve altında verilen kelimeleri kullanarak tanıtan kısa bir metin yazmamız isteniyor. Tıpkı bir arkadaşımızı başkasına anlatır gibi yapacağız. Çok kolay!
Adım 1: Kelimeleri Anlamlarına Göre Gruplayalım
Önce bize verilen kelimelerin ne anlama geldiğini hatırlayalım ve onları gruplayalım. Bu, cümle kurmamızı kolaylaştırır.
- Dış Görünüş (Physical Appearance):
- 58kg: 58 kilo (kilosu)
- cute: sevimli, şirin
- 1.72m: 1.72 metre (boyu)
- wavy: dalgalı (saç için kullanılır)
- blue: mavi (göz için kullanılır)
- long: uzun (saç için kullanılır)
- Kişilik (Personality):
- honest: dürüst
- smart: zeki
Adım 2: Cümleleri Kuralım
Şimdi bu kelimeleri kullanarak Helen hakkında cümleler oluşturalım. Bir kişiyi tanıtırken genellikle “She is…” (O …) ve “She has…” (Onun … var) kalıplarını kullanırız.
- Boyu ve kilosu için “She is…” kullanalım: She is 1.72m tall and 58kg. (O 1.72m boyunda ve 58 kilodur.)
- Saçı ve gözleri için “She has…” kullanalım: She has long, wavy hair and blue eyes. (Onun uzun, dalgalı saçları ve mavi gözleri var.)
- Genel görünüşü ve kişiliği için yine “She is…” kullanalım: She is a cute, smart and honest girl. (O sevimli, zeki ve dürüst bir kızdır.)
Adım 3: Cümleleri Birleştirip Paragraf Yapalım
Şimdi kurduğumuz bu cümleleri bir araya getirerek anlamlı bir paragraf oluşturalım.
Örnek Çözüm:
This is Helen. She is a cute and smart girl. She is 1.72m tall and 58kg. She has long, wavy hair and blue eyes. She is also an honest person.
Gördüğün gibi, verilen bütün kelimeleri kullanarak Helen’i harika bir şekilde tanıttık! İşte bu kadar basit!
***
7. Soru: Listen and fill in the blanks.
(Dinleyin ve boşlukları doldurun.)
Bu bir dinleme etkinliği. Normalde bir ses kaydını dinleyip boşlukları doldurmamız gerekir. Ama merak etme, ses kaydı olmadan da cümlenin gidişatından doğru kelimeleri bulabiliriz. Tıpkı bir dedektif gibi ipuçlarını takip edeceğiz! Metinde Frank, kendisini ve erkek kardeşi Alex’i karşılaştırıyor. Bu yüzden karşılaştırma (comparative) yapılarına dikkat edeceğiz.
Metin ve Çözümler:
Hello. My name’s Frank. I’m a football player. I’m (1) tall and (2) slim. My younger brother, Alex, is (3) shorter than me. He can play basketball very well. I usually spend my time in my room. Alex is more (4) outgoing than me. He has a lot of friends. I’m more (5) punctual than him. I don’t like being late, but Alex is (6) clumsy. He doesn’t care such things. I hope he’ll be more (7) careful in the future.
Boşlukları Nasıl Doldurduk? Adım Adım Açıklama:
- (1) tall / (2) slim: Frank kendini tanıtıyor. Genellikle bir sporcu kendini tanıtırken uzun boylu (tall) ve zayıf/fit (slim) gibi kelimeler kullanır. Metnin devamında kardeşinin boyuyla karşılaştırma yapması da “tall” kelimesinin doğru bir tahmin olduğunu gösteriyor.
- (3) shorter: Cümlenin sonunda “than me” (benden) ifadesi var. Bu bir karşılaştırma cümlesi olduğunu gösteriyor. Frank kendisi için “tall” (uzun) dediyse, küçük kardeşi Alex muhtemelen ondan “shorter” (daha kısa) olacaktır.
- (4) outgoing: Bu boşluktan sonraki cümle bizim en büyük ipucumuz: “He has a lot of friends.” (Onun bir sürü arkadaşı var.) Çok arkadaşı olan insanlar için sosyal, dışa dönük anlamına gelen “outgoing” sıfatını kullanırız. “More outgoing” ise “daha dışa dönük” demektir.
- (5) punctual: Bu sefer ipucu bir sonraki cümlede: “I don’t like being late.” (Geç kalmayı sevmem.) Geç kalmayı sevmeyen birisi dakik birisidir. Dakik kelimesinin İngilizcesi “punctual”. “More punctual” ise “daha dakik” anlamına gelir.
- (6) clumsy: Frank kendisinin dakik olduğunu söyledikten sonra “but” (ama) bağlacını kullanıyor. Bu bir zıtlık olduğunu gösterir. Bir sonraki cümlede ise “He doesn’t care such things.” (O bu tür şeyleri umursamaz.) diyor. Bu, Alex’in biraz sakar, dikkatsiz olduğunu düşündürüyor. Bu anlama gelen kelime “clumsy”.
- (7) careful: Frank son cümlede bir umudunu dile getiriyor: “Umarım gelecekte daha … olur.” Alex’in “clumsy” (sakar/dikkatsiz) olduğunu öğrendik. O zaman Frank onun gelecekte daha “careful” (dikkatli) olmasını umut ediyordur.
Harika iş çıkardık! İpuçlarını birleştirerek tüm boşlukları mantıklı bir şekilde doldurduk. Unutma, İngilizcede cümlelerin devamı, önceki boşluklar için her zaman birer ipucu taşır.