7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 78
Harika bir soru, hemen bakalım! 7. sınıf İngilizce öğretmenin olarak bu soruları senin için adım adım, kolayca anlayacağın bir dille çözeceğim. Haydi başlayalım!
15. Look at the picture and say what you need and don’t need.
Bu soru aslında bir konuşma (speaking) alıştırması. Senden, buzdolabının resmine bakarak evde neye ihtiyacımız olduğunu ve neye ihtiyacımız olmadığını söylemeni istiyor. Tıpkı resimdeki arkadaşımızın yaptığı gibi! Bu alıştırmanın amacı, “some” (biraz), “any” (hiç), “a few” (birkaç tane), “a little” (biraz), “a lot of” (çok) gibi miktarları belirten kelimeleri kullanmanı sağlamak.
Hadi birlikte buzdolabına bakalım ve örnek cümleler kuralım:
-
Adım 1: Buzdolabında nelerin çok olduğuna bakalım. Mesela, alt rafta ve kapıdaki raflarda bir sürü şişe görüyoruz. Bunlar süt veya yoğurt olabilir. O zaman şöyle diyebiliriz:
“There is a lot of milk in the fridge. So, we don’t need to buy any milk.”
(Buzdolabında çok süt var. Bu yüzden hiç süt almamıza gerek yok.) -
Adım 2: Şimdi de nelerin az olduğuna bakalım. En alttaki sebzelik bölümünde sadece birkaç tane domates var. O zaman şöyle bir cümle kurabiliriz:
“There are only a few tomatoes. We should buy some more.”
(Sadece birkaç tane domates var. Biraz daha almalıyız.) -
Adım 3: Başka neler var? Mesela yumurtalıkta birkaç yumurta var gibi görünüyor. Şöyle diyebiliriz:
“There are some eggs, but not many. We can buy some more eggs.”
(Biraz yumurta var, ama çok değil. Biraz daha yumurta alabiliriz.)
Gördüğün gibi, amaç buzdolabındaki yiyecek miktarlarına bakıp ihtiyaç listesi oluşturmak. Sen de buzdolabına bakarak farklı cümleler kurabilirsin!
16. Complete the dialogue. There is an extra one.
Bu soruda ise bir partide geçen diyaloğu tamamlamamız isteniyor. Bu tür sorularda en önemli ipucu, konuşmanın akışını takip etmektir. Birisi bir şey teklif eder, diğeri kabul eder veya reddeder. Zaten üstteki “KEEP IN MIND!” kutucuğu da bize bu konuda harika ipuçları veriyor. Hadi boşlukları dolduralım!
Joseph: Hi, guys! Welcome to my party. (1) …………………. some cake?
Adım 1: Joseph misafirlerine kek ikram ediyor. Birine bir şey teklif ederken kullandığımız en yaygın kalıp “Would you like…?” yani “İster misin?” kalıbıdır. Cümlenin sonunda “some cake?” olduğuna göre, boşluğa d) Would you like some ifadesi tam oturuyor.
Sonuç (1): d) Would you like some
Laura: Yes! (2) …………………. . Yummy!
Adım 2: Laura teklifi kabul ediyor, hem de çok hevesli bir şekilde! “Yummy!” (Nefis!) dediğine göre keki çok sevdiğini anlıyoruz. Seçenekler arasında keke olan sevgisini belirten h) I love cake (Kek severim/Keke bayılırım) ifadesi buraya çok yakışır.
Sonuç (2): h) I love cake
Andrew: Yes. But (3) …………………. .
Adım 3: Andrew de keki kabul ediyor ama “But” (Ama) kelimesini kullanıyor. Bu, bir şartı olduğunu gösterir. Muhtemelen çok fazla istemiyor. Seçeneklere baktığımızda e) just a little, please (sadece biraz, lütfen) ifadesi “ama” bağlacından sonra gelebilecek en mantıklı cevap.
Sonuç (3): e) just a little, please
Margeret: No, thanks. (4) …………………. .
Adım 4: Margeret teklifi “No, thanks” (Hayır, teşekkürler) diyerek reddediyor. Genellikle bir teklifi reddederken kibarca bir sebep söyleriz. Seçeneklerdeki f) I’m full (Tokum) ifadesi, yemek teklifini reddetmek için harika bir sebep.
Sonuç (4): f) I’m full
Joseph: OK. What about the beverages? (5) …………………. ?
Adım 5: Joseph şimdi de içecekleri soruyor. “What about the beverages?” (İçeceklere ne dersiniz?) diye genel bir soru sormuş. Boşluğa gelecek ifade de bir soru olmalı. Laura’nın cevabı “Yes, please” olduğuna göre, ona bir teklif yapılmış. Seçeneklerdeki b) Would you like ifadesi cümlenin başına gelerek “Would you like?” (İster misiniz?) şeklinde kısa bir teklif sorusu oluşturabilir. Bu biraz zor bir boşluk ama diğer seçenekler uymadığı için en mantıklısı bu.
Sonuç (5): b) Would you like
Andrew: (6) …………………. . Cake is enough for me.
Adım 6: Andrew içecek teklifini reddediyor ve sebebini “Cake is enough for me” (Kek benim için yeterli) diyerek açıklıyor. Basit bir ret ifadesi olan a) No, thanks (Hayır, teşekkürler) buraya tam uyuyor.
Sonuç (6): a) No, thanks
Margeret: Yes, (7) …………………. a glass of orange juice.
Adım 7: Margeret içecek teklifini kabul ediyor ve ne istediğini de belirtiyor: “bir bardak portakal suyu”. Ne istediğimizi söylerken kullandığımız kibar ifade c) I’d like (İsterim) kalıbıdır. “Yes, I’d like a glass of orange juice.” (Evet, bir bardak portakal suyu isterim.)
Sonuç (7): c) I’d like
Boşta Kalan Seçenek:
Tüm boşlukları doldurduk. Soruda bir ifadenin fazladan olduğu söyleniyordu. Kullanmadığımız tek seçenek g) I’m thirsty (Susadım) ifadesi. Bu ifade diyaloğun hiçbir yerine mantıklı bir şekilde uymuyor. Bu yüzden fazladan olan seçenek budur.
Umarım açıklamalarım işine yaramıştır. Unutma, İngilizce pratik yaparak gelişir. Harika gidiyorsun!