7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Erkad Yayınları Sayfa 92
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün birlikte Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersimizdeki bu soruları çözeceğiz. Soruları dikkatlice okuyalım ve adım adım ilerleyerek cevaplarını bulalım.
—
**5. “… Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaleti gerçekleştirmekten alıkoymasın…” (Maide suresi, 8. ayet.)**
**“Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, yakınlara yardım etmeyi emreder…” (Nahl suresi, 90. ayet.)**
**Bu ayetlerde emredilen davranışlar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?**
* A) Akrabayı gözetme
* B) İnfak bilincini geliştirme
* C) İnsanlar arasına adaleti gözetme
* D) Emanete ihanet etmeme
**Çözüm:**
Sevgili çocuklar, bu soruda bize verilen iki ayetin ortak noktasını bulmamız isteniyor. Ayetlere baktığımızda, “adaleti gerçekleştirmek” ve “adaleti emretmek” ifadelerini görüyoruz. Bu, adaletin dinimizce ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
* **Adım 1:** İlk ayet, bir topluluğa duyulan kinin bizi adaletten uzaklaştırmaması gerektiğini söylüyor. Bu, adaletin herkese karşı ve her durumda gözetilmesi gerektiğini anlatır.
* **Adım 2:** İkinci ayet ise Allah’ın adaleti ve iyiliği emrettiğini belirtiyor.
* **Adım 3:** Şimdi şıklara bakalım:
* A) Akrabayı gözetme: Ayetlerde doğrudan akrabalık ilişkisinden bahsedilmese de, iyilik emri akrabayı da kapsar.
* B) İnfak bilincini geliştirme: İnfak, mal harcamak, yardım etmek demektir. Ayetlerde iyilik emredildiği için infak da iyilik kapsamına girer.
* C) İnsanlar arasına adaleti gözetme: Bu, verilen her iki ayette de açıkça vurgulanmaktadır. Hem kinin adaletten alıkoymaması hem de Allah’ın adaleti emretmesi bu şıkla doğrudan ilgilidir.
* D) Emanete ihanet etmeme: Ayetlerde emanet kavramından doğrudan bahsedilmiyor. Ancak emanete ihanet etmemek de dürüstlük ve adaletle ilgili bir davranıştır. Fakat soruda **yer almaz** diye sorulduğu için, doğrudan ayetlerde belirtilmeyen şıkkı bulmalıyız.
Ayette doğrudan bahsedilmeyen ve ayetlerin ana temasından biraz daha uzak olan şık, emanete ihanet etmemedir. Diğer şıklar adaletin veya iyiliğin birer parçası olarak ayetlerle daha güçlü bir bağlantı kurar.
**Sonuç:**
D) Emanete ihanet etmeme
—
**6. İslam dini insanlara iyiliği emretmiş, kötülük etmeyi ise yasaklamıştır. İnsanlar arası ilişkilerin sevgi, saygı, kardeşlik, adalet, dürüstlük gibi değerler üzerine inşa edilmesi istemiş, toplum huzuruna zarar veren davranışlardan kaçınılması konusunda da bizleri uyarmıştır.**
**Buna göre aşağıdaki-lerden hangisinin İslam dini açısından uygun bir davranış olduğu söylene-bilir?**
* A) İyilikte bulunan bir kimseye teşekkür etmek
* B) Bir kimseyi mahkemede savunmak için yalancı şahitlik yapmak
* C) İnsanların sırlarını başkalarına anlatmak
* D) Kibirli davranışlarda bulunmak
**Çözüm:**
Sevgili öğrenciler, bu soruda bize İslam dininin öğütlediği güzel davranışlar anlatılmış. Şimdi bu doğrultuda hangi şıkkın uygun bir davranış olduğunu bulacağız.
* **Adım 1:** Metinde İslam’ın iyiliği emrettiği, kötülüğü yasakladığı ve insanlar arasında sevgi, saygı, kardeşlik, adalet, dürüstlük gibi değerleri önemsediği belirtiliyor.
* **Adım 2:** Şıklara tek tek bakalım:
* A) İyilikte bulunan bir kimseye teşekkür etmek: Metinde iyilik emredilmişti. Birisi bize iyilik yaptığında ona teşekkür etmek, o iyiliğin karşılığını vermek ve iyilik yapanı memnun etmektir. Bu, İslam’ın öğütlediği güzel ahlakla uyumludur.
* B) Bir kimseyi mahkemede savunmak için yalancı şahitlik yapmak: Metinde “adalet” ve “dürüstlük” değerleri vurgulanmıştı. Yalancı şahitlik hem adaletsizlik hem de büyük bir yalandır. Bu kesinlikle İslam’a aykırıdır.
* C) İnsanların sırlarını başkalarına anlatmak: Metinde “sevgi, saygı, kardeşlik” değerlerinden bahsedilmişti. Başkalarının sırlarını anlatmak, güveni zedeler, insanları incitir ve toplumsal ilişkileri bozar. Bu da İslam’ın prensiplerine aykırıdır.
* D) Kibirli davranışlarda bulunmak: Kibir, büyüklük taslama demektir. İslam’da tevazu (alçakgönüllülük) esastır. Kibir, sevgi ve saygıya da aykırı bir davranıştır.
Metinde belirtilen güzel ahlak kurallarına en uygun olan davranış, iyilik yapan birine teşekkür etmektir.
**Sonuç:**
A) İyilikte bulunan bir kimseye teşekkür etmek
—
**7. “Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınız aleyhine de olsa Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın) Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. Öyleyse adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarptırırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Nisa suresi, 135. ayet.)**
**Bu ayette aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?**
* A) Dürüstlük
* B) Hakkaniyet
* C) Cömertlik
* D) Doğruluk
**Çözüm:**
Sevgili çocuklar, bu soruda Nisa suresinin 135. ayetini okuyacağız ve bu ayette hangi ahlaki değerden bahsedilmediğini bulacağız.
* **Adım 1:** Ayeti dikkatlice okuyalım. Ayette “adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun” deniyor. Bu, hem doğruluğu hem de hakkaniyeti yani herkese eşit davranmayı kapsar.
* **Adım 2:** Ayette “şahitlik yaparak” ifadesi geçiyor. Şahitlik yaparken doğruyu söylemek, yani **doğruluk** esastır.
* **Adım 3:** Ayette zengin veya fakir demeden herkese adaletle davranılması gerektiği söyleniyor. Bu da **hakkaniyet** ilkesini açıkça ortaya koyuyor.
* **Adım 4:** Ayetin ana teması adalet, doğru şahitlik ve hakkaniyettir. Şimdi şıklara bakalım:
* A) Dürüstlük: Ayette doğru şahitlik yapmaktan bahsedildiği için dürüstlükle ilgilidir.
* B) Hakkaniyet: Zengin fakir ayrımı yapmadan adalet istenmesi hakkaniyettir.
* C) Cömertlik: Cömertlik, el açıklığı, başkalarına yardım etme anlamına gelir. Ayette cömertlikten doğrudan bahsedilmiyor.
* D) Doğruluk: Doğru şahitlik yapma emri, doğruluğu ifade eder.
Ayette “adalet”, “doğruluk” ve “hakkaniyet” konularına değinilmiş, ancak “cömertlik” konusuna doğrudan bir vurgu yapılmamıştır.
**Sonuç:**
C) Cömertlik
—
**8. Sabır kavramı sözlükte direnç gösterme, kararlılık, acele etmeme gibi anlamlara gelir. Terim olarak ise sabır; hoşa gitmeyen olaylar, nefse ağır gelen şeyler ve insanı zorlayan durumlar karşısında ruhsal dengeyi bozmamak için dünya ve ahiret yararlarını düşünerek sükûnet ve dayanma kuvveti, Allah’a (cc) sığınıp güvenerek zorluklar ve felaketlere direnç göstermek demektir.**
**Buna göre sabır ile ilgili**
**I. Haksızlıklara karşı çaresizce sessiz kalmaktır.**
**II. Her şeyi Yüce Allah’a (cc) havale edere beklemektir.**
**III. Zorluklar karşısında elinden geleni yapmak sonucu sonucu Allah’a (cc) bırakmaktır.**
**IV. Sakince bekleyip pasif bir direniş göstermektir.**
**yargılarından hangileri doğrudur?**
* A) Yalnız III
* B) I ve II
* C) II ve III
* D) I, III ve IV
**Çözüm:**
Sevgili öğrencilerim, bu soruda bize sabrın ne olduğu anlatılmış ve bu tanıma uyan ifadeleri bulmamız isteniyor. Sabır, sadece oturup beklemek değil, aynı zamanda mücadele etmektir.
* **Adım 1:** Tanımdaki anahtar kelimelere dikkat edelim: “direnç gösterme”, “kararlılık”, “acele etmeme”, “ruhsar dengeyi bozmamak”, “sükûnet”, “dayanma kuvveti”, “Allah’a (cc) sığınıp güvenerek zorluklara direnç göstermek”.
* **Adım 2:** Şimdi şıkları tek tek inceleyelim:
* **I. Haksızlıklara karşı çaresizce sessiz kalmaktır.** Tanımda “direnç göstermek” ve “kararlılık” gibi ifadeler geçiyor. Sadece sessiz kalmak, direnmek demek değildir. Bu nedenle I. ifade yanlıştır. Sabır, haksızlığa karşı da mücadele etmeyi gerektirebilir.
* **II. Her şeyi Yüce Allah’a (cc) havale edip beklemektir.** Tanımda “Allah’a (cc) sığınıp güvenerek” ifadesi geçiyor. Bu, Allah’a tevekkül etmeyi (güvenip işi O’na bırakmayı) ifade eder. Ancak bu, tamamen pasif olmak anlamına gelmez. Yani bu ifade tek başına sabrı tam olarak karşılamaz, ama sabrın bir yönünü ifade eder.
* **III. Zorluklar karşısında elinden geleni yapmak sonucu sonucu Allah’a (cc) bırakmaktır.** Tanımda “elinden geleni yapmak” gibi bir ifade olmasa da, “direnç göstermek”, “kararlılık” ve “dayanma kuvveti” gibi ifadeler, kişinin çaba göstermesini ima eder. Ardından “Allah’a (cc) sığınmak” da tevekkül kısmıdır. Bu ifade, sabrın hem aktif hem de tevekkül yönünü birleştirerek doğru bir şekilde anlatıyor.
* **IV. Sakince bekleyip pasif bir direniş göstermektir.** “Sakince beklemek” sabrın bir parçası olabilir ama “pasif direniş” ifadesi tam olarak doğru değil. Tanımda “direnç göstermek” daha çok aktif bir mücadeleyi çağrıştırır. Pasif beklemek yerine, kişinin elinden geleni yapıp sonra Allah’a güvenmesi gerekir. Bu nedenle IV. ifade tam olarak doğru değil.
* **Adım 3:** Tanıma en uygun olan ifade III. Maddedir. Hem kişinin elinden geleni yapması (gayret göstermesi) hem de sonucunu Allah’a bırakması (tevekkül) sabrın önemli bir parçasıdır. II. madde de tevekkülü anlatır ancak tek başına yeterli değildir. I ve IV ise sabrın anlamını daraltır veya yanlış yorumlar.
**Sonuç:**
A) Yalnız III