7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 69
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben 7. sınıf İngilizce öğretmeniniz. Bugün hep birlikte 5. ünite olan ‘TELEVISION‘ konusundaki alıştırmaları çözeceğiz. Bu sorular, televizyon programları ve onlarla ilgili kelimeleri ne kadar iyi anladığımızı görmemize yardımcı olacak. Hazırsanız, haydi başlayalım!
5. Match the programs with their definitions. There is an extra one. (Programları tanımlarıyla eşleştirin. Bir tanesi fazladan verilmiştir.)
Çözüm:
Bu soruda bizden, aşağıda verilen televizyon programı türlerinin tanımlarını bulup eşleştirmemiz isteniyor. Hadi her bir tanımı dikkatlice okuyup doğru program türünü bulalım.
Adım 1: 1 numaralı tanımı okuyalım: “A series of television program about the lives and problems of a group of people.” Bu tanım, “Bir grup insanın hayatları ve sorunları hakkındaki televizyon programı dizisi” anlamına geliyor. Bu tanıma en uygun program türü, bizim “dizi” dediğimiz g) soap opera‘dır.
Adım 2: 2 numaralı tanım: “This program gives facts and information about a particular subject.” Yani, “Bu program belirli bir konu hakkında gerçekler ve bilgiler verir.” diyor. Bilgi ve gerçekleri bize sunan programlar e) documentary (belgesel) programlarıdır.
Adım 3: 3 numaralı tanım: “In this program, the interviewer asks questions to famous people.” “Bu programda, sunucu ünlü kişilere sorular sorar.” diyor. Bu, tam olarak bir c) talk show (sohbet programı) tanımıdır.
Adım 4: 4 numaralı tanım: “A television program about the recent events around the world.” Bu cümle, “Dünyanın dört bir yanındaki son olaylar hakkındaki bir televizyon programı” demektir. Bu da tabii ki d) the news (haberler) olur.
Adım 5: 5 numaralı tanım: “A television program about people filmed in real situation.” Yani, “İnsanların gerçek durumlarda filme alındığı bir televizyon programı.” Bu tür programlara h) reality show diyoruz.
Adım 6: 6 numaralı tanım: “A funny television program for children.” “Çocuklar için komik bir televizyon programı” denince aklımıza hemen f) cartoon (çizgi film) geliyor, değil mi?
Adım 7: Son tanımımız 7 numara: “In this program people compete in a quiz for prizes.” “Bu programda insanlar ödüller için bir bilgi yarışmasında yarışırlar.” diyor. Bu da elbette b) quiz show (bilgi yarışması) oluyor.
Gördüğünüz gibi, a) sitcom seçeneğini hiç kullanmadık. Sitcom, komik durumların anlatıldığı dizilerdir (situation comedy). Bu yüzden fazladan verilen seçenek budur.
Sonuç:
- 1 – g. soap opera
- 2 – e. documentary
- 3 – c. talk show
- 4 – d. the news
- 5 – h. reality show
- 6 – f. cartoon
- 7 – b. quiz show
Boşta kalan seçenek: a. sitcom
6. Match the questions with their answers. There is an extra one. (Soruları cevaplarıyla eşleştirin. Bir tanesi fazladan verilmiştir.)
Çözüm:
Bu alıştırmada ise sorularla cevapları mantıklı bir şekilde eşleştireceğiz. Sorunun ne sorduğuna ve cevabın buna uygun olup olmadığına dikkat edelim.
Adım 1: 1. soru: “What kind of TV programs do you like?” (Ne tür TV programlarını seversin?). Bu soruya sevdiğimiz bir program türünü söyleyerek cevap vermeliyiz. Şıklara baktığımızda d) I love documentaries. (Belgeselleri severim.) cevabı tam olarak uyuyor.
Adım 2: 2. soru: “Does your mother watch quiz shows?” (Annen bilgi yarışması izler mi?). Soru “Does” ile başladığı için cevap “Yes, she does.” veya “No, she doesn’t.” olmalı. e) Yes, she does. (Evet, izler.) cevabı doğru eşleşmedir.
Adım 3: 3. soru: “Are you a couch potato?” (“Couch potato” çok fazla televizyon izleyip tembellik yapan kişi demektir. Yani soru “Televizyon bağımlısı mısın?” gibi bir anlama geliyor). Soru “Are you…?” ile sorulduğu için cevap “Yes, I am.” veya “No, I’m not.” şeklinde olmalıdır. Bu durumda doğru cevap a) No, I’m not. (Hayır, değilim.) olur.
Adım 4: 4. soru: “Do you like cartoons?” (Çizgi film sever misin?). “Do you…?” sorusuna “Yes, I do.” veya “No, I don’t.” ile cevap veririz. Şıklardaki g) Yes, I do. (Evet, severim.) cevabı doğrudur.
Adım 5: 5. soru: “Did Alex watch the news last night?” (Alex dün gece haberleri izledi mi?). Geçmiş zamanla (“Did”) sorulmuş bir soru. Cevap “Yes, he did.” ya da “No, he didn’t.” olmalı. f) No, he didn’t. (Hayır, izlemedi.) cevabı bu soruya aittir.
Adım 6: 6. soru: “What time is your favorite program?” (En sevdiğin program saat kaçta?). Bu soruya bir saat belirterek cevap vermeliyiz. b) At 8 p.m. (Akşam 8’de.) cevabı tam olarak uyuyor.
Bu eşleştirmede c) No, I don’t like commercials. (Hayır, reklamları sevmem.) cevabını hiç kullanmadık. Bu yüzden fazladan verilen cevap budur.
Sonuç:
- 1 – d
- 2 – e
- 3 – a
- 4 – g
- 5 – f
- 6 – b
Boşta kalan seçenek: c
7. Fill in the blanks with the words in the box. There is an extra one. (Boşlukları kutudaki kelimelerle doldurun. Bir tanesi fazladan verilmiştir.)
Çözüm:
Son alıştırmamızda cümlelerdeki boşlukları kutuda verilen sıfatlarla dolduracağız. Kelimelerin anlamlarını hatırlayalım: funny (komik), harmful (zararlı), famous (ünlü), informative (bilgilendirici), exciting (heyecan verici), boring (sıkıcı).
Adım 1: 1. cümle: “David thinks documentaries are …………………… because he learns many things.” (David belgesellerin ………… olduğunu düşünüyor çünkü pek çok şey öğreniyor.) Eğer bir şeyden çok şey öğreniyorsak, o şey bizim için informative (bilgilendirici) demektir.
Adım 2: 2. cümle: “I don’t like watching soap operas because I find them ……………………” (Dizileri izlemeyi sevmiyorum çünkü onları ………… buluyorum.) Bir şeyi sevmiyorsak, onu genellikle boring (sıkıcı) buluruz.
Adım 3: 3. cümle: “Children love cartoons so much. They find cartoons ……………………” (Çocuklar çizgi filmleri çok sever. Onlar çizgi filmleri ………… bulurlar.) Çocuklar çizgi filmleri genellikle funny (komik) buldukları için severler.
Adım 4: 4. cümle: “Sue thinks quiz shows are …………………… . She waits for the answers impatiently.” (Sue bilgi yarışmalarının ………… olduğunu düşünüyor. Cevapları sabırsızlıkla bekliyor.) Bir şeyi sabırsızlıkla bekliyorsak, o şey bizim için exciting (heyecan verici) demektir.
Adım 5: 5. cümle: “There is violence in some movies, so they are …………………… for children.” (Bazı filmlerde şiddet var, bu yüzden onlar çocuklar için ……………………) Şiddet içeren filmler çocuklar için tabii ki harmful (zararlı)’dır.
Bu alıştırmada ise famous (ünlü) kelimesini hiç kullanmadık. Dolayısıyla boşta kalan kelime budur.
Sonuç:
- David thinks documentaries are informative because he learns many things.
- I don’t like watching soap operas because I find them boring.
- Children love cartoons so much. They find cartoons funny.
- Sue thinks quiz shows are exciting. She waits for the answers impatiently.
- There is violence in some movies, so they are harmful for children.
Boşta kalan kelime: famous
Umarım tüm çözümleri ve açıklamaları anlamışsınızdır. Unutmayın, kelime öğrenmek ve bol bol pratik yapmak İngilizcenizi geliştirmenin en iyi yoludur. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!