6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 112
Merhaba sevgili öğrencim! Ders kitabındaki soruları birlikte analiz edip çözelim. Bu konuları anlaman için sana adım adım, tane tane anlatacağım. Hazırsan başlayalım!
Soru 1: SIRA SENDE
Günümüzde farklı ülkelere göç etmek zorunda kalan insanlar neler yaşamaktadır? Sizce onlar için neler yapılabilir? Aşağıdaki boşluğa görüşlerinizi yazınız.
Çözüm:
Bu soru, günümüz dünyasındaki önemli bir konuya dikkat çekiyor ve bizden empati kurmamızı, yani kendimizi o insanların yerine koymamızı istiyor. Haydi gel, bu konuyu birlikte düşünelim.
Unutma, hiç kimse keyfi olarak evini, vatanını, sevdiklerini geride bırakmak istemez. Eğer insanlar göç etmek zorunda kalıyorsa, bunun arkasında savaş, açlık, doğal afetler gibi çok ciddi sebepler vardır.
Adım 1: Göç Etmek Zorunda Kalan İnsanların Yaşadığı Zorluklar
Bir an için düşünelim, her şeyini geride bırakıp bilmediğin bir yere gitmek zorunda kalsaydın neler hissederdin? İşte bu insanlar genellikle şu gibi zorluklarla karşılaşıyorlar:
- Vatan Hasreti: Evlerini, arkadaşlarını, alıştıkları düzeni geride bırakmanın üzüntüsünü yaşarlar.
- Tehlikeli Yolculuklar: Göç yolları genellikle çok tehlikelidir. Denizlerde, dağlarda zorlu şartlarda yolculuk yaparlar.
- Dil ve Kültür Farklılığı: Gittikleri yeni ülkede dili bilmedikleri için iletişim kurmakta zorlanırlar. Yemekler, gelenekler, yaşam tarzı onlara çok yabancı gelebilir.
- Barınma ve İş Sorunları: Yeni bir hayata başlarken kalacak güvenli bir yer ve geçimlerini sağlayacak bir iş bulmakta büyük güçlük çekerler.
- Ön Yargı ve Dışlanma: Maalesef bazı insanlar, farklı oldukları için göçmenlere karşı ön yargılı davranabilir ve onları dışlayabilirler. Bu, en çok üzen durumlardan biridir.
- Eğitim ve Sağlık: Çocukları okullarına devam etmekte, kendileri de sağlık hizmetlerinden yararlanmakta zorluklar yaşayabilirler.
Adım 2: Onlar İçin Neler Yapabiliriz?
Peki, bu zorlukları yaşayan insanlara nasıl yardımcı olabiliriz? Hem devletler hem de bizler birey olarak bir şeyler yapabiliriz.
- Devletler ve Büyük Kuruluşlar: Güvenli barınma alanları oluşturabilir, yiyecek ve giyecek yardımı yapabilirler. Dil kursları ve meslek edindirme programları düzenleyerek yeni hayata uyumlarını kolaylaştırabilirler. Çocukların eğitimlerine devam etmelerini sağlamalıdırlar.
- Bizler Neler Yapabiliriz?:
- En önemlisi ön yargılı olmamak! Onları tanımaya çalışmalı, farklılıklarına saygı duymalıyız.
- Okulumuza veya mahallemize yeni gelen bir göçmen arkadaşımız olursa ona “Hoş geldin!” diyebiliriz. Ona okulu tanıtabilir, oyunlarımıza dahil edebiliriz.
- Yardım kampanyalarına (kıyafet, kitap, oyuncak toplama gibi) destek olabiliriz.
- Onların hikayelerini dinlemeye çalışarak ve onlara karşı güler yüzlü ve anlayışlı davranarak bile onlara çok büyük bir iyilik yapmış oluruz.
Soru 2: DÜŞÜNELİM PAYLAŞALIM
Hz. Peygamber zamanında insanlar şehir dışına veya yolculuklara çıkarken değerli eşyalarını birine emanet ederlerdi. Mekkeliler Hz. Muhammed’in (sav) getirdiği dine inanmasalar da mallarını ona emanet etmeye devam etmişlerdi. Bu durum Hz. Peygamber’in hangi özelliğini göstermektedir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Bu soru, Peygamber Efendimizin karakterinin ne kadar güçlü ve örnek bir karakter olduğunu anlamamız için harika bir ipucu veriyor. Metni dikkatlice inceleyelim.
Adım 1: Durumu Anlayalım
Soruda çok ilginç bir durum var. Mekke’deki insanlar, yani müşrikler, Hz. Muhammed’in (sav) peygamberliğini kabul etmiyorlar, hatta ona karşı çıkıyorlar. Ama iş en değerli eşyalarını, paralarını, mücevherlerini birine bırakmaya gelince, hiç tereddüt etmeden kime gidiyorlar? Hz. Muhammed’e (sav).
Adım 2: Bu Davranışın Anlamı Nedir?
Sen, en sevdiğin ve en değerli eşyanı kime emanet edersin? Tabii ki en çok güvendiğin kişiye, değil mi? O eşyayı kaybetmeyeceğinden, ona zarar vermeyeceğinden ve istediğinde sana geri vereceğinden emin olduğun birine verirsin. İşte Mekkeliler de tam olarak böyle düşünüyorlardı. Onun getirdiği dine inanmasalar bile, onun asla yalan söylemeyeceğini, emanete ihanet etmeyeceğini çok iyi biliyorlardı.
Adım 3: Sonuç: Peygamberimizin Öne Çıkan Özelliği
Bu durum, Hz. Muhammed’in (sav) en belirgin özelliği olan güvenilir olmasını göstermektedir. O kadar güvenilir bir insandı ki, daha peygamber olmadan önce bile Mekke halkı ona “Muhammedü’l-Emin” yani “Güvenilir Muhammed” lakabını takmıştı. Düşmanları bile onun bu özelliğini kabul etmek ve ona saygı duymak zorundaydı.
Hatta biliyor musun, Peygamberimiz Mekke’den Medine’ye gizlice hicret edeceği gece, yani canının tehlikede olduğu bir anda bile bu emanetleri düşünmüştür. Kendisi yola çıktıktan sonra emanetleri sahiplerine geri vermesi için Hz. Ali’yi görevlendirmiştir. Bu olay, onun emanete ne kadar büyük bir önem verdiğinin en güzel kanıtıdır.
Kısacası cevap: Bu durum, Hz. Peygamber’in güvenilir (emin) bir insan olduğunu göstermektedir.