7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 140
Harika bir çalışma kağıdı! Merhaba sevgili öğrencim, ben senin Sosyal Bilimler ve Din Kültürü öğretmeninim. Gel şimdi bu sorulara birlikte bakalım ve cevaplarını adım adım, kolayca anlayacağın bir şekilde bulalım.
Soru 20: Tasavvufi yorumlara üç örnek veriniz.
Bu soruda bizden İslam düşüncesindeki farklı tasavvufi yolları, yani yorumları hatırlamamız isteniyor. Tasavvuf, İslam’ın manevi ve ahlaki boyutunu öne çıkaran bir düşünce sistemidir. Zamanla bu düşünce etrafında farklı yorumlar, yani ekoller oluşmuştur.
İşte bunlardan üç tanesi:
- Yesevilik: Hoca Ahmed Yesevi tarafından kurulmuştur. Anadolu’nun İslamlaşmasında çok önemli bir rol oynamıştır.
- Mevlevilik: Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin düşünceleri etrafında şekillenmiştir. Özellikle sema törenleriyle tanınır.
- Alevilik-Bektaşilik: Hacı Bektaş-ı Veli’nin öğretileri ve Hz. Ali sevgisi merkezinde olan bir yorumdur.
Soru 21: Bektaşilikteki ikrar ve nasip alma ile ensar-muhacir kardeşliği arasındaki benzerliği açıklayınız.
Bu çok güzel bir karşılaştırma sorusu! İki farklı olayın ortak noktasını bulacağız.
Adım 1: Ensar-muhacir kardeşliğini hatırlayalım.
Peygamberimiz Mekke’den Medine’ye göç ettiğinde, Mekke’den göç eden Müslümanlara “muhacir”, onlara Medine’de kucak açan, evlerini ve mallarını paylaşan Medineli Müslümanlara ise “ensar” (yardımcılar) denir. Aralarında kan bağı olmamasına rağmen, din bağıyla birbirlerine kardeş olmuşlar ve her şeylerini paylaşmışlardır. Bu, tarihteki en büyük dayanışma örneklerinden biridir.
Adım 2: Bektaşilikteki ikrar ve nasip almayı anlayalım.
Alevilik-Bektaşilik yoluna girmek isteyen bir kişi (talip), bir mürşidin (dedenin) huzurunda söz verir. Buna “ikrar vermek” denir. Bu yolda kendisine eşlik edecek, yol gösterecek bir de yol kardeşi seçer. Buna “musahiplik” denir. Musahipler, ömür boyu birbirlerine maddi ve manevi olarak destek olmaya, birbirlerinin hatalarını düzeltmeye ve iyi günde kötü günde yan yana olmaya söz verirler. Tıpkı öz kardeş gibi olurlar.
Adım 3: Benzerliği açıklayalım.
İşte benzerlik tam da burada ortaya çıkıyor! Her iki durumda da temel olan şey gönüllü kardeşlik ve dayanışmadır.
Ensar ve muhacir, kan bağları olmamasına rağmen din bağıyla kardeş olup birbirlerine destek olmuşlardır. Aynı şekilde, musahipler de kan bağları olmamasına rağmen yol kardeşliği bağıyla birbirlerine ömür boyu destek olma sözü verirler. İkisi de fedakârlık, sevgi ve karşılıksız yardımlaşma üzerine kurulmuş çok güçlü bir kardeşlik bağıdır.
Soru 22: On İki Hizmet, Gülbank, Semah. Bu ifadeler hangi tasavvufi yorumla ilgilidir?
Bu kavramlar bize çok tanıdık gelmeli. Cem töreninde karşılaştığımız bu ifadeler, doğrudan Alevilik-Bektaşilik yorumu ile ilgilidir.
- On İki Hizmet: Cem töreninin düzenli bir şekilde yürümesi için görevli on iki kişinin yaptığı hizmetlerdir.
- Gülbank: Alevilik-Bektaşilikte belirli amaçlarla okunan dualardır.
- Semah: Cem sırasında müziğe eşlik ederek yapılan, manevi anlamlar taşıyan bir tür ritüel danstır.
Soru 23: Cem erkânı on iki hizmet üzerinden yürütülür. Rehber, bekçi ve ferrâş bu hizmet gereği erkânda hazır bulunur. Bu cümlede altı çizili olarak verilen cemde on iki hizmetle ilgili görevleri açıklayınız.
Hemen altı çizili görevlilerin cemdeki rollerine bakalım:
- Rehber: Adı üstünde “yol gösterici” demektir. Cem’e katılanlara, özellikle de yol’a yeni giren canlara yol gösterir, yardımcı olur. Dede’nin en yakın yardımcısıdır.
- Bekçi: Cem töreninin sessiz ve huzurlu bir şekilde yapılmasını sağlar. Cemevinin düzenini ve güvenliğini gözetir. Bu görev bazen “gözcü” olarak da adlandırılır.
- Ferrâş: “Süpürgeci” anlamına gelir. Elindeki süpürge ile cem yapılacak alanı sembolik olarak temizler. Bu temizlik sadece yerleri süpürmek değil, aynı zamanda insanların kalplerini de kötü düşüncelerden, kibirden arındırmayı temsil eder. Yani manevi bir temizliktir.
Soru 24: Din ve din anlayışı arasındaki farkları açıklayınız.
Bu da çok önemli bir konu. İkisi sık sık karıştırılsa da aslında farklı şeylerdir.
Adım 1: Din nedir?
Din, Allah tarafından peygamberler aracılığıyla insanlara gönderilen ilahi kurallar bütünüdür. Kaynağı vahiydir. Örneğin, İslam dininin ana kaynağı Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimizin sünnetidir. Din, özünde tektir ve değişmez.
Adım 2: Din anlayışı nedir?
Din anlayışı ise, insanların dini metinleri (Kur’an ve sünneti) kendi bilgileri, kültürleri, yaşadıkları coğrafya ve zamanın şartlarına göre anlamaları ve yorumlamalarıdır. Kaynağı insan aklı ve yorumudur. Bu yüzden zamanla değişebilir ve farklı toplumlarda farklı din anlayışları ortaya çıkabilir.
Sonuç: Temel Fark
Kısacası en temel fark şudur: Din vahiyle gelir ve evrenseldir, din anlayışı ise insan yorumudur ve kültürel, zamansal farklılıklar gösterebilir. Tasavvufi yorumlar da aslında birer din anlayışıdır.
Soru 25: Tabloya göre A ve B bölümünde bahsedilen oruç çeşitleri nelerdir?
Tablodaki ipuçlarını takip ederek bu oruçların ne olduğunu kolayca bulabiliriz.
A Bölümü:
Buradaki ipuçları: “Genellikle 3 gün tutulur” ve “Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in hasta olması üzerine şifa için tutulmuştur”. Bu özellikler bize Hızır Orucu‘nu hatırlatıyor. Hızır Orucu, şubat ayında genellikle 3 gün boyunca tutulur ve dileklerin kabulü, dertlere derman bulunması için niyet edilir.
B Bölümü:
Buradaki ipuçları ise: “Hicri takvimin ilk ayı”, “Onuncu gün aşuredir” ve “Matem orucudur”. Hicri takvimin ilk ayı Muharrem ayıdır. Bu ayda tutulan, özellikle Kerbela’da Hz. Hüseyin ve ailesinin şehit edilmesi nedeniyle tutulan yasa (matem) orucuna Muharrem Orucu veya Matem Orucu denir.
Sonuç:
- A bölümünde bahsedilen oruç: Hızır Orucu
- B bölümünde bahsedilen oruç: Muharrem Orucu (Matem Orucu)
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Harika iş çıkardın!