7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 130
Harika bir çalışma alanı! Merhaba sevgili öğrencim, bana gönderdiğin bu güzel soruları birlikte adım adım, kolayca anlayacağın bir dille çözelim. Hazırsan başlayalım!
1. Soru: Verilen görsellerden hareketle iki tasavvufi yorum arasındaki benzerlikleri açıklayınız.
Bu soruda bize iki değerli mekanın fotoğrafı verilmiş ve bu mekanların temsil ettiği düşüncelerin ortak yönlerini bulmamız isteniyor. Haydi, önce bu yerlerin neresi olduğunu hatırlayalım, sonra da benzerliklerini keşfedelim.
Adım 1: Görselleri Tanıyalım
Öncelikle resimlerde nereleri gördüğümüze bakalım. Soldaki resim, Nevşehir’de bulunan Hacı Bektaş Veli‘nin türbesidir. Sağdaki resim ise Konya’da bulunan Mevlana Celaleddin-i Rumi‘nin türbesidir. Bu iki büyük ve sevgi dolu düşünür, Anadolu topraklarında yaşamış ve insanlığa ışık tutmuşlardır. Hacı Bektaş Veli’nin düşünceleriyle şekillenen yoruma Bektaşilik, Mevlana’nın düşünceleriyle şekillenen yoruma ise Mevlevilik diyoruz. Unutma, her ikisi de İslam düşüncesindeki tasavvufi yorumlardır.
Adım 2: Benzerlikleri Bulalım
Şimdi bu iki harika yorumun ortak noktalarını, yani birbirine benzeyen yönlerini sıralayalım:
- İnsan Sevgisi ve Hoşgörü: Her iki yorumun da tam merkezinde insan sevgisi vardır. İnsana değer verir, dil, din veya ırk ayrımı yapmadan herkesi kucaklarlar. Mevlana’nın “Ne olursan ol, yine gel” sözü ile Hacı Bektaş Veli’nin “İncinsen de incitme” sözü bu ortak sevginin ve hoşgörünün en güzel kanıtlarıdır.
- Allah Sevgisi: İkisinin de kaynağı İslam dinidir. En temel amaçları, insanın kalbini kötü düşüncelerden arındırarak Allah sevgisine ulaşmasını sağlamaktır.
- Güzel Ahlak: Hem Mevlevilik hem de Bektaşilik, dürüst, yardımsever, alçakgönüllü ve adil olmak gibi güzel ahlak ilkelerini çok önemser. Kısacası, iyi bir insan olmanın yollarını öğretirler.
- Anadolu’nun Mayası Olmaları: Her iki düşünce de Anadolu’da barışın, kardeşliğin ve birliğin sağlanmasında çok önemli rol oynamıştır. Kültürümüzü, müziğimizi, edebiyatımızı derinden etkilemişlerdir.
Sonuç olarak; bu iki tasavvufi yorum, farklı isimlerle anılsalar da özünde aynı amaca hizmet ederler: insan-ı kâmil (yani olgun ve erdemli insan) yetiştirmek ve Allah’ın sevgisini kazanmaktır.
2. Soru:
- Hacı Bektaş Veli’ye göre insan, Kur’an ahlakı ile yoğrulup Rabb’ini ve kendini bilmenin sırrına ermiş kişidir.
- Mevlana, insanın kendindeki hakikati bulabilmesi için fıtratında saklı olan yaratılış gayesine ulaşması gerektiğini belirtmektedir.
Bu bilgilerden yola çıkarak tasavvufi yorumların insana yaklaşımını açıklayınız.
İşte yine çok düşündürücü ve güzel bir soru! Bu soruda da bize yine iki büyük düşünürümüzün insan hakkındaki fikirleri verilmiş. Bizden istenen ise bu fikirlerden yola çıkarak genel olarak tasavvufun insana nasıl baktığını açıklamamız.
Adım 1: Verilen Bilgileri Anlayalım
Gel, önce bu cümleleri daha basit bir dille ifade edelim ki ne demek istedikleri tam olarak anlaşılsın.
- Hacı Bektaş Veli ne diyor?: Ona göre “gerçek insan”, Kur’an’ın öğrettiği güzel davranışlara sahip olan, öncelikle “ben kimim?” sorusunun cevabını arayan ve bu sayede Rabb’ini tanıyan kişidir. Yani buradaki anahtar kelimelerimiz: güzel ahlak, kendini tanımak ve Allah’ı tanımak.
- Mevlana ne diyor?: Ona göre ise her insanın içinde gizli bir hazine, yani bir “öz” vardır. İnsanın bu hayattaki görevi, neden yaratıldığını anlamak ve içindeki bu değerli hazineyi ortaya çıkarmaktır. Buradaki anahtar kelimelerimiz ise: içindeki gerçeği bulmak, yaratılış amacı.
Adım 2: Ortak Fikri Bulup Açıklayalım
Fark ettiysen, her iki düşünür de insana çok ama çok büyük bir değer veriyor. Onlara göre insan, sıradan bir varlık değildir. İçinde keşfedilmeyi bekleyen bir derinlik, bir anlam taşıyor. İşte tasavvufi yorumların insana yaklaşımı tam olarak budur.
Sonuç olarak; tasavvufi yorumlara göre insan:
- Çok Değerli Bir Varlıktır: Yaratılmışların en şereflisi ve özelidir.
- Bir Amacı Vardır: Dünyaya gelişinin bir anlamı vardır. Bu amaç, kendini tanımak, ahlakını güzelleştirmek ve Yaradan’a manevi olarak yakınlaşmaktır.
- İçsel Bir Yolculuktadır: İnsanın asıl görevi, dış dünyada bir şeyler aramak yerine kendi içine dönmek, nefsini (yani kötü isteklerini) eğitmek ve kalbini kin, kıskançlık gibi kötü duygulardan temizlemektir.
- Ahlaklı Olmak Zorundadır: Bu manevi yolculukta en önemli pusula, başta Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimizin hayatı olmak üzere güzel ahlaktır.
Kısacası tasavvuf, insana adeta şöyle seslenir: “Sen çok değerlisin ve içinde kocaman bir potansiyel var. Haydi, bu potansiyeli kullanarak iyi, sevgi dolu ve bilge bir insan ol!“
Umarım açıklamalarım senin için faydalı olmuştur. Başka sorun olursa hiç çekinme, yine beklerim!