7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Erkad Yayınları Sayfa 58
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeniniz. Bugün elimize ulaşan bu güzel sorulardan birkaçını birlikte çözeceğiz. Hazırsanız, haydi başlayalım!
—
**5. Harun Bey ibadet amacıyla ramazan ayında kutsal topraklara gitmiştir. Burada bulunduğu süre içerisinde ihrama girerek tavaf ve say ibadetlerini yerine getiren Harun Bey, bir süre sonra yurda dönüş yapmıştır. Buna göre Harun Bey ile ilgili aşağıda- kilerden hangisi söylenebilir?**
Bu soruda Harun Bey’in Ramazan ayında kutsal topraklara gittiğini ve orada yaptığı ibadetlerden bahsediliyor. Soru, Harun Bey’in bu durumuyla ilgili hangisinin doğru olduğunu soruyor. Şimdi şıklara bakalım:
Adım 1: Şıkları dikkatlice okuyalım ve Harun Bey’in durumuyla karşılaştıralım.
- A) Hac ibadetini yerine getirmiştir.
- B) Arafat’a giderek burada bir süre ibadetle meşgul olmuştur.
- C) Umre ibadetini yerine getirmiştir.
- D) Gezi amacıyla kutsal topraklara git- miştir.
Adım 2: Harun Bey’in Ramazan ayında kutsal topraklara gittiği ve ihrama girerek tavaf ve say yaptığı belirtilmiş. Tavaf ve say yapmak, hem Hac hem de Umre ibadetinin temel parçalarıdır. Ancak soruda Hac ibadetiyle ilgili belirli bir zaman dilimi (Zilhicce ayı gibi) belirtilmemiş, sadece Ramazan ayı denmiş. Umre ise yılın her zamanı yapılabilir ve Hac’dan farklı olarak daha kısa süren bir ibadettir. Harun Bey’in yaptığı ibadetler (tavaf ve say) Umre ibadetinin de bir parçasıdır.
Adım 3: Şıklara tekrar baktığımızda, Harun Bey’in yaptığı ibadetlerin Umre ibadetine daha uygun olduğunu görüyoruz. Hac ibadeti için belirli zamanlar vardır ve genellikle daha uzun sürer. Arafat’a gitmek Hac ibadetinin bir parçasıdır, ancak soruda sadece tavaf ve saydan bahsediliyor. Gezi amacıyla gitmiş olması ise ibadet amacıyla gittiği bilgisiyle çelişir.
Bu nedenle, en doğru seçenek C) Umre ibadetini yerine getirmiştir.
Sonuç: C
—
**6. – Hacca giden insanlar; dünyaya ait var- lıklarını, makamlarını, evlerini, akraba- larını hatta ailelerini memleketlerinde bırakıp Allah’ın (cc) daveti gereği ih- ramlı olarak Kâbe’de toplanırlar.
– İhram; sözlükte yasaklamak, yasak et- mek, haram kılmak anlamlarına gelir. Dini terim olarak ise hac ya da umreye niyet eden kişinin, diğer zamanlarda helal olan bazı fiil ve davranışları, bu ibadetlerin esaslarını tamamlayıncaya kadar kendine haram kılmasıdır. Hac ve umre esnasında giyilen, dikişsiz ve genellikle beyaz örtüye de ihram denil- mektedir.
Bu bilgilerden hareketle aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?**
Sevgili öğrenciler, bu soruda bize Hac ve Umre’ye gidenlerin durumu ve ihram hakkında bilgiler verilmiş. Şimdi bu bilgilerden yola çıkarak hangi seçeneğe ulaşamayacağımızı bulacağız. Dikkatli okuyalım!
Adım 1: Verilen bilgileri madde madde inceleyelim.
- Hacca gidenler dünyevi şeyleri, makamları, evleri, akrabalarını bırakıp Allah’ın davetiyle toplanırlar.
- İhram, yasaklamak, haram kılmak anlamına gelir.
- Dini terim olarak ihram, hac veya umreye niyet eden kişinin, normalde helal olan bazı şeyleri bu ibadetler boyunca kendine haram kılmasıdır.
- İhram, hac ve umre sırasında giyilen, dikişsiz, beyaz örtüdür.
Adım 2: Şimdi şıklara göz atalım ve verilen bilgilerle karşılaştıralım.
- A) Hac ibadeti “Allah (cc) huzurunda her insan eşittir.” bilincini oluşturur.
- B) Hacca gitmek kişiye toplumsal bir sta- tü kazandırır.
- C) İhram sayesinde insan sabretmeyi öğ- renir.
- D) Hac ibadeti maddi ve manevi bir fe- dakârlık gerektirir.
Adım 3: Verilen bilgilerden yola çıkarak her şıkkı değerlendirelim.
- Şık A: Hacca gidenlerin dünyevi varlıklarını bırakıp Allah’ın davetiyle toplanmaları, herkesin Allah’ın huzurunda eşit olduğu fikrini destekler. Bu bilgiye ulaşılabilir.
- Şık B: Metinde “makamlarını, evlerini” bırakıp gittiklerinden bahsediliyor. Bu, kişinin dünyadaki statüsünü bir kenara bıraktığı anlamına gelir. Hacca gitmenin toplumsal bir statü kazandırdığına dair bir bilgi verilmemiş, tam tersine dünyevi statülerin bırakıldığı ima ediliyor. Bu şıkka ulaşamayız.
- Şık C: İhramın, normalde helal olan bazı şeyleri kendine haram kılmak anlamına geldiği belirtiliyor. Bu durum, kişinin bazı isteklerinden vazgeçmesi ve sabretmesi gerektiğini gösterir. Bu bilgiye ulaşılabilir.
- Şık D: İnsanların evlerini, makamlarını bırakıp gitmeleri, maddi ve manevi bir fedakarlık olduğunu gösterir. Bu bilgiye ulaşılabilir.
Dolayısıyla, verilen bilgilerden B) Hacca gitmek kişiye toplumsal bir statü kazandırır. seçeneğine ulaşılamaz.
Sonuç: B
—
**7. “Kurbanlık büyükbaş hayvanları da si- zin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kur- ban edeceğinizde) üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.” (Hac suresi, 36. ayet.) Bu ayette aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?**
Bu soruda bize Hac Suresi’nden bir ayet verilmiş ve bu ayette nelerin anlatıldığı soruluyor. Ayette kurban kesmenin önemi, kurban etinin kimlere dağıtılacağı gibi konulara değinilmiş. Bizden istenen ise ayette değinilmeyen konuyu bulmak.
Adım 1: Ayeti dikkatlice okuyup ana fikirlerini çıkaralım.
- Kurbanlık hayvanlar Allah’ın dininin nişanelerindendir.
- Kurbanlarda hayır vardır.
- Kurban kesilirken Allah’ın adı anılmalıdır.
- Kurban etinden hem kendimiz yiyeceğiz hem de fakirlere, ihtiyacı olanlara yedireceğiz.
- Bu hayvanlar bize Allah’ın bir nimetidir.
Adım 2: Şimdi şıkları okuyalım ve ayette bahsedilen konularla karşılaştıralım.
- A) Küçükbaş hayvanların kurban kesile- bileceğine
- B) Kurban keserken ne söylenmesi ge- rektiğine
- C) Kurban etinin kimlere dağıtılması ge- rektiğine
- D) Kurban ibadetinin İslam dinindeki öne- mine
Adım 3: Hangi şıkkın ayette yer almadığını bulalım.
- Şık A: Ayette “büyükbaş hayvanlar”dan bahsediliyor. Küçükbaş hayvanların da kurban edilip edilemeyeceğine dair bir bilgi verilmemiş. Bu şıkkın ayette değinilmeyen bir konu olma ihtimali yüksek.
- Şık B: Ayette “üzerlerine Allah’ın adını anın” deniliyor. Bu, kurban keserken ne söyleneceğine dair bir ipucu veriyor. Yani, kurban kesilirken Allah’ın adının anılması gerektiğine değinilmiş.
- Şık C: Ayette “istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin” deniliyor. Bu, kurban etinin kimlere dağıtılması gerektiğine değinildiğini gösteriyor.
- Şık D: Ayetin başında “Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır.” gibi ifadeler, kurban ibadetinin dinimizdeki önemini vurguluyor.
Bu durumda, ayette A) Küçükbaş hayvanların kurban kesile- bileceğine dair bir bilgiye değinilmemiştir.
Sonuç: A
—
**8. “Buyur Allah’ım, buyur! Emrindeyim buyur! Senin hiçbir ortağın yoktur. Allah’ım buyur! Hamd sana mahsustur. Nimet de senin, mülk de senindir. Senin hiçbir ortağın yok- tur.” Bu duayla ilgili aşağıda verilen bilgiler- den hangisi doğrudur?**
Bu soruda bize bir dua metni verilmiş ve bu duanın ne duası olduğunu bulmamız isteniyor. Dua metnini dikkatlice okuyup ne anlama geldiğini anlamaya çalışalım.
Adım 1: Verilen dua metnini okuyalım ve içeriğini anlamaya çalışalım.
“Buyur Allah’ım, buyur! Emrindeyim buyur! Senin hiçbir ortağın yoktur. Allah’ım buyur! Hamd sana mahsustur. Nimet de senin, mülk de senindir. Senin hiçbir ortağın yok- tur.”
Bu sözler, bir Müslümanın Allah’a seslenişini, O’nun birliğini ve yüceliğini kabul edişini, O’na teslimiyetini ifade ediyor. Özellikle “Buyur Allah’ım, buyur! Emrindeyim buyur!” ifadeleri, bir göreve veya çağrıya icabet etme anlamı taşıyor.
Adım 2: Şimdi şıklara bakalım ve dua metniyle en uyumlu olanı bulalım.
- A) Tâhiyyat duasıdır ve namazların otu- ruş bölümünde okunur.
- B) Telbiye duasıdır ve mikat sınırında ih- rama girildikten sonra okunur.
- C) Ezan duasıdır ve her ezandan sonra okunur.
- D) İftar duasıdır ve orucu açmadan önce okunur.
Adım 3: Hangi seçeneğin doğru olduğunu belirleyelim.
- Şık A: Tâhiyyat duası, namazların oturuşunda okunan ve Allah’a hamd, Peygamberimize salât ve selam edilen bir duadır. Verilen dua metni, Tâhiyyat duasından farklıdır.
- Şık B: Telbiye duası, hac veya umreye niyet edenlerin mikat sınırlarını geçerken okudukları ve Allah’ın birliğine, ortağının olmadığına, hamdin ve nimetin O’na ait olduğuna dair ifadeler içeren bir duadır. Verilen dua metni, Telbiye duasının içeriğiyle birebir örtüşmektedir. Özellikle “Buyur Allah’ım, buyur! Emrindeyim buyur! Senin hiçbir ortağın yoktur.” gibi ifadeler Telbiye duasının karakteristik özelliklerindendir.
- Şık C: Ezan duası, ezan okunduktan sonra okunan bir duadır ve içeriği farklıdır.
- Şık D: İftar duası, oruç açarken okunan bir duadır ve içeriği farklıdır.
Bu nedenle, verilen dua metni B) Telbiye duasıdır ve mikat sınırında ih- rama girildikten sonra okunur.
Sonuç: B
Umarım bu çözümlerimiz, konuları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Hepinize başarılar dilerim!