7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Bilim ve Kültür Yayınları Sayfa 103
Harika bir çalışma! Hadi gönderdiğin görseldeki alıştırmaları birlikte, adım adım çözelim. Ben senin İngilizce öğretmenin olarak, her adımı en kolay anlayacağın şekilde anlatacağım.
7. Soru: Look at the list and write what these people should do.
Bu soruda, bize bir görev listesi verilmiş ve bu listedeki kişilerin ne yapması gerektiğini yazmamız isteniyor. Burada kullanmamız gereken sihirli kelime “should”. İngilizcede “should”, birine tavsiye verirken veya ne yapması gerektiğini söylerken kullandığımız “-meli, -malı” anlamına gelen bir yardımcı fiildir. Yapmamız gereken tek şey, kişinin adından sonra “should” kelimesini getirip listedeki görevini eklemek. Çok kolay, değil mi? Hadi başlayalım!
Unutma: Özne + should + Fiil (yalın halde)
-
1. Jack
Adım 1: Listeye bakıyoruz, Jack’in görevi neymiş? “post the invitation cards” (davetiyeleri postalamak).
Adım 2: Cümlemizi kurala göre oluşturuyoruz: Jack + should + post the invitation cards.
Sonuç: Jack should post the invitation cards. -
2. Peter
Adım 1: Peter’ın görevi “clean the party room” (parti odasını temizlemek).
Adım 2: Cümlemizi oluşturalım: Peter + should + clean the party room.
Sonuç: Peter should clean the party room. -
3. Maria
Adım 1: Maria’nın görevi “hang the banner” (pankartı asmak).
Adım 2: Haydi cümleyi kuralım: Maria + should + hang the banner.
Sonuç: Maria should hang the banner. -
4. Sally
Adım 1: Sally’nin görevi “blow up the balloons” (balonları şişirmek).
Adım 2: Cümlemizi yazalım: Sally + should + blow up the balloons.
Sonuç: Sally should blow up the balloons. -
5. I
Adım 1: Listede “Me” (Bana/Beni) yazıyor ama cümleye başlarken “Ben” demek için “I” kullanırız. Benim görevim “buy the candles” (mumları satın almak).
Adım 2: Cümlemizi oluşturalım: I + should + buy the candles.
Sonuç: I should buy the candles. -
6. My mum
Adım 1: Annemin görevi “make a cake” (kek yapmak).
Adım 2: Cümleyi yazıyoruz: My mum + should + make a cake.
Sonuç: My mum should make a cake. -
7. Bob
Adım 1: Bob’un görevi “bring music CDs” (müzik CD’leri getirmek).
Adım 2: Son cümlemizi de yazalım: Bob + should + bring music CDs.
Sonuç: Bob should bring music CDs.
8. Soru: Use the given sentences and complete the dialogue.
Şimdi de bir diyalog tamamlama sorusu var. Bu tür sorularda en iyi ipucu, konuşmanın akışını takip etmektir. Bir cümlenin öncesi ve sonrası, boşluğa ne geleceğini bize söyler. Önce bize verilen cümlelere ve anlamlarına bakalım:
- A little lemonade, then. ➔ O zaman biraz limonata.
- Okay. I want some orange juice. ➔ Tamam. Biraz portakal suyu istiyorum.
- No, thanks. I’m full. ➔ Hayır, teşekkürler. Tokum.
- Could you say that again, please? ➔ Tekrar söyler misin, lütfen?
Hadi şimdi diyaloğu adım adım tamamlayalım.
Doris: Would you like some cake? (Biraz kek ister misin?)
Frank: _________________________ . (1)
Adım 1: Frank’in cevabından sonra Doris, sorusunu daha basit bir şekilde tekrarlıyor: “Want some cake?”. Birinin sorusunu tekrar etmesi, genellikle karşısındakinin onu duymadığı veya anlamadığı anlamına gelir. Seçeneklere baktığımızda buna en uygun olanı “Could you say that again, please?” cümlesidir.
Doris: Want some cake? (Kek ister misin?)
Frank: _________________________ . (2)
Adım 2: Doris sorusunu tekrarladıktan sonra Frank cevap veriyor. Frank’in bu cevabından sonra Doris konuyu değiştirip “What about a drink?” (Peki ya bir içecek?) diye soruyor. Bu durum, Frank’in keki reddettiğini gösteriyor. Keki reddetmek için en uygun cümle hangisi? Tabii ki “No, thanks. I’m full.”. Frank tok olduğunu söyleyerek keki kibarca geri çeviriyor.
Doris: What about a drink? (Peki ya bir içecek?)
Frank: _________________________ . (3)
Adım 3: Doris içecek teklif edince Frank bir istekte bulunuyor. Frank konuştuktan sonra Doris “Sorry, there isn’t any orange juice.” (Üzgünüm, hiç portakal suyu yok.) diyor. Doris portakal suyu olmadığı için özür dilediğine göre, Frank ne istemiş olabilir? Elbette portakal suyu! O halde bu boşluğa “Okay. I want some orange juice.” gelmeli.
Doris: Sorry, there isn’t any orange juice. (Üzgünüm, hiç portakal suyu yok.)
Frank: _________________________ . (4)
Doris: Sure. (Elbette.)
Adım 4: Portakal suyu olmadığını öğrenen Frank, başka bir seçenek sunuyor olmalı ki Doris de “Sure” diyerek bunu onaylıyor. Elimizde kalan son cümle “A little lemonade, then.”. Frank, “O zaman biraz limonata (alayım).” diyerek portakal suyuna bir alternatif buluyor ve bu, diyaloğun akışına mükemmel bir şekilde uyuyor.
Harika iş çıkardık! Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Unutma, pratik yapmak en iyi öğrenme yöntemidir!