7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 119
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Harika bir üniteye başlangıç yapıyoruz. Bu ünitede din ve kültürümüzdeki farklı yorumları, zenginlikleri öğreneceğiz. Gelin, hazırlık çalışmalarındaki soruları birlikte analiz edelim ve cevaplayalım. Tıpkı bir Sosyal Bilgiler dersindeymiş gibi, her soruyu adım adım düşüneceğiz.
1. Soru: “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.” atasözünden ne anlıyorsunuz?
Bu güzel atasözünü hepimiz duymuşuzdur. Peki ne anlama geliyor? Hadi birlikte düşünelim.
- Adım 1: Atasözünün kelime anlamını düşünelim. Bir “yiğit” yani cesur, becerikli bir insan var ve bu kişinin yoğurdu bile kendine has bir şekilde yediği söyleniyor. Kimi kaşıkla yer, kimi ekmekle, kimi içine bir şeyler katar… Yani aynı işi farklı şekillerde yaparlar.
- Adım 2: Şimdi de mecazi, yani asıl anlatmak istediği anlama bakalım. Bu söz bize, her insanın bir konuyu anlama, bir işi yapma veya bir sorunu çözme konusunda kendine özgü bir yöntemi, bir tarzı olduğunu anlatır. Herkesin bakış açısı, yeteneği ve yöntemi farklı olabilir.
- Adım 3: Ünitemizle nasıl bir bağlantısı var? Bu ünitede dinin farklı yorumlanma biçimlerini göreceğiz. İşte bu atasözü, aynı temel inançlara sahip insanların bile bazı konuları farklı anlayıp yorumlayabileceğini, farklı yollarla hedefe ulaşabileceğini bize hatırlatıyor. Tıpkı farklı yoğurt yeme şekilleri gibi!
Sonuç: Bu atasözü, herkesin bir işi yaparken kendine has bir yolu ve yöntemi olduğunu ifade eder. Bu durum, insanların düşünce ve davranışlarındaki çeşitliliği ve özgünlüğü vurgular.
2. Soru: Mezhep kelimesi sizin için ne ifade etmektedir?
Mezhep kelimesi ilk başta biraz karmaşık gelebilir ama aslında çok basit bir mantığı var.
- Adım 1: “Mezhep” kelimesi, Arapça kökenli olup “gidilen yol, takip edilen görüş” anlamına gelir. Bunu büyük bir otoyol gibi düşünebilirsiniz. Otoyolun kendisi İslam dinidir.
- Adım 2: Bu otoyolda farklı şeritler vardır, değil mi? İşte mezhepler de bu otoyoldaki farklı şeritler gibidir. Hepsi aynı hedefe, yani Allah’ın rızasını kazanmaya gider ama kullandıkları şerit, yani izledikleri yol, bazı küçük ayrıntılarda farklılık gösterebilir.
- Adım 3: Bu yolları kimler oluşturmuş? Peygamberimizden sonra yaşamış büyük din alimleri, Kuran’ı ve Peygamberimizin sözlerini derinlemesine incelemişler ve insanların dini daha kolay anlamaları ve yaşamaları için sistemli görüşler ortaya koymuşlar. İşte bu alimlerin takipçilerinin oluşturduğu topluluklara mezhep diyoruz.
Sonuç: Kısacası mezhep, İslam dininin temel inançlarında birleşen ancak ibadetlerin uygulanması gibi bazı ayrıntılarda farklı yorumlar ve yöntemler benimseyen dinî yorum biçimleridir.
3. Soru: Bu görsel size neyi çağrıştırmaktadır?
Görselde, beyaz ve uzun bir elbise giymiş, kollarını iki yana açmış ve dönen birini görüyoruz. Bu görüntü birçoğumuza tanıdık gelir.
- Adım 1: Bu dönme hareketine “Sema” adı verilir. Bu ritüeli yapan kişiye ise “Semazen” denir.
- Adım 2: Bu görsel, bize büyük düşünür, şair Mevlana Celaleddin-i Rumi’yi ve onun kurduğu Mevlevilik yolunu hatırlatır. Sema, Mevlevilikte önemli bir zikir (Allah’ı anma) şeklidir.
- Adım 3: Semazenin duruşunun da bir anlamı vardır. Sağ elin yukarı, sol elin aşağı bakması, “Allah’tan aldığını halka dağıtmak” anlamına gelir. Kendi etrafında dönmesi ise evrenin hareketini ve insanın manevi yolculuğunu temsil eder. Bu, ünitemizde göreceğimiz Tasavvuf düşüncesinin en güzel örneklerinden biridir.
Sonuç: Bu görsel bize Mevlana’yı, Mevleviliği, Semazenleri ve onların manevi bir coşkuyla yaptıkları Sema ayinini çağrıştırmaktadır.
4. Soru: Aşure günü hakkında neler biliyorsunuz?
Aşure denince aklımıza hemen o lezzetli, içinde birçok malzemenin olduğu tatlı gelir. Ama Aşure gününün hem kültürel hem de dinî açıdan çok derin anlamları vardır.
- Adım 1: Aşure günü, Hicri takvime göre Muharrem ayının onuncu günüdür. “Aşure” kelimesi de zaten “onuncu” anlamına gelen “aşara” kelimesinden gelir.
- Adım 2: Bu günün farklı anlamları vardır. Bir inanışa göre, Hz. Nuh’un gemisinin tufandan sonra karaya oturduğu ve gemide kalan son malzemelerle büyük bir yemek yapıldığı gündür. Aşure tatlısı da bu olayı sembolize eder; farklı malzemelerin bir araya gelerek ne kadar güzel bir tat oluşturduğunu, yani birlik ve beraberliği temsil eder.
- Adım 3: Ancak bu günün bir de hüzünlü bir yanı vardır. Peygamberimizin çok sevdiği torunu Hz. Hüseyin ve yanındakilerin Kerbela’da şehit edilmesi olayı da Muharrem ayında gerçekleşmiştir. Bu nedenle özellikle Alevi-Bektaşi kültüründe Muharrem ayı bir yas ayıdır. Aşure günü de bu hüznün anıldığı, duaların edildiği önemli bir gündür.
Sonuç: Aşure günü, hem peygamberler tarihinde yaşanmış sevindirici olayların hatırlandığı, birlik ve beraberliğin simgesi olan bir gün; hem de Hz. Hüseyin’in şehit edilmesi nedeniyle yas ve anma günüdür.
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Şimdi ünitemizin derinliklerine inmeye hazırız! Harikasınız çocuklar!