7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Erkad Yayınları Sayfa 40
Merhaba sevgili öğrencilerim! Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersimizin bu bölümünde Hac ibadeti ve önemini konuşacağız. Gelin hep birlikte bu konuyu daha iyi anlayalım.
—
**Soru 1:**
Düşünelim, Hazırlanalım başlığı altında yer alan “Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen Müslümanların hacda buluşmasının sosyal açıdan önemi nedir? Açıklayınız.” sorusunu cevaplayalım.
Sevgili öğrenciler, bu sorunun cevabını metinde bulacağız. Metni dikkatlice okuduğumuzda, hac ibadetinin Müslümanlar için ne kadar önemli olduğunu ve dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanların bu kutsal topraklarda bir araya gelmesinin sosyal birlikteliği ve dayanışmayı nasıl güçlendirdiğini görüyoruz.
Adım 1: Metni okuyarak hac ibadetinin önemini ve Müslümanların bu ibadet vesilesiyle bir araya gelmelerinin sosyal etkilerini anlamaya çalışalım.
Adım 2: Hac ibadetinin, farklı coğrafyalardan gelen Müslümanları ortak bir noktada buluşturarak kardeşlik bağlarını güçlendirdiğini ve sosyal dayanışmayı artırdığını vurgulayalım.
Adım 3: Bu buluşmanın, Müslümanlar arasındaki sevgi, saygı ve anlayışın pekişmesine de katkı sağladığını ekleyelim.
Sonuç: Hac ibadeti, Müslümanların sosyal açıdan bir araya gelerek kardeşlik bağlarını güçlendirdiği, dayanışmayı artırdığı ve karşılıklı sevgi ile anlayışı pekiştirdiği önemli bir ibadettir.
—
**Soru 2:**
Metinde geçen “Hac; imkânı olan Müslümanların zilhicce ayında ihram giyerek, Arafat’ta vakfe yaparak ve Kâbe’yi tavaf ederek yaptıkları farz ibadettir.” cümlesindeki altı çizili kelimelerin anlamlarını açıklayınız.
Bu soruda bizden metindeki bazı özel kelimelerin anlamlarını bulmamız isteniyor. Bu kelimeler, konuyu daha iyi anlamamız için önemli. Gelin birlikte bu kelimelerin anlamlarına bakalım.
Adım 1: Metinde altı çizili olan kelimeleri belirleyelim: “Hac” ve “Zilhicce”.
Adım 2: İlk olarak “Hac” kelimesinin anlamını metinden ve genel bilgimizden yola çıkarak açıklayalım. Hac, İslam’ın beş şartından biri olan, imkânı olan Müslümanların belirli zamanlarda Kâbe’yi ziyaret ederek yerine getirdikleri farz bir ibadettir.
Adım 3: Şimdi de “Zilhicce” kelimesinin anlamına bakalım. Zilhicce, Hicri takvime göre yılın son ayıdır ve Ramazan Bayramı’nın da içinde bulunduğu aydır. Hac ibadeti de bu ayda yapılır.
Sonuç:
- Hac: Dini bir terim olarak, imkânı olan Müslümanların belirli zamanlarda Kâbe’yi ziyaret ederek yerine getirdikleri farz bir ibadettir.
- Zilhicce: Hicri takvime göre yılın on ikinci ve son ayıdır.
—
**Soru 3:**
Metinde geçen “Hz. İbrahim’den (as) sonra Mekke’ye uzun süre hâkim olan Huzaâlîler, Kâbe’ye putperest uygulamalar getirmisse de İslamiyet ile hac aslına döndürülmüştür.” cümlesindeki “putperest” kelimesini açıklayınız.
Bu soruda bizden “putperest” kelimesinin anlamını öğrenmemiz isteniyor. Bu kelime, bazı toplumlarda görülen bir inanışı ifade ediyor.
Adım 1: Cümleyi dikkatlice okuyarak “putperest” kelimesinin geçtiği bağlamı anlayalım. Cümlede, Huzaâlîlerin Kâbe’ye putperest uygulamalar getirdiği belirtiliyor.
Adım 2: “Putperest” kelimesinin genel anlamını hatırlayalım. Putperestlik, Allah yerine, taştan, tahtadan veya başka maddelerden yapılmış cansız varlıklara, yani putlara tapma inancıdır.
Adım 3: Bu bilgiyi metindeki cümleyle birleştirerek açıklayalım. Yani Huzaâlîler, Kâbe’yi Allah’a ibadet etmek yerine, putlara tapılan bir yer haline getirmişlerdir.
Sonuç: Putperest; Allah yerine, cansız varlıklara (putlara) tapma inancına sahip olan demektir.
—
**Soru 4:**
Metinde yer alan şu cümleyi açıklayınız: “Kur’an-ı Kerim’de haccın farz kılınışıyla ilgili olarak şöyle buyrulmaktadır: “Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanımazsa) şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnîdir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır.)”
Bu metin parçası, hac ibadetinin farz oluşunu ve Allah’ın bu konudaki hükmünü açıklıyor. Gelin bu ayeti birlikte inceleyelim.
Adım 1: Ayetin ilk kısmına bakalım: “Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır.” Bu kısım, hac ibadetinin kimler için farz olduğunu net bir şekilde belirtiyor: Maddi ve bedeni olarak gücü yetenler. Yani herkes hacca gitmek zorunda değil, imkânı olanlar bu görevi yerine getirmeli.
Adım 2: Şimdi ayetin ikinci kısmına geçelim: “Kim inkâr ederse (bu hakkı tanımazsa) şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnîdir.” Buradaki “inkâr etmek” ve “tanımamak” ifadeleri, hac farizasını hafife almak, önemsememek veya zorunlu olduğunu kabul etmemek anlamına gelir. Allah ise bu ibadete muhtaç değildir, O zaten her şeyden bağımsız ve yücedir.
Adım 3: Ayetin sonundaki açıklama da çok önemli: “(Kimseye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır.)” Bu kısım, Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını, aksine tüm varlıkların O’na muhtaç olduğunu hatırlatır. Bu da bize, hac ibadetinin Allah’ın bir emri olduğunu ve bu emre uymanın bizim sorumluluğumuzda olduğunu gösterir.
Sonuç: Bu ayet-i kerime, hac ibadetinin maddi ve bedeni olarak gücü yeten Müslümanlar için farz olduğunu, bu farzı inkâr edenlerin ise Allah’ın zenginliğinden bir şey kaybettirmeyeceğini, çünkü Allah’ın hiçbir şeye muhtaç olmadığını ifade eder. Yani hac, Allah’ın kulları üzerindeki bir hakkı ve farzıdır.
—
**Soru 5:**
Metnin sonunda yer alan “Her şeyden önce hac, Allah’a (cc) kulluk yapmak, O’nun emirlerini yerine getirmek, rızasını kazanmak için yapılır. Bu ibadet, bize verilen sağlıklı ömrün ve zenginliğin şükrü niteliğindedir.” cümlesini açıklayınız.
Bu cümle, hac ibadetinin asıl amacını ve bize ne gibi mesajlar verdiğini anlatıyor. Haydi bu cümlenin derinliklerine inelim.
Adım 1: Cümlenin ilk kısmına odaklanalım: “Her şeyden önce hac, Allah’a (cc) kulluk yapmak, O’nun emirlerini yerine getirmek, rızasını kazanmak için yapılır.” Bu kısım, hac ibadetinin temel amacının Allah’a olan bağlılığımızı göstermek, O’nun emirlerine uymak ve O’nun hoşnutluğunu kazanmak olduğunu vurguluyor. Yani hac, gösteriş için değil, samimiyetle Allah rızası için yapılmalıdır.
Adım 2: Cümlenin ikinci kısmına bakalım: “Bu ibadet, bize verilen sağlıklı ömrün ve zenginliğin şükrü niteliğindedir.” Bu kısım ise hac ibadetinin bir şükür ifadesi olduğunu anlatıyor. Allah bize sağlıklı bir ömür ve mal mülk vermişse, bu nimetlere karşılık olarak O’na şükretmenin bir yolu da O’nun farz kıldığı ibadetleri yerine getirmektir. Hac da bu şükrün bir göstergesidir.
Sonuç: Hac ibadeti, öncelikle Allah’a olan kulluk borcumuzu yerine getirmek, O’nun emirlerine uymak ve rızasını kazanmak için yapılır. Aynı zamanda, Allah’ın bize bahşettiği sağlıklı ömür ve zenginlik gibi nimetlere karşı bir şükran ifadesidir.