Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugünkü dersimize hoş geldiniz. Bu sayfada çok güzel bir metin var. Gelin hep birlikte bu metni okuyalım ve içindeki düşünceleri anlamaya çalışalım.
Güneş doğarken erkenden uyansam, kuşların cıvıltılarıyla beraber kocaman çalışma masama otursam… Benim gibi küçük çocuklar için hikâyeler yazan bir yazar mı olsam? (…)
Bahçemizde sapsarı laleler, beyaz zambaklar ve kiraz ağaçları olsa… Tohumlar ekip onları büyüten bahçıvan mı olsam acaba? (…)
Keşfedilmemiş müthiş şeyler tasarlasam… Bizi geçmişe ve geleceğe götürecek zaman makinesini icat eden bir mucit mi olsam? (…)
Bir kuş bilimci belki… Belki de oyuncak tamircisi… Ya da hepsini şimdiden olmanın yok mu bir çaresi?”
Bu metinde bir çocuğun hayalleri anlatılıyor. Çocuk, sabah erkenden kalkıp kuş sesleriyle uyanmayı, sonra da kocaman masasına oturup başka çocuklar için hikayeler yazan bir yazar olmayı hayal ediyor.
Sonra başka hayallere geçiyor. Bahçesinde rengarenk çiçekler olmasını, hatta bu çiçekleri kendisinin ekip büyüteceği bir bahçıvan olmayı düşünüyor.
Ardından daha da heyecanlı bir hayale dalıyor: İcat yapmak! Geçmişe ve geleceğe gidebilen bir zaman makinesi icat eden bir mucit olmak istiyor.
Ve son olarak da, “Acaba bunların hepsini birden olmanın bir yolu yok mu?” diye soruyor. Bu, çocuğun ne kadar çok şey öğrenmek ve yapmak istediğini gösteriyor. Belki de bu hayallerin hepsini gerçekleştirebilir!
Bu metin, hayal kurmanın ne kadar güzel ve önemli olduğunu bize anlatıyor. Sizler de hayal kurmaktan çekinmeyin, kim bilir belki de sizin de hayalleriniz bir gün gerçek olur!