5. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1. Kitap Sayfa 115
Harika bir çalışma! Sosyal Bilgiler dersimizin en heyecanlı konularından biri olan tarih ve kültürel miras ile ilgili bu soruları birlikte çözelim. Tıpkı bir dedektif gibi, metindeki ipuçlarını kullanarak cevaplara ulaşacağız. Hazırsanız başlayalım!
Kaynak 1: Günümüzde Göbeklitepe’ye benzer inanç merkezleri var mıdır? Yazınız.
Elbette vardır! Göbeklitepe, binlerce yıl önce insanların bir araya gelip inançları doğrultusunda törenler yaptığı, kurbanlar kestiği çok özel bir yermiş. Yani orası, o dönemin insanları için kutsal bir inanç merkeziymiş.
Şimdi günümüzü düşünelim. İnsanların ibadet etmek, dua etmek veya bir araya gelmek için toplandıkları yerler var mı? Tabii ki var!
- Camiler
- Kiliseler
- Sinagoglar (Havra)
- Tapınaklar
İşte bu yapılar da, tıpkı Göbeklitepe gibi, günümüzün inanç merkezleridir. Amaçları ve mimarileri farklı olsa da, temel işlevleri (insanların ortak bir inanç etrafında toplanması) Göbeklitepe ile benzerlik gösterir.
Kaynak 2: Göbeklitepe’deki kazılarda ortaya çıkan “T” şekli verilmiş taşlardan o dönemde yaşamış insanların hangi becerilerinin geliştiğini söyleyebilirsiniz? Yazınız.
Görseldeki o devasa, “T” şeklindeki taşları gördünüz mü? Onları yapmak ve oraya dikmek hiç de kolay bir iş değil! Bu taşlar, o dönemde yaşayan insanların ne kadar yetenekli olduğunu bize gösteriyor.
Adım 1: O kocaman taşları kayalardan koparmak, yontarak “T” şeklini vermek ve üzerlerine belki de işlemeler yapmak gerekiyor. Bu durum, insanların taş işçiliği ve heykeltıraşlık gibi sanatsal becerilerinin geliştiğini gösterir.
Adım 2: Tonlarca ağırlıktaki bu taşları bir yerden başka bir yere taşımak ve sonra da toprağa sapasağlam bir şekilde dikmek, ciddi bir bilgi gerektirir. Bu da bize, ilkel de olsa bir mühendislik ve mimari bilgisine sahip olduklarını düşündürür.
Adım 3: Böyle büyük bir işi tek bir kişinin yapması imkânsızdır. Bu, çok sayıda insanın birlikte, organize bir şekilde çalışmasını gerektirir. Demek ki aralarında iş birliği yapma ve sosyal örgütlenme becerileri de oldukça gelişmişti.
Kaynak 3: Göbeklitepe’de yaşayan insanların sosyal hayatıyla ilgili hangi bilgilere ulaşabiliriz? Yazınız.
Göbeklitepe gibi büyük bir yapının varlığı, bize orada yaşayan insanların sosyal hayatı, yani birlikte yaşama biçimleri hakkında önemli ipuçları verir.
Metinde de dediği gibi, bu tür yerlerdeki kazılar sayesinde “geçmişte yaşamış insanların, toplumların, medeniyetlerin kültürel mirasa katkılarını da öğreniriz.”
Adım 1: Bu kadar büyük bir tapınağı inşa etmek için bir araya gelmeleri, onların ortak bir inanca sahip olduklarını ve bu inancın onları birleştirdiğini gösterir. Dini törenler, sosyal hayatlarının önemli bir parçasıydı.
Adım 2: İnşaat sırasında herkesin bir görevi olmalıydı. Kimisi taşı kesiyor, kimisi taşıyor, kimisi de çalışanlar için yiyecek buluyordu. Bu da toplumda bir iş bölümü olduğunu, yani herkesin farklı görevler üstlendiği organize bir topluluk olduklarını gösterir.
2) Göbeklitepe’nin gün yüzüne çıkmasında hangi bilim dalı daha fazla yardımcı olur? Söyleyiniz.
Bu sorunun cevabı metindeki “Bilgi Kutusu”nda saklı! Hadi o kutucuğa tekrar bakalım.
Metinde şöyle yazıyor: “Tarihî yerlerde bilimsel kazılar yaparak, bu eserlerin zarar görmeden gün yüzüne çıkarılmasını sağlayan bilim dalına arkeoloji denir.”
Cevap çok net, değil mi? Göbeklitepe gibi binlerce yıldır toprak altında kalmış tarihi yapıları ve eserleri, özel tekniklerle ve dikkatlice kazan, inceleyen ve gün yüzüne çıkaran bilim dalı ARKEOLOJİ‘dir. Bu işle uğraşan bilim insanlarına da arkeolog deriz.
Vatandaşın CİMER’e başvurusunun somut kültürel mirasın korunması açısından önemi nedir? Tartışınız.
Bu olay, aslında hepimize çok önemli bir ders veriyor. Bir vatandaşın duyarlılığı sayesinde koskoca bir tarihî miras kurtarılmış!
Adım 1: Vatandaşlık Bilinci: Bu başvuru, tarihi eserleri korumanın sadece devletin veya bilim insanlarının görevi olmadığını, her bir vatandaşın sorumluluğu olduğunu gösteriyor. O duyarlı vatandaş, “bana ne” dememiş, gördüğü höyüğü (tarihi tepeyi) yetkililere bildirmiş. Bu, çok önemli bir vatandaşlık görevidir.
Adım 2: Resmi Koruma Sağlanması: Vatandaşın başvurusu sayesinde devlet hemen harekete geçmiş ve o bölgeyi “1. derece arkeolojik sit alanı” ilan etmiş. Bu ne demek? Artık oraya kimse bina yapamaz, izinsiz kazı yapamaz, yani orası yasal olarak koruma altına alınmış oldu. Bu sayede tarihi mirasın yok olmasının önüne geçildi.
Adım 3: Gelecek Nesillere Aktarım: Bu koruma sayesinde, gelecekte arkeologlar orada güvenli bir şekilde kazı yapabilir ve tarihimiz hakkında yeni bilgiler öğrenebilirler. Böylece o kültürel miras, bizden sonraki nesillere de aktarılmış olur.
Kısacası, tek bir kişinin duyarlı bir adımı, paha biçilmez bir kültürel mirasın korunmasını ve geleceğe taşınmasını sağlamıştır. Unutmayın, sizler de çevrenizde böyle tarihi kalıntılar gördüğünüzde bir büyüğünüze veya öğretmeninize haber vererek tarihimizi koruyabilirsiniz!