1. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Cem Yayınları Sayfa 129
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugünkü dersimiz çok keyifli olacak. Birlikte hem yeni kelimeler öğreneceğiz hem de okuduğumuzu anlama becerimizi geliştireceğiz. Hazırsanız, ilk etkinliğimize başlayalım!
1. Etkinlik: Eşleştirme Zamanı!
Şimdi elimizde iki farklı grup kelime var. Bir tarafta deyimler, diğer tarafta ise bu deyimlerin anlamları yer alıyor. Görevimiz, doğru anlamı doğru deyimle eşleştirmek. Haydi, bu kelime bulmacasını birlikte çözelim!
Soru Metni: Haydi, aşağıdaki sözcük gruplarını anlamlarıyla eşleştirelim.
Çözüm:
İlk olarak, “Har vurup harman savurmak” deyimini ele alalım. Bu deyim, elindeki parayı veya imkanları düşünmeden, israf ederek harcamak anlamına gelir. Bu nedenle, “Kendini olduğundan çok üstün görmek.” seçeneğiyle eşleşmez. Doğru eşleşme, “Düşüncesizce ve hesapsızca harcamak, bol bol harcayıp tüketmek.” anlamını taşıyan seçenektir.
Şimdi “Günü günü gün etmek.” deyimine bakalım. Bu deyim, günlük işlerini yaparak vakit geçirmek, hayatını sıradan bir şekilde yaşamak anlamına gelir. Dolayısıyla, “Hiçbir şeyi dert etmeden günü hoş geçirmek.” seçeneğiyle yakın bir anlam taşır.
Sıradaki deyimimiz “Kendini dev aynasında görmek.” Bu deyim, kişinin kendini gereğinden fazla beğenmesi, kibirli olması anlamına gelir. Bu da tam olarak “Kendini olduğundan çok üstün görmek.” seçeneğiyle eşleşir.
Son olarak, “Bana söz vermenizi istiyorum.” cümlesi, metinde bir istek belirtir. Bu cümlenin tam karşılığı metinde verilmemiştir, ancak önceki deyimlerle eşleştirmelerimizi yaptıktan sonra, bu cümlenin anlamı, verilen diğer anlamlarla eşleşmemektedir. Metnin devamında bu cümlenin neyi ifade ettiği daha net anlaşılacaktır.
Eşleştirmelerimiz şu şekilde:
- Har vurup harman savurmak –> Düşüncesizce ve hesapsızca harcamak, bol bol harcayıp tüketmek.
- Günü günü gün etmek –> Hiçbir şeyi dert etmeden günü hoş geçirmek.
- Kendini dev aynasında görmek –> Kendini olduğundan çok üstün görmek.
2. Etkinlik: Okuduğumu Anlarım!
Şimdi de okuduğumuz metinden yola çıkarak soruları yanıtlayacağız. Unutmayın, cevaplarımızın hepsi metnin içinde saklı!
Soru 1: Yatağa düşen yaşlı adam çocuklardan hangi konuda söz istemiş?
Çözüm:
Metni dikkatlice okuduğumuzda, yaşlı adamın çocuklarına şöyle seslendiğini görüyoruz: “Çocuklarım, artık bu dünyadan göçüyorum. Gözüm arkada kalmasın. Benden sonra iyi birer insan olacağınıza dair bana söz vermenizi istiyorum.”
Bu cümlenin de gösterdiği gibi, yaşlı adam çocuklarından iyi birer insan olacaklarına dair söz istemiştir.
Soru 2: Altınları alan çocuğun davranışları doğru mudur? Neden?
Çözüm:
Metne göre, yaşlı adam ölünce altınlarını büyük oğlu eline, ortanca ise babasının kılıcına koymuştur. En küçük çocuğa ise “dolu tozlu kitap” kalmıştır.
Burada “altınları alan çocuk” diye bir ifade geçmiyor. Ancak, eğer soru babasının mirasını alan çocuklardan bahsediyorsa, o zaman şöyle düşünebiliriz:
Büyük oğlu ve ortanca oğlu maddi değerlere veya sembolik değerlere önem vermişlerdir. Küçük çocuğa ise bilgiye ve öğrenmeye yönlendiren bir kitap kalmıştır. Bu durumda, küçük çocuğun aldığı miras, uzun vadede ona daha çok fayda sağlayacak bir mirastır. Bu yüzden, küçük çocuğun aldığı mirasın daha doğru bir davranış olduğu söylenebilir çünkü bilgi, en değerli hazinedir.
Soru 3: Küçük çocuk nasıl bilgili, sevilen ve sayılan biri olmuştur?
Çözüm:
Metin, küçük çocuğun ne kadar bilgili, sevilen ve sayılan biri olduğunu doğrudan açıklamaz. Ancak, ona kalan mirasın “dolu tozlu kitap” olması, onun kitap okumaya ve bilgi edinmeye önem verdiğini ima eder. Bilgi sahibi olan insanlar genellikle daha akıllıca kararlar verirler, bu da onların hem sevilmesine hem de saygı görmesine yardımcı olur.
Yani, küçük çocuk büyük ihtimalle kitaplardan edindiği bilgilerle, çevresine faydalı olacak davranışlar sergileyerek hem bilgili hem de sevilen ve sayılan biri olmuştur.
Umarım bu etkinlikler sizin için faydalı olmuştur. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!