7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 118
Harika bir çalışma sayfası! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben 7. Sınıf İngilizce öğretmeniniz. Şimdi bu sayfadaki alıştırmaları birlikte, adım adım ve anlayarak çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
WRITING 📝 (Yazma Bölümü)
Bu bölümde bizden istenen, çevre sorunları ve bu sorunlara yönelik çözümler hakkında kısa cümleler yazmamız. Haydi bakalım!
12. Take notes about environmental problems around you.
(Çevrendeki çevre sorunları hakkında notlar al.)
Çözüm:
Bu soruda, günlük hayatta karşılaştığımız veya duyduğumuz çevre sorunlarını listelememiz isteniyor. Kitaptaki örnekte “Factories pollute the air.” yani “Fabrikalar havayı kirletir.” denmiş. Biz de buna benzer başka sorunları düşüneceğiz.
Adım 1: Aklımıza gelen çevre sorunlarını düşünelim. Mesela insanların çöplerini yerlere atması, ormanların yok edilmesi, suyun boşa harcanması gibi…
Adım 2: Bu sorunları basit İngilizce cümleler halinde yazalım. İşte size birkaç örnek:
- People cut down trees. (İnsanlar ağaçları kesiyor.)
- People throw rubbish on the streets. (İnsanlar sokaklara çöp atıyor.)
- We are using too much water. (Çok fazla su kullanıyoruz.)
- The seas are getting dirty. (Denizler kirleniyor.)
Gördüğünüz gibi, çevremizde gözlemlediğimiz birçok sorunu bu şekilde listeleyebiliriz.
13. Write short messages on your blog for your followers to solve these problems.
(Takipçilerin için bu sorunları çözmelerine yönelik bloguna kısa mesajlar yaz.)
Çözüm:
Şimdi de bir önceki soruda listelediğimiz çevre sorunlarına çözümler bulacağız. Bu çözümleri, sanki bir blog yazarıymış gibi takipçilerimize tavsiye verircesine yazacağız. Örnekte “Factories should use filters.” yani “Fabrikalar filtre kullanmalı.” denmiş. Burada “should” kelimesiyle (anlamı: -meli, -malı) bir tavsiye verildiğini unutmayalım.
Adım 1: Yukarıda yazdığımız sorunları hatırlayalım: Ağaçların kesilmesi, yerlere çöp atılması, su israfı ve denizlerin kirlenmesi.
Adım 2: Bu sorunların her birine bir çözüm önerisi getirelim ve bunu “should” (yapmalıyız) veya “shouldn’t” (yapmamalıyız) kullanarak cümleleştirelim. İşte benim blog yazılarım:
- We should plant more trees. (Daha fazla ağaç dikmeliyiz.)
- We shouldn’t throw rubbish on the ground. (Yere çöp atmamalıyız.)
- We should save water. (Suyu tasarruflu kullanmalıyız.)
- We must keep the environment clean. (Çevreyi temiz tutmalıyız.)
Bu şekilde hem sorunları biliyoruz hem de onlara karşı neler yapmamız gerektiği hakkında tavsiyeler veriyoruz. Çok güzel değil mi?
TAKE A BREATH! (BİR NEFES AL!)
Arkadaşlar, sayfanın altındaki bu bölüm bir soru değil, bize çok güzel bir İngilizce deyim (idiom) öğretiyor. Gelin ne anlama geldiğine bakalım.
“Olive branch”
Meaning: A symbol of peace.
Anlamı: Bir barış sembolü.
Türkçede de kullandığımız “zeytin dalı” ifadesi, İngilizcede de aynı anlama geliyor. İki kişi veya grup arasındaki anlaşmazlığı bitirip barış yapmak istendiğinde “zeytin dalı uzatmak” denir. İngilizcedeki örnek cümlede “Calm down and hold the olive branch.” yani “Sakin ol ve zeytin dalını tut.” derken aslında “Sakin ol ve barışçıl bir adım at.” demek isteniyor. Bu güzel bilgiyi de defterinizin bir köşesine not almayı unutmayın!
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Hepinize iyi çalışmalar dilerim!