1. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Cem Yayınları Sayfa 31
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizinle birlikte bu sayfadaki soruları çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
Haydi, biraz konuşalım.
Daha önce hiç müzeye gittin mi? Müzede neler gördüğünü anlatır mısın?
Bu kısımda bizden bir sohbet başlatmamız ve daha önce müzeye gidip gitmediğimizi soruyor. Eğer müzeye gittiyseniz orada neler gördüğünüzü anlatmanız isteniyor. Bu bir soru olduğu için cevabı sizin hayal gücünüze ve yaşadıklarınıza kalmış. Ben size örnek bir cevap verebilirim ama en güzeli kendi deneyimlerinizi anlatmanız olur.
Örneğin, müzeye gittiyseniz şunları söyleyebilirsiniz:
Ben daha önce müzeye gittim. Orada kocaman bir dinozor iskeleti gördüm! Bir de eski zamanlardan kalma eşyalar, heykeller ve resimler vardı. Çok ilginçti!
MÜZELER
Resim, heykel, antika,
Bütün eski eserler.
Tarihi ve kültürü,
Sergiler hep müzeler.
Müzelerle yaşanır,
En eski uygarlıklar.
Müzelerde korunur,
Tüm tarihi varlıklar.
Sahip çıkmak gerekir,
Yurdumuzun malına.
Kaçırılmaz o zaman,
Eserler yurt dışına.
Haber vermek görevdir,
Eski eser bulunca.
Bil ki ülken kazanır,
Müzen zengin olunca.
Atila ÇAKIROĞLU
Bu şiirde şair, müzelerin ne olduğunu ve neden önemli olduklarını anlatıyor. Gelin birlikte bu şiiri adım adım inceleyelim ve ne demek istediğini anlayalım.
Adım 1: Müzelerin Tanımı
Şair ilk dörtlükte müzeleri şöyle anlatıyor: “Resim, heykel, antika, Bütün eski eserler. Tarihi ve kültürü, Sergiler hep müzeler.”
Burada şair, müzelerin içinde resimler, heykeller, antika eşyalar gibi pek çok eski ve değerli nesnenin bulunduğunu söylüyor. Müzeler, geçmişimizden kalan tarihi ve kültürel öğeleri sergileyen yerlerdir.
Adım 2: Müzelerin Önemi
İkinci dörtlükte ise müzelerin önemini vurguluyor: “Müzelerle yaşanır, En eski uygarlıklar. Müzelerde korunur, Tüm tarihi varlıklar.”
Bu dizelerde şair, müzelerin sayesinde geçmişte yaşamış uygarlıkları tanıyabileceğimizi ve onların mirası olan tarihi eserlerin müzelerde korunduğunu anlatıyor. Müzeler, geçmişle bugün arasında bir köprü gibidir.
Adım 3: Eserlere Sahip Çıkma Sorumluluğu
Üçüncü dörtlükte ise bizlere bir görev veriyor: “Sahip çıkmak gerekir, Yurdumuzun malına. Kaçırılmaz o zaman, Eserler yurt dışına.”
Şair, buradaki “yurdumuzun malı” ile ülkemize ait tarihi ve kültürel eserleri kastediyor. Bu eserlere sahip çıkmamız gerektiğini, yoksa bu değerli eserlerin yurt dışına kaçırılabileceğini söylüyor. Bu nedenle bizlerin de bu eserleri korumamız önemli.
Adım 4: Haber Verme Görevi
Son dörtlükte ise bize düşen bir başka görevi anlatıyor: “Haber vermek görevdir, Eski eser bulunca. Bil ki ülken kazanır, Müzen zengin olunca.”
Eğer bir eski eser bulursak, bunu ilgili yerlere haber vermemiz gerektiğini belirtiyor. Çünkü her bulunan yeni eser, ülkemizi daha zengin hale getirir ve müzelerimizi güzelleştirir.
Yani özetle, bu şiir bize müzelerin ne kadar değerli olduğunu, geçmişimizi yansıttığını ve bu değerli eserlere sahip çıkmamız gerektiğini anlatıyor.
Umarım bu açıklama anlaşılır olmuştur. Başka sorularınız olursa çekinmeden sorun lütfen!