6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 144
Merhaba sevgili öğrencim, gönderdiğin soruları senin için inceledim. Bunlar Temel Değerlerimiz ünitesiyle ilgili çok güzel sorular. Gel şimdi birlikte, adım adım bu soruları çözelim ve konuları daha iyi pekiştirelim.
Soru 17: “Erkek olsun kadın olsun, kim inanmış bir insan olarak salih amel işlerse kesinlikle ona güzel bir hayat yaşatacağız ve böylelerin ecirlerini de muhakkak surette yapmış olduklarının daha güzeliyle vereceğiz.” (Nahl suresi, 97. ayet.)
Bu ayete göre
I. İnsanlar salih amellerinin karşılığına dünyada hemen erişeceklerdir.
II. İnanarak salih amel işleyenleri Allah (cc) güzel bir hayatla ödüllendireceğini vaat etmiştir.
III. Yüce Allah, kadın ve erkek tüm kullarını salih amele teşvik etmiştir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) I ve II
C) I ve III
D) II ve III
Çözüm:
Bu soruyu çözmek için bize verilen Nahl suresinin 97. ayetini dikkatlice anlamamız gerekiyor. Haydi gel birlikte ayeti analiz edelim.
Adım 1: Ayetin ilk kısmında “Erkek olsun kadın olsun…” denilerek, iyi ve güzel işler (salih amel) yapma konusunda kadın ve erkek arasında bir ayrım yapılmadığı belirtiliyor. Bu ifade, Allah’ın hem kadınları hem de erkekleri güzel işler yapmaya teşvik ettiğini gösterir. Bu durumda III. ifade doğrudur.
Adım 2: Ayetin devamında “…kim inanmış bir insan olarak salih amel işlerse kesinlikle ona güzel bir hayat yaşatacağız…” deniliyor. Bu, inanan ve iyi işler yapan kişilere Allah’ın bu dünyada “güzel bir hayat” vereceği sözüdür. Yani bu vaattir. Bu da bize II. ifadenin doğru olduğunu gösteriyor.
Adım 3: Şimdi I. ifadeye bakalım. “İnsanlar salih amellerinin karşılığına dünyada hemen erişeceklerdir.” diyor. Ayette “güzel bir hayat yaşatacağız” deniyor ama bunun “hemen” olacağına dair kesin bir bilgi yok. Ödülün bir kısmı bu dünyada, daha güzeli ise ahirette verilecektir. Bu yüzden “hemen” kelimesi bu ifadeyi kesin doğru olmaktan çıkarır. Bu nedenle I. ifadeye tam olarak ulaşamayız.
Adım 4: Sonuç olarak, ayetten kesin olarak çıkarabileceğimiz sonuçlar II ve III numaralı ifadelerdir.
Doğru Cevap: D) II ve III
Soru 18:
I. “Muhakkak ki Allah adaleti, iyilik yapmayı, akrabaya karşı cömert olmayı emreder; hayâsızlığı, kötülüğü ve zorbalığı yasaklar. İşte Allah, aklınızı başınıza alasınız diye size böyle öğüt veriyor.” (Nahl suresi, 90. ayet.)
II. “Allah’a ibadet edin, hiçbir şeyi O’na ortak koşmayın. Anne babaya, yakın akrabaya, yetimlere, ihtiyaç sahibi yoksullara, akrabanız olan komşuya, akraba olmayan komşuya, yanınızda olan arkadaşa, yolda kalmışa… iyilik yapın.” (Nisa suresi, 36. ayet.)
III. “Allah, onlara içinde ebedî kalacakları ve zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kazanç budur.” (Tevbe suresi, 89. ayet.)
Numaralandırılmış ayetlerden hangileri toplumda birlik ve beraberliği kuvvetlendirecek davranışları vurgulamaktadır?
A) Yalnız I
B) I ve II
C) I ve III
D) II ve III
Çözüm:
Harika bir soru daha! Burada bizden, hangi ayetlerin toplumdaki birliği ve beraberliği güçlendiren davranışlardan bahsettiğini bulmamız isteniyor. Ayetleri tek tek inceleyelim.
Adım 1: I. ayete bakalım. Bu ayette adalet, iyilik yapmak, akrabaya yardım etmek gibi davranışlar emrediliyor. Adalet ve iyilik, bir toplumun temel direkleridir. Akrabaya yardım etmek ise aile bağlarını, dolayısıyla toplum bağlarını güçlendirir. Bu ayet kesinlikle birlik ve beraberliği kuvvetlendirir.
Adım 2: II. ayeti inceleyelim. Burada kime karşı iyi davranmamız gerektiği sıralanmış: anne baba, akrabalar, yetimler, yoksullar, komşular, arkadaşlar, yolda kalmışlar… Bu sayılanların hepsi toplumun farklı kesimleridir. Onlara iyilik yapmak, aramızdaki sevgiyi, saygıyı ve dayanışmayı artırır. Bu da doğrudan toplumda birlik ve beraberliği sağlar.
Adım 3: III. ayete geldik. Bu ayet, iyi işler yapanların ahirette alacağı ödülden, yani cennetten bahsediyor. Bu, insanları iyi davranışlar yapmaya motive eder ama doğrudan toplumdaki birlik ve beraberliği sağlayacak bir davranıştan söz etmiyor, bir sonuçtan bahsediyor. Soru ise bizden “davranışları vurgulayan” ayetleri istiyor.
Adım 4: Bu durumda, I. ve II. ayetler doğrudan toplumdaki birlik ve beraberliği güçlendirecek davranışları anlatırken, III. ayet bu davranışların ahiretteki karşılığını anlatıyor. Bu yüzden doğru cevabımız I ve II olmalıdır.
Doğru Cevap: B) I ve II
Soru 19: “… Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, / Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.” (Mehmet Âkif ERSOY)
makber: Kabir.
âgûş: Kucak.
Bu dizelerden
I. Babası şehit olanların cennette sahip olacağı mükâfat daha büyüktür.
II. Şehitlik, nesilden nesile devralınan yüce bir mertebedir.
III. Şehitler kabre sığdırılamayacak derecede büyük bir makamdadırlar.
IV. Şehitlerimiz kollarını açarak onlara kavuşmayı bekleyen Hz. Peygamber ile cennette buluşacaklardır.
ifadelerinden hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I
B) I ve II
C) III ve IV
D) II, III ve IV
Çözüm:
Bu soruda da İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Âkif Ersoy’un çok anlamlı dizelerini yorumlamamız gerekiyor. Şiirleri yorumlarken kelimelerin ardındaki derin anlamları düşünmeliyiz.
Adım 1: İlk dizeye bakalım: “Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber”. Şair burada şehide sesleniyor ve ondan bir mezar (makber) istememesini söylüyor. Neden? Çünkü şehidin makamı o kadar yücedir ki, sıradan bir mezara sığmaz. Bu ifade, şehitlerin çok büyük bir makamda olduğunu, bir kabirle sınırlandırılamayacağını anlatır. Dolayısıyla III. ifade doğrudur.
Adım 2: İkinci dizeye geçelim: “Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.” Âgûş, kucak demekti. Yani “Peygamberimiz sana kucağını açmış bekliyor” deniliyor. Bu da şehitlerin, Peygamber Efendimiz tarafından karşılanacağını ve onunla buluşacaklarını gösteriyor. Bu durumda IV. ifade de doğrudur.
Adım 3: Şimdi diğer ifadelere bakalım. I. ifadede “Babası şehit olanların mükâfatı daha büyüktür” deniyor. Şiirde böyle bir karşılaştırma veya bilgi yok. “Şehid oğlu şehid” ifadesi, bu milletin ne kadar çok şehit verdiğini, kahramanlığın babadan oğula geçtiğini anlatan bir sesleniştir. Bir ödül karşılaştırması değildir. Bu yüzden I. ifadeye ulaşamayız.
Adım 4: II. ifadede “Şehitlik, nesilden nesile devralınan yüce bir mertebedir” deniyor. “Şehid oğlu şehid” ifadesi bunu çağrıştırsa da, dizelerin ana mesajı şehidin kabre sığmayacak yüceliği ve Peygamber’e kavuşmasıdır. III ve IV numaralı ifadeler şiirde çok daha net ve doğrudan anlatılıyor. Seçeneklere baktığımızda III ve IV’ün birlikte olduğu bir şık var. Bu, en kesin ve doğru çıkarımdır.
Adım 5: Sonuç olarak, bu dizelerden en net şekilde çıkarabileceğimiz anlamlar, şehitlerin makamının yüceliği (III) ve Peygamberimizle buluşacaklarıdır (IV).
Doğru Cevap: C) III ve IV
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Anlamadığın bir yer olursa çekinmeden sorabilirsin. Başarılar dilerim!