7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 114
Harika bir çalışma sayfası! Gelin bu soruları birlikte, adım adım ve anlaşılır bir şekilde çözelim. Unutma, anlamadığın bir yer olursa tekrar sorabilirsin.
20. Soru: Aşağıdaki soruların cevabını boş bırakılan alanlara yazınız. Bu tablonun doğru olabilmesi için hangi iki kutunun yeri değiştirilmelidir?
Merhaba sevgili öğrencim. Bu soruda Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) insani özellikleriyle peygamberlik özelliklerini birbirinden ayırmamız isteniyor. Gel beraber kutucuklara bakalım.
Adım 1: Önce “İnsani Özellikleri” başlığı altındaki maddeleri inceleyelim.
- 1. Yemek yer: Evet, bu her insanın yaptığı bir şeydir. Peygamberimiz de bir insan olarak yemek yerdi. Bu doğru yerde.
- 2. Alışveriş yapar: Bu da günlük hayatta ihtiyaçlarımızı karşılamak için yaptığımız bir eylemdir. Peygamberimiz de ailesinin geçimi için çalışır, alışveriş yapardı. Bu da doğru yerde.
- 3. İnananlara karşı çok merhametlidir: Merhametli olmak çok güzel bir insani özelliktir. Ancak Peygamberimizin merhameti, onun peygamberlik görevinin bir parçası olarak da öne çıkar. Bu kutucuk biraz şüpheli, aklımızda tutalım.
Adım 2: Şimdi de “Peygamberlik Özellikleri” başlığı altındaki maddelere bakalım.
- a. Kur’an’ı açıklar: Kur’an’ı insanlara açıklamak (tebyin), sadece peygamberlere verilmiş bir görevdir. Bu doğru yerde.
- b. 632 senesinde vefat etmiştir: Doğmak, yaşamak ve ölmek tüm insanlar için geçerli olan bir durumdur. Peygamberimizin vefat etmesi, onun bir insan olduğunun en net kanıtlarından biridir. Bu özellik peygamberliğe değil, insan olmaya özgüdür. İşte bu kutucuk yanlış yerde!
- c. Vahyi insanlara ulaştırır: Allah’tan gelen mesajları (vahyi) eksiksiz bir şekilde insanlara iletmek (tebliğ), sadece peygamberlerin yapabileceği bir görevdir. Bu da doğru yerde.
Adım 3: Yanlış yerdeki kutucukları bulduk. “b” kutucuğu, yani vefat etmesi, bir insani özelliktir. “3” numaralı kutucuktaki “inananlara karşı çok merhametli olması” ise onun örnek ahlakını ve peygamberlik şefkatini yansıtan bir özelliktir. Bu yüzden bu ikisi yer değiştirmelidir.
Sonuç:
Bu tablonun doğru olması için 3 numaralı kutucuk ile b harfli kutucuğun yer değiştirmesi gerekir.
21. Soru: Resulullah’ı (sav) örnek aldığımızda uygulamamız gereken ahlaki davranışlar nelerdir? Beş tanesini yazınız.
Peygamber Efendimiz, hayatı boyunca en güzel ahlakı sergilemiştir ve bizim için en güzel örnektir. Onun hayatından çıkarabileceğimiz ve uygulamamız gereken o kadar çok güzel davranış var ki! İşte bunlardan beşi:
- Doğruluk ve Güvenilirlik: Peygamberimiz, peygamber olmadan önce bile “Muhammedü’l-Emin” yani “Güvenilir Muhammed” olarak tanınırdı. Asla yalan söylemez, verdiği sözü mutlaka tutardı. Biz de her zaman doğru sözlü ve güvenilir olmalıyız.
- Merhamet ve Şefkat: Sadece insanlara değil, hayvanlara, bitkilere, tüm canlılara karşı çok merhametliydi. Çocukları çok sever, yetimlere ve fakirlere her zaman yardım ederdi. Biz de çevremizdeki canlılara karşı merhametli olmalıyız.
- Adalet: Karar verirken zengin, fakir, güçlü veya zayıf diye ayrım yapmazdı. Her zaman haklının yanında olur, adaletten şaşmazdı. Biz de ilişkilerimizde ve kararlarımızda adil olmalıyız.
- Sabır ve Hoşgörü: Peygamberlik görevi boyunca birçok zorlukla karşılaştı ama asla pes etmedi, hep sabretti. Kendisine kötülük yapanları bile affedecek kadar hoşgörülüydü. Biz de zorluklar karşısında sabırlı, insanlara karşı hoşgörülü olmalıyız.
- Cömertlik: Elindekini ihtiyaç sahipleriyle paylaşmaktan çekinmezdi. Kendisinden bir şey isteyen kimseyi geri çevirmezdi. Biz de paylaşmayı ve yardım etmeyi seven cömert insanlar olmalıyız.
22. Soru: Hz. Peygamber’in “âlemlere rahmet” olarak nitelendirilmesinden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.
Bu çok güzel bir soru! “Âlemlere rahmet” ifadesi, Kur’an-ı Kerim’de Peygamber Efendimiz için kullanılan özel bir ifadedir.
“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ suresi, 107. ayet)
Adım 1: Bu ifadedeki kelimelere bakalım. “Âlemler”, sadece insanlar değil, görünen ve görünmeyen bütün varlıklar, yani tüm evren demektir. Cinler, melekler, hayvanlar, bitkiler, kısacası yaratılmış her şey bu kapsama girer. “Rahmet” ise merhamet, şefkat, iyilik, sevgi ve esenlik demektir.
Adım 2: Bu iki kelimeyi birleştirdiğimizde şu anlam ortaya çıkar: Hz. Muhammed (s.a.v.), sadece belirli bir topluma veya sadece insanlara değil, bütün varlıklar için bir iyilik, sevgi ve merhamet kaynağı olarak gönderilmiştir.
Sonuç:
Bundan anlamamız gereken şudur: Peygamberimizin getirdiği mesajlar, öğrettiği ahlak kuralları ve yaşam tarzı, tüm yaratılmışlar için bir kurtuluş ve huzur reçetesidir. O, insanların birbirini ezmesini değil, adaletle yaşamasını; hayvanlara eziyet edilmesini değil, onlara şefkat gösterilmesini; doğanın yok edilmesini değil, korunmasını öğretmiştir. Bu yüzden onun varlığı ve tebliği, tüm kâinat için bir rahmettir.
23. Soru: Kâfirun suresinden çıkarmamız gereken dersler nelerdir? Açıklayınız.
Kâfirun suresi, bizlere çok önemli mesajlar veren kısa ama anlamı çok derin bir suredir. Bu sureden çıkarabileceğimiz temel dersler şunlardır:
- İnançta Kararlılık ve Taviz Vermemek: Sure, “De ki: Ey Kâfirler! Ben sizin taptıklarınıza tapmam…” diye başlar. Bu, inancımızın temel ilkelerinden (örneğin Allah’ın birliği olan Tevhid ilkesinden) asla taviz vermememiz gerektiğini öğretir. İnancımız konusunda net ve kararlı olmalıyız.
- İnanç Özgürlüğüne Saygı: Surenin sonunda yer alan “Sizin dininiz size, benim dinim banadır.” ayeti, din ve inanç konusunda baskı yapılamayacağını en güzel şekilde ifade eder. Herkes kendi inancını seçmekte özgürdür. Bizler başkalarının inançlarına saygı duymalıyız, onları zorla değiştirmeye çalışmamalıyız.
- Şirkten (Allah’a Ortak Koşmaktan) Uzak Durmak: Sure, Allah’a ortak koşulan putlara ve yanlış inançlara asla ibadet edilmeyeceğini kesin bir dille belirtir. Bu, İslam’ın en temel ilkesi olan Tevhid’in ne kadar önemli olduğunu bize hatırlatır.
Kısacası Kâfirun suresi, hem kendi inancımıza sıkı sıkıya bağlı kalmamızı hem de bizden farklı inananlara saygı göstermemiz gerektiğini öğreten evrensel bir derstir.
24. Soru: Resulullah’ın (sav) bizim gibi bir insan olmakla birlikte onu diğer insanlardan ayıran en önemli özelliği nedir?
Bu soru, peygamberlik konusunun özünü anlamamız için kilit bir soru.
Adım 1: Öncelikle Peygamber Efendimiz’in bizim gibi bir insan olduğunu hatırlayalım. O da acıkır, susar, sevinir, üzülür, uyur, ailesiyle vakit geçirir, hastalanır ve en sonunda vefat ederdi. Bu yönleriyle bizden hiçbir farkı yoktu. Kur’an’da da kendisinin bir beşer (insan) olduğunu söylemesi istenir.
Adım 2: Ancak onu bizden ve tarihteki diğer bütün insanlardan ayıran, eşsiz kılan en temel ve en önemli bir özelliği vardır.
Sonuç:
Resulullah’ı (s.a.v.) diğer insanlardan ayıran en önemli özellik, Allah’tan vahiy almasıdır.
Vahiy, Allah’ın Cebrail (a.s.) adlı melek aracılığıyla peygamberlerine gönderdiği ilahi mesajlardır. Kur’an-ı Kerim, bütünüyle Peygamberimize gelen vahiylerden oluşur. Başka hiçbir insan Allah’tan bu şekilde doğrudan mesaj almaz. İşte peygamberleri özel kılan ve onlara “peygamber” unvanını veren şey tam olarak budur.