2. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 96
Harika bir etkinlik! Merhaba sevgili öğrencim, ben senin 2. Sınıf İngilizce öğretmeninim. Şimdi birlikte bu resimdeki diyalogları, yani konuşmaları inceleyeceğiz. Bu bir “Oku ve Canlandır” etkinliği, yani bu konuşmaları okuyup anlamaya ve sonra da arkadaşlarımızla canlandırmaya çalışacağız. Hadi başlayalım!
Resimde üç farklı konuşma balonu var. Bunları tek tek ele alalım ve ne anlama geldiklerini öğrenelim.
1. Konuşma: Yemek Masası
Soru: Do you like chicken? (Tavuk sever misin?)
Cevap: Yes, I do. (Evet, severim.)
Açıklama:
Burada İngilizcede bir şeyi sevip sevmediğimizi nasıl soracağımızı ve nasıl cevap vereceğimizi öğreniyoruz. Çok basit ve eğlenceli!
- Adım 1: Birine bir yiyeceği, bir hayvanı veya herhangi bir şeyi sevip sevmediğini sormak istediğimizde cümleye “Do you like…?” diye başlarız. Noktalı yere de neyi sorduğumuzu ekleriz. Resimdeki kız, arkadaşına “chicken” yani tavuk sevip sevmediğini soruyor.
- Adım 2: Eğer sorulan şeyi seviyorsak, kısa ve kibar bir cevap olarak “Yes, I do.” deriz. Bu, “Evet, severim.” anlamına gelir. Resimdeki kız da tavuğu sevdiği için bu cevabı veriyor.
2. Konuşma: Manavda
Soru: Do you like broccoli? (Brokoli sever misin?)
Cevap: No, I don’t. (Hayır, sevmem.)
Açıklama:
Bu konuşma da bir önceki gibi sevip sevmediğimiz şeylerle ilgili. Ama bu sefer sevmediğimiz bir şeyi nasıl söyleyeceğimizi öğreniyoruz.
- Adım 1: Manavdaki amca, çocuğa “Do you like broccoli?” diye soruyor. Yani “Brokoli sever misin?” diyor.
- Adım 2: Çocuk brokoliyi sevmediği için olumsuz bir cevap veriyor. Olumsuz cevap verirken “No, I don’t.” kalıbını kullanıyoruz. Bu da “Hayır, sevmem.” demektir. Buradaki “don’t” kelimesi, “do not” kelimelerinin birleşip kısalmış halidir.
3. Konuşma: Sınıfta
Bu bölümde iki farklı konuşma var, ikisi de beslenme kutusuyla ilgili.
İlk Soru: Is there an apple in your lunch box? (Beslenme kutunda bir elma var mı?)
Cevap: Yes, there is. (Evet, var.)
Açıklama:
Burada ise bir yerde bir şeyin “var olup olmadığını” sormayı öğreniyoruz.
- Adım 1: Eğer bir yerde sadece bir tane nesnenin olup olmadığını merak ediyorsak, sorumuza “Is there…?” ile başlarız. Burada çocuk, arkadaşının beslenme kutusunda “an apple” yani “bir elma” olup olmadığını soruyor.
- Adım 2: Kızın beslenme kutusunda gerçekten de bir elma var. Bu yüzden olumlu ve kısa bir cevap olarak “Yes, there is.” diyor. Bu da “Evet, var.” anlamına geliyor.
İkinci Soru: What is there in your lunch box? (Beslenme kutunda ne var?)
Cevap: There are some bananas. (Birkaç tane muz var.)
Açıklama:
Bu soruda ise bir yerde ne olduğunu ve birden fazla nesne varsa nasıl cevap vereceğimizi öğreniyoruz.
- Adım 1: Bir yerde ne olduğunu direkt öğrenmek istiyorsak sorumuza “What is there…?” diye başlarız. Bu, “Orada ne var?” demektir.
- Adım 2: Çocuğun beslenme kutusunda birden fazla muz var. İngilizcede birden fazla nesneden bahsederken “is” yerine “are” kullanırız. Bu yüzden cevap “There are…” ile başlıyor.
- Adım 3: “Some” kelimesi “birkaç” veya “biraz” anlamına gelir. “Bananas” kelimesinin sonundaki “-s” takısı da onun birden fazla (çoğul) olduğunu gösterir. Yani cevap, “There are some bananas.” (Birkaç tane muz var.) oluyor.
Umarım bu açıklamalarla konuyu çok daha iyi anlamışsındır. Şimdi sen de arkadaşlarınla bu konuşmaları canlandırabilirsin!