5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Lisans Yayıncılık Sayfa 65
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Harika bir konuyla karşı karşıyayız! Kitabınızdaki bu güzel etkinlikleri ve soruları gelin birlikte inceleyip cevaplayalım. Bir öğretmeniniz olarak size adım adım, en anlaşılır şekilde anlatacağım.
Soru 1: Etkinlik – Okuyalım: “Keşke Sen de Uyusaydın!” başlıklı metinde, “Anlatılan olayda, babası oğluna niçin böyle bir cevap vermiş olabilir. Arkadaşlarınızla konuşalım.”
Bu soruyu cevaplamak için önce hikayeyi doğru anlamamız gerekiyor. Hadi gelin bu güzel hikayenin bize ne anlatmak istediğini birlikte çözelim.
Adım 1: Durumu Anlayalım
Hikayedeki çocuk, gecenin bir vaktinde kalkıp Kur’an-ı Kerim okuyor. Bu yaptığı çok güzel ve sevap bir davranış, değil mi? Ancak bu sırada evdeki diğer insanların mışıl mışıl uyuduğunu görüyor ve babasına dönüp onları biraz küçümseyen bir ifade kullanıyor: “Bunlar kalkıp da Allah için iki rekât namaz kılsaydı iyi olmaz mıydı? Ölü gibi uyuyorlar.” diyor. Yani, kendi yaptığı ibadetle gururlanıp, ibadet etmeyenleri eleştiriyor.
Adım 2: Babanın Cevabını Yorumlayalım
Babası ona çok bilgece bir cevap veriyor: “Sevgili oğlum! Başkalarının kusurunu araştıracağına keşke sen de uyusaydın!” Peki, babası neden böyle demiş olabilir? Çocuğun ibadet etmesi kötü bir şey mi? Hayır, tabii ki değil! Babanın burada dikkat çekmek istediği şey çok daha önemli bir konu.
Adım 3: Asıl Mesajı Keşfedelim
Babanın bu sözüyle vermek istediği asıl mesaj şudur:
- Kibir ve Gurur Tehlikesi: Bir insan ibadet ettiğinde veya iyi bir şey yaptığında, bu durum onu gurura ve kibre sürüklememelidir. Çocuk, yaptığı ibadet yüzünden kendini diğer insanlardan üstün görmeye başlamış. Bu, dinimizde en sevilmeyen huylardan biridir.
- Başkalarını Yargılamamak: Başkalarının ne yapıp ne yapmadığını, neden uyuduklarını veya neden ibadet etmediklerini yargılamak bize düşmez. Belki de çok yorgunlardı, belki hastaydılar ya da belki bizim bilmediğimiz başka bir sebepleri vardı. İnsanların kusurlarını aramak yerine kendi davranışlarımıza odaklanmalıyız.
- Niyetin Önemi: Yaptığımız ibadetlerin en önemli kısmı niyettir. Eğer bir ibadeti başkalarından üstün olmak için yapıyorsak, o ibadetin değeri Allah katında azalabilir.
Sonuç:
Babanın demek istediği şu: Başkalarını küçümseyerek ve kendini onlardan üstün görerek uyanık kalıp ibadet etmektense, kimseyi yargılamadan, temiz bir kalple uyumak daha iyidir. Önemli olan, ne kadar çok ibadet ettiğimiz değil, o ibadeti hangi kalp ve niyetle yaptığımızdır.
Soru 2: Düşünelim: “Selamlaşırken nelere dikkat etmeliyiz?”
Selamlaşmak, günlük hayatımızın en güzel anlarından biridir. Sadece bir “merhaba” demek değil, çok daha derin anlamları olan bir davranıştır. Gelin bakalım selamlaşırken nelere özen göstermeliyiz.
Adım 1: Selamın Anlamını Bilmek
Kitabımızda da yazdığı gibi, “selam” kelimesi barış, esenlik, güven ve selamet gibi çok güzel anlamlara gelir. Birine selam verdiğimizde aslında ona “Sana benden zarar gelmez, güvendesin, Allah sana esenlik versin.” demiş oluruz. Bu yüzden selam verirken bu güzel anlamları aklımızda tutmalıyız.
Adım 2: Selamlaşma Adabı
Selamlaşırken dikkat etmemiz gereken bazı güzel davranışlar vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
- Güler Yüzlü Olmak: Selam verirken veya alırken somurtmak yerine tebessüm etmek, selamın etkisini artırır ve karşımızdaki kişiyi mutlu eder.
- Sesli ve Anlaşılır Olmak: Selamı, karşımızdakinin duyabileceği bir ses tonuyla, net bir şekilde söylemeliyiz. Kısık sesle veya mırıldanarak selam vermek pek hoş olmaz.
- Göz Teması Kurmak: Selam verdiğimiz kişinin yüzüne bakmak, ona değer verdiğimizi gösterir.
- Selamı Yaygınlaştırmak: Sadece tanıdıklarımıza değil, tanımadığımız insanlara da selam vermek toplumdaki sevgiyi ve güveni artırır.
- Daha Güzeliyle Karşılık Vermek: Bize birisi “Selamün aleyküm” dediğinde, bizim en azından “Ve aleykümselam” diyerek karşılık vermemiz gerekir. Mümkünse “Ve aleykümselam ve rahmetullahi ve berekatüh” gibi daha güzel bir ifadeyle karşılık vermek çok daha iyidir.
- Uygun Durumları Gözetmek: Örneğin, namaz kılan, Kur’an okuyan veya tuvalette olan birine selam verilmez. Bu gibi özel durumlara dikkat etmeliyiz.
Sonuç:
Selamlaşmak, insanlar arasındaki sevgi bağlarını güçlendiren, onlara güven ve huzur veren çok önemli bir adab kuralıdır. Bu yüzden selamlaşırken içten, güler yüzlü ve saygılı olmaya her zaman özen göstermeliyiz.
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Aklınıza takılan başka bir şey olursa çekinmeden sorun olur mu? Başarılar dilerim