2. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 50
Harika bir görsel! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben 2. Sınıf İngilizce öğretmeniniz. Şimdi birlikte bu resimdeki konuşmaları inceleyip ne anlama geldiklerini adım adım çözeceğiz. Bu görselde aslında çözülecek bir soru yok, onun yerine günlük hayatta kullanabileceğimiz çok güzel diyaloglar var. Hadi bu diyalogları birlikte analiz edelim!
1. Konuşma (Doğum Günü Sahnesi)
Bu sahnede bir anne ve kızı arasında geçen konuşmayı görüyoruz.
Soru: How old are you?
Cevap: I’m seven. Is it my birthday cake?
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1
İlk olarak annenin sorduğu soruya bakalım: “How old are you?”. Bu soru, İngilizce’de birinin yaşını öğrenmek için sorduğumuz temel sorudur. Türkçesi, “Kaç yaşındasın?” demektir.
Adım 2
Küçük kız bu soruya çok güzel bir cevap veriyor: “I’m seven.” Bu da “Ben yedi yaşındayım.” anlamına gelir. Gördüğünüz gibi yaşımızı söylerken “I am…” veya kısaca “I’m…” kalıbını kullanıyoruz.
Adım 3
Kız daha sonra heyecanla bir soru daha soruyor: “Is it my birthday cake?” yani “Bu benim doğum günü pastam mı?”. Annesi de ona sevgiyle “Yes, dear.” yani “Evet, canım.” diye cevap veriyor.
Sonuç: Bu konuşmada birine nasıl yaş sorulacağını ve nasıl cevap verileceğini öğrenmiş olduk.
2. Konuşma (Hava Durumu Sahnesi)
Bu sahnede pencereden dışarı bakan bir kızın hava durumu hakkında konuştuğunu görüyoruz.
Soru: How is the weather?
Cevap: It’s raining, but it’s OK. I’ve got an umbrella.
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1
Buradaki temel sorumuz “How is the weather?”. Bu soru, “Hava nasıl?” anlamına gelir ve o anki hava durumunu öğrenmek için kullanılır.
Adım 2
Kızın verdiği cevap ise şöyle: “It’s raining, but it’s OK. I’ve got an umbrella.” Hadi bu cümleyi parçalara ayıralım ve daha iyi anlayalım.
- It’s raining: “Yağmur yağıyor.”
- but it’s OK: “ama sorun değil / problem yok.”
- I’ve got an umbrella: “Benim bir şemsiyem var.”
Adım 3
Yani kız, havanın yağmurlu olduğunu ama şemsiyesi olduğu için bunun bir sorun olmadığını söylüyor. Ne kadar da hazırlıklı bir arkadaşımız, değil mi?
Sonuç: Bu konuşma sayesinde hava durumunu sormayı ve cevaplarken detay vermeyi öğreniyoruz.
3. Konuşma (Kıyafet Mağazası Sahnesi)
Bu son sahnede ise bir mağazada iki arkadaşın konuştuğunu görüyoruz. Burada iki farklı soru ve cevap var.
Soru 1: Is your friend tall?
Cevap 1: Yes, she is.
Soru 2: Has she got a pink dress?
Cevap 2: No, she hasn’t.
Çözüm ve Açıklama:
Adım 1
İlk soruya bakalım: “Is your friend tall?”. Bu soru, birinin fiziksel bir özelliğini sormak için kullanılır ve “Arkadaşın uzun boylu mu?” anlamına gelir. ‘Tall’ kelimesi ‘uzun’ demektir.
Adım 2
Kız bu soruya kısa ve net bir cevap veriyor: “Yes, she is.” Bu cevap, “Evet, öyle.” demektir. Yani arkadaşının uzun boylu olduğunu onaylıyor.
Adım 3
Şimdi ikinci soruya geçelim: “Has she got a pink dress?”. Bu soru kalıbı ise birinin bir şeye sahip olup olmadığını sorarken kullanılır. “Onun pembe bir elbisesi var mı?” anlamına geliyor.
Adım 4
Kız bu soruya ise olumsuz bir cevap veriyor: “No, she hasn’t.”. Bu da “Hayır, yok.” demektir. Yani arkadaşının pembe bir elbisesi olmadığını belirtiyor.
Sonuç: Bu son konuşmada ise bir kişinin özelliklerini (Is he/she…?) ve sahip olduğu şeyleri (Has he/she got…?) sormayı ve bu sorulara nasıl kısa cevaplar (Yes, she is. / No, she hasn’t.) vereceğimizi öğrenmiş olduk.
Umarım bu açıklamalarla görseldeki konuşmaları daha iyi anlamışsınızdır. Harikasınız çocuklar, böyle devam edin!