6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 143
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersimizdeki bazı sorulara birlikte göz atacağız. Bu soruları dikkatlice okuyup, adım adım nasıl çözebileceğimizi öğreneceğiz. Haydi başlayalım!
12. Dinin ve dinî değerlerin toplumsal bütünleşmeye katkıları nelerdir? Kısaca açıklayınız.
Bu soruda dinin bizleri nasıl bir araya getirdiğini, aramızdaki bağları nasıl güçlendirdiğini düşünmemiz isteniyor. Tıpkı bir yapbozun parçaları gibi, toplumdaki farklı insanlar nasıl bir araya gelip bir bütün oluşturur, din buna nasıl yardımcı olur? İşte cevabı:
Adım 1: Din, insanlara ortak inançlar ve ibadetler sunar. Aynı Allah’a inanan, aynı peygamberi seven, aynı şekilde ibadet eden insanlar kendilerini büyük bir ailenin parçası gibi hissederler. Cuma ve bayram namazlarında camilerde omuz omuza durmamız bunun en güzel örneğidir.
Adım 2: Dinî bayramlar ve kandiller, dargınların barıştığı, büyüklerin ziyaret edildiği, komşularla ikramların paylaşıldığı özel günlerdir. Bu günler sayesinde sevgimiz ve dostluğumuz artar, aramızdaki bağlar kuvvetlenir.
Adım 3: Dinimiz bize yardımlaşmayı ve dayanışmayı emreder. Zekât, sadaka, kurban gibi ibadetler sayesinde zenginler, ihtiyacı olanlara yardım eder. Bu da toplumda “biz” olma duygusunu güçlendirir ve insanlar arasındaki ekonomik farkların büyümesini engeller.
Kısacası din, ortak inançlar, ibadetler, özel günler ve yardımlaşma gibi değerlerle toplumun çimentosu gibidir; insanları birbirine bağlar ve toplumsal bütünlüğü sağlar.
13. Vatanımıza, milletimize, bayrağımıza ve millî marşımıza karşı görev ve sorumluluklarımız nelerdir? Kısaca açıklayınız.
Bu soru, bir vatandaş olarak ülkemize ve bizi biz yapan değerlere karşı sorumluluklarımızı hatırlatıyor. Tıpkı ailemize karşı görevlerimiz olduğu gibi, büyük ailemiz olan vatanımıza karşı da görevlerimiz vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
- Vatanımızı sevmek ve korumak: Ülkemizin her karış toprağını sevmek, ona zarar gelmemesi için çalışmak ve gerektiğinde onu savunmak en temel görevimizdir.
- Milletimizin birliğine katkıda bulunmak: Farklılıklarımızı bir zenginlik olarak görüp, birlik ve beraberlik içinde yaşamalıyız.
- Bayrağımıza ve Millî Marşımıza saygı göstermek: Bayrağımız bağımsızlığımızın, Millî Marşımız ise özgürlük mücadelemizin sembolüdür. Onları gördüğümüzde ve duyduğumuzda saygı göstermeli, temiz ve yüksekte tutmalıyız.
- Çalışkan olmak: Derslerimize iyi çalışarak, ileride mesleğimizi en iyi şekilde yaparak ülkemizin gelişmesine katkı sağlamalıyız.
- Sorumluluklarımızı yerine getirmek: Kanunlara uymak, vergimizi vermek, oy kullanmak gibi vatandaşlık görevlerimizi yerine getirmeliyiz.
14. Süleyman Çelebi’nin yaklaşık 600 yıl önce Hz. Peygamber’in doğumunu ve güzel özelliklerini anmak adına kaleme aldığı Mevlit adlı eseri önceleri yalnızca Mevlit kandillerinde okunmaktaydı. Sonra diğer kandillerde, önemli gün ve gecelerde de sevilerek okunmaya başlanmıştır. Zamanla Anadolu’da her kesimden ve her yaş grubundan insanın doğum, sünnet, düğün, asker uğurlama, ölüm gibi sevinç ve hüzünle ilgili tüm özel günlerinde de tercih ettiği bir merasim hâlini almıştır. Buna göre mevlidin Anadolu toplumunda bu derece kabul görmesinin başlıca nedeni nedir?
Bu soruyu çözmek için paragrafın içinde saklı olan ipuçlarını bulmalıyız. Paragraf bize Mevlid’in zamanla nasıl hayatımızın bir parçası olduğunu anlatıyor.
Adım 1: Paragrafı dikkatlice okuduğumuzda, Mevlid’in sadece kandillerde değil, aynı zamanda doğum, sünnet, düğün, asker uğurlama ve ölüm gibi hayatımızın en önemli anlarında okunduğunu görüyoruz.
Adım 2: Demek ki Mevlid, hem en mutlu anlarımızda sevincimizi paylaşmak için hem de en hüzünlü anlarımızda acımızı hafifletmek için başvurduğumuz bir gelenek haline gelmiş.
Sonuç: Mevlid’in Anadolu’da bu kadar çok sevilip kabul görmesinin temel nedeni, Peygamber Efendimize duyulan derin sevginin bir ifadesi olması ve insan hayatının doğumdan ölüme kadar tüm önemli ve özel anlarına (sevinçli ve hüzünlü) eşlik ederek manevi bir anlam katmasıdır.
15. Kandillerin hangi özellikleri insanların birbiriyle kaynaşmasını sağlamaktadır?
Kandil geceleri, bizleri birbirimize daha da yakınlaştıran çok özel zamanlardır. Peki, bu nasıl oluyor? İşte kandillerin birleştirici özellikleri:
- Ziyaretleşme: Kandil vesilesiyle akrabalarımızı, komşularımızı ve dostlarımızı ziyaret ederiz. Bu ziyaretler aramızdaki sevgiyi ve muhabbeti artırır.
- Tebrikleşme: Birbirimizin kandilini kutlarız. Telefonla arayarak, mesaj atarak ya da yüz yüze iyi dileklerimizi iletiriz. Bu, birbirimizi hatırladığımızı ve önemsediğimizi gösterir.
- İkramlaşma: Kandil simidi gibi özel yiyecekler yapar ve komşularımızla paylaşırız. Paylaşmak, dostlukları pekiştirir.
- Ortak İbadet: Camilere giderek birlikte dua eder, namaz kılarız. Aynı amaç için bir araya gelmek, birlik duygumuzu güçlendirir.
- Barışma ve Helalleşme: Kandiller, küslerin barışması için harika bir fırsattır. İnsanlar bu mübarek gecelerin hatırına birbirlerini affederler.
16. Aşağıdakilerden hangisi toplumumuzda Hz. Peygamber’e ve Ehlibeyt’e duyulan sevginin örneklerinden biri değildir?
Bu soruda bizden Peygamberimize ve onun ailesi olan Ehlibeyt’e duyulan sevginin bir göstergesi olmayan seçeneği bulmamız isteniyor. Haydi şıkları tek tek inceleyelim.
Adım 1: Şıkları Değerlendirelim
a) Hz. Peygamber’in ve Ehlibeyt’in isimlerinin çocuklara verilmesi
Bu kesinlikle bir sevgi göstergesidir. Toplumumuzda Muhammed, Mustafa, Ali, Hasan, Hüseyin, Fatma gibi isimler çok yaygındır ve bu, onlara duyulan sevgi ve saygıdandır.b) Ehlibeyt’e devlet kurumlarında özel görev hakkı verilmesi
Günümüz Türkiye’sinde devlet kurumlarında hiç kimseye soyundan dolayı özel bir hak veya görev verilmez. Devlet yönetimi liyakate, yani kişinin o işi yapabilme yeteneğine dayanır. Bu nedenle bu seçenek, günümüz toplumundaki bir sevgi göstergesi değildir.c) Allah Resulü’nün (sav) adı anıldığında ona salavat ve selam getirilmesi
Peygamberimizin adı anıldığında “sallallahu aleyhi ve sellem” demek veya salavat getirmek, ona olan sevgimizin ve saygımızın en önemli ifadelerinden biridir. Bu da doğru bir örnektir.d) Osmanlı’da Ehlibeyt’in doğru kayıtlarının tutulabilmesi için özel bir müessese kurulması
Tarihimizde, Osmanlı Devleti’nde Peygamberimizin soyundan gelenlerin kayıtlarını tutan “Nakîbü’l-eşrâflık” adında bir kurum vardı. Bu, Ehlibeyt’e verilen değeri ve saygıyı gösteren tarihsel bir örnektir.Adım 2: Doğru Cevabı Bulalım
İncelediğimizde A, C ve D şıklarının Peygamberimize ve Ehlibeyt’e duyulan sevginin birer örneği olduğunu görüyoruz. Ancak B şıkkındaki ifade, günümüz toplum yapısında geçerli bir uygulama değildir.
Sonuç: Doğru cevap B şıkkıdır.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Unutmayın, soruları dikkatlice okumak ve adım adım düşünmek her zaman en doğru sonuca ulaşmanızı sağlar. Başarılar dilerim