Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben 2. Sınıf İngilizce öğretmeniniz. Şimdi gönderdiğin bu güzel resimdeki hikayeyi birlikte adım adım inceleyelim ve neler olduğunu anlayalım. Tıpkı bir dedektif gibi ipuçlarını takip edeceğiz!
Resim 4: Çocuklar menüye bakıyorlar. Ne konuşuyorlar?
Bu resimde, okulun yemekhanesinde iki arkadaşın günün menüsüne baktığını görüyoruz. Hadi konuşmalarını inceleyelim.
- Adım 1: Menüde (TODAY’S MENU) neler varmış bir bakalım: Domates Çorbası (Tomato Soup), Tavuk (Chicken), Fasulye (Beans), Balık ve patates (Fish and potatoes), Salata (Salad) ve Muz/Elma (Banana/Apple).
- Adım 2: Erkek çocuk menüde tavuğu görünce çok seviniyor ve “Yummy! I like chicken!” diyor. Bunun Türkçesi şudur: “Nefis! Tavuğu severim!“. Yummy kelimesini, bir yemeğin çok lezzetli olduğunu düşündüğümüzde kullanırız.
- Adım 3: Kız arkadaşı ise ona “Really?” diye soruyor. Bu da “Gerçekten mi?” anlamına geliyor. Belki de arkadaşının tavuğu bu kadar çok sevmesine biraz şaşırmıştır.
Resim 5: Erkek çocuk aşçıdan ne istiyor?
Şimdi de sırada ne var görelim. Erkek çocuk yemek almak için sıraya girmiş ve aşçıyla konuşuyor.
- Adım 1: Çocuk, aşçıya çok kibar bir şekilde “Can I have some chicken, please?” diyor. Bu cümle, birinden bir şey isterken kullandığımız sihirli bir kalıptır. Türkçesi: “Biraz tavuk alabilir miyim, lütfen?“
- Adım 2: Aşçı da ona gülümseyerek “Yes, you can.” diye cevap veriyor. Bu da “Evet, alabilirsin.” demektir. Yani çocuğun isteğini yerine getireceğini söylüyor.
Resim 6: Çocuklar masada otururken ne oluyor?
Arkadaşlar yemeklerini almışlar ve masaya oturmuşlar. Bakalım masada neler konuşuluyor.
- Adım 1: Ortadaki erkek çocuk “I’m thirsty! Pass the water, please!” diyor. I’m thirsty ifadesi “Susadım” demektir. Cümlenin tamamı ise “Susadım! Suyu uzatır mısın, lütfen!” anlamına geliyor. Yine kibarca bir istekte bulunuyor.
- Adım 2: Yanındaki arkadaşı da suyu ona uzatırken “Here you are!” diyor. Bu ifadeyi, birine istediği bir şeyi verirken kullanırız. Anlamı tam olarak “Buyur!” ya da “Al bakalım!” demektir.
Resim 7: Çocuk yemeğini bitirince aşçıya ne diyor?
Hikayemizin sonuna geldik. Çocuk yemeğini bitirmiş ve tabağını geri götürüyor.
- Adım 1: Çocuk, aşçıya teşekkür etmek için “Thanks for lunch!” diyor. Bunun anlamı: “Öğle yemeği için teşekkürler!“. Ne kadar düşünceli bir davranış, değil mi?
- Adım 2: Aşçı da ona “You are welcome.” diye karşılık veriyor. Biri bize teşekkür ettiğinde (Thank you dediğinde), biz de ona “rica ederim” deriz. İşte İngilizce’de “rica ederim” demenin en yaygın yolu budur.
Gördüğün gibi, bu resimlerde yemekhanede nasıl kibarca istekte bulunacağımızı, birine bir şey uzatırken ne diyeceğimizi ve teşekkür edip karşılık vermeyi öğrendik. Harika bir iş çıkardın!