2. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 70
Harika bir etkinlik! Merhaba sevgili öğrencim, ben senin 2. Sınıf İngilizce öğretmeninim. Gönderdiğin bu güzel resimli hikayeyi şimdi birlikte adım adım inceleyeceğiz ve ne anlattığını kolayca anlayacağız. Hazır mısın? Haydi başlayalım!
Görseldeki etkinlik bir “Strip Story” yani resimli bir hikaye. Bizden istenen şey ise bu hikayeyi okuyup canlandırmak.
Soru 19: Read and act out.
(Oku ve canlandır.)
Bu alıştırmada bizden, resimlerdeki konuşmaları okuyup anlamamız ve sonra da arkadaşlarımızla veya ailemizle birlikte sanki bir tiyatro oyunu oynuyormuş gibi canlandırmamız isteniyor. Şimdi hikayede neler olduğunu kare kare inceleyelim.
Adım 1: Birinci Kareyi Anlayalım
Kız: What is this, Grandpa?
Dede: It is our photo album. Come and sit, honey.
Bu ilk resimde, küçük bir kız elinde bir kitapla duran dedesine “What is this, Grandpa?” diye soruyor. Haydi bu cümlenin ne anlama geldiğine bakalım:
- What is this?: Bu ne? anlamına gelir. Etrafımızdaki nesnelerin ne olduğunu sormak için kullanırız.
- Grandpa: Dede veya büyükbaba demektir.
Yani kızımız, “Bu ne, dede?” diye soruyor.
Dedesi ise ona sevgiyle “It is our photo album. Come and sit, honey.” diye cevap veriyor. Bu cümlenin anlamı da şudur:
- It is our photo album: Bu bizim fotoğraf albümümüz.
- Come and sit: Gel ve otur.
- Honey: Bu kelime normalde bal demektir ama burada dedesi torununa sevgiyle seslenmek için “tatlım, canım” anlamında kullanıyor.
Yani dedesi, “Bu bizim fotoğraf albümümüz. Gel ve otur, tatlım.” diyor ve onu yanına çağırıyor.
Adım 2: İkinci Kareyi Anlayalım
Kız: Who is she, Grandpa?
Dede: She is your grandmother.
Kız: She’s beautiful.
Bu resimde kız, dedesinin yanına oturmuş ve albümdeki bir fotoğrafa bakarak “Who is she, Grandpa?” diye soruyor.
- Who is she?: O (bir kadın için) kim? demektir. Eğer bir erkeği sorsaydık “Who is he?” derdik.
Yani kız, “O kim, dede?” diye soruyor.
Dedesi de “She is your grandmother.” diye cevap veriyor.
- She is your grandmother: O senin büyükannen.
Kız, büyükannesinin fotoğrafını görünce “She’s beautiful.” diyor.
- Beautiful: Güzel demektir. Genellikle kızlar ve kadınlar için kullanılır.
Yani, “O çok güzel.” demiş oluyor.
Adım 3: Üçüncü Kareyi Anlayalım
Dede: Look at this photo. What about me?
Kız: You’re very handsome.
Son resimde dedesi, kendi gençlik fotoğrafını göstererek torununa şakayla karışık bir soru soruyor: “Look at this photo. What about me?”
- Look at this photo: Bu fotoğrafa bak.
- What about me?: Peki ya ben? / Benim hakkımda ne düşünüyorsun?
Yani dedesi, “Bu fotoğrafa bak. Peki ya ben?” diye sorarak kendisinin nasıl göründüğünü merak ediyor.
Torunu da dedesine harika bir cevap veriyor: “You’re very handsome.“
- Handsome: Yakışıklı demektir. Genellikle erkekler için kullanılır. Tıpkı “beautiful” kelimesinin kadınlar için kullanılması gibi.
- You’re very handsome: Sen çok yakışıklısın.
Sonuç
Bu resimli hikayede bir torun ve dedesinin, eski bir fotoğraf albümüne bakarak aileleri hakkında keyifli bir sohbet ettiğini görüyoruz. Bu etkinlik sayesinde hem aile üyelerini (Grandpa, Grandmother) hem de insanları tarif ederken kullandığımız sıfatları (beautiful, handsome) öğrenmiş olduk.
Şimdi sen de bu konuşmaları bir arkadaşınla canlandırarak İngilizce pratiği yapabilirsin. Harikasın!