2. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 102
Harika bir etkinlik! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben 2. Sınıf İngilizce öğretmeniniz. Şimdi hep birlikte bu güzel resimli hikayeyi inceleyeceğiz ve içinde geçen konuşmaları adım adım anlayacağız. Bu tür hikayeler, İngilizceyi günlük hayatta nasıl kullanacağımızı öğrenmek için çok faydalıdır. Haydi başlayalım!
Bu etkinliğimizin adı “Strip Story”, yani “Resimli Hikaye”. Amacımız resimlerdeki olayları ve konuşmaları okuyup anlamak.
1. Resim (Panel 1)
İlk resimde bir sınıf ortamı görüyoruz. Öğretmen tahtada FRUITS (Meyveler) ve VEGETABLES (Sebzeler) konusunu anlatıyor. Bir öğrencisine soru soruyor ve öğrencisi de cevap veriyor.
Adım 1: Konuşmaları İnceleyelim
- Öğretmen soruyor: “Do you like beans?”
- Öğrenci cevaplıyor: “Yes, I do.”
Adım 2: Anlamlarını Öğrenelim
Öğretmenin sorduğu “Do you like beans?” cümlesi, Türkçe’de “Fasulye sever misin?” anlamına gelir. İngilizcede birisine bir yiyeceği, bir oyunu veya herhangi bir şeyi sevip sevmediğini sormak için bu “Do you like…?” kalıbını kullanırız.
Öğrencinin cevabı olan “Yes, I do.” ise “Evet, severim.” demektir. Eğer öğretmenimizin sorduğu soruyu seviyorsak, bu şekilde kısa ve net bir cevap verebiliriz. Eğer sevmeseydik, “No, I don’t.” (Hayır, sevmem.) derdik.
2. Resim (Panel 2)
İkinci resimde dersin bittiğini anlatan bir zil çalıyor. Öğretmen de dersin bittiğini ve yemek zamanının geldiğini söylüyor.
Adım 1: Konuşmayı İnceleyelim
- Öğretmen söylüyor: “Time’s up! It is lunch time. Enjoy your meal!”
Adım 2: Anlamlarını Öğrenelim
Öğretmenin bu cümlesini parçalara ayırarak anlayalım:
- “Time’s up!” ifadesi “Süre doldu!” demektir. Yani dersin veya bir etkinliğin bittiğini belirtir.
- “It is lunch time.” cümlesi “Öğle yemeği zamanı.” anlamına gelir.
- “Enjoy your meal!” ise çok kibar bir ifadedir ve Türkçede “Afiyet olsun!” derken kullanırız.
Kısacası öğretmen, dersin bittiğini, öğle yemeği vaktinin geldiğini söylüyor ve öğrencilerine afiyet olsun diyor.
3. Resim (Panel 3)
Son resimde ise iki öğrencinin kendi aralarında konuştuklarını görüyoruz. Zil çalmış ve karınları acıkmış!
Adım 1: Konuşmaları İnceleyelim
- Erkek öğrenci: “I’m hungry, Daisy!”
- Kız öğrenci (Daisy): “Let’s go to the lunch hall.”
Adım 2: Anlamlarını Öğrenelim
Erkek öğrencinin söylediği “I’m hungry, Daisy!” cümlesi “Ben acıktım, Daisy!” veya “Karnım aç, Daisy!” anlamına gelir.
Daisy’nin cevabı olan “Let’s go to the lunch hall.” cümlesi ise “Hadi yemekhaneye gidelim.” demektir.
- Buradaki “Let’s go…” kalıbı, birisine “Hadi gidelim” diye teklifte bulunurken kullanılır.
- “Lunch hall” ise “yemekhane” demektir.
Yani bu son bölümde, karnı acıkan arkadaşına Daisy yemekhaneye gitmeyi teklif ediyor.
Özetle, bu kısa hikayede derste yiyecekler hakkında konuşmayı, ders bitince ne söylendiğini ve acıktığımızda arkadaşlarımızla nasıl yemek yemeye gideceğimizi öğrendik. Harikasınız çocuklar