5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Lisans Yayıncılık Sayfa 122
Harika bir sayfa! Hadi gel, bir öğretmen olarak bu sayfadaki etkinlikleri ve soruları senin için adım adım çözümleyelim. Eminim çok kolay anlayacaksın.
Soru 1: Şiirde anlatılmak istenen ana fikir nedir? Arkadaşlarınızla konuşalım.
Merhaba sevgili öğrencim, bu soru Yunus Emre’nin o güzel şiiriyle ilgili. Yunus Emre, şiirlerinde her zaman insan sevgisini ve güzel ahlakı ön plana çıkarmıştır. Şimdi gel bu şiirin ana fikrini birlikte bulalım.
Adım 1: Şiiri Anlayalım
Şiirde ne diyor bir bakalım: “Bir kez gönül yıktın ise, Bu kıldığın namaz değil.”
Yani Yunus Emre bize diyor ki, eğer bir insanın kalbini kırarsan, onu çok üzersen, bu davranışın o kadar büyük bir hatadır ki sonrasında kıldığın namaz gibi önemli bir ibadetin bile tam olarak kabul olmayabilir. Kalp kırmak, ibadetin sevabını alıp götürür.
Adım 2: İkinci Kısmı Yorumlayalım
Şiirin devamında ise “Yetmiş iki millet dahi, Elin yüzün yumaz değil.” diyor. Buradaki “yetmiş iki millet” eski bir deyimdir ve “bütün insanlar, tüm insanlık” anlamına gelir. “Elin yüzün yumaz değil” de “seni temizleyemez, arındıramaz” demektir. Yani, bir kalp kırdığında, bütün dünya bir araya gelse bile senin bu yaptığın hatanın manevi kirini temizleyemez.
Sonuç ve Açıklama:
Bu iki adımı birleştirdiğimizde şiirin ana fikri ortaya çıkıyor.
Şiirin ana fikri şudur: Allah katında değerli olan, sadece ibadetleri yerine getirmek değil, aynı zamanda insanlara iyi davranmak ve onların kalbini kırmamaktır. Bir insanı incitmek, yapılan ibadetlerin bile değerini azaltabilecek kadar büyük bir hatadır. Bu yüzden asıl önemli olan, hem ibadetlerimizi yapmak hem de çevremizdeki insanlara karşı sevgi ve saygı dolu olmaktır.
Soru 2: Örf ve âdet denilince ne anlıyoruz?
Bu da çok güzel bir soru! Günlük hayatta sık sık duyduğumuz ama belki de tam olarak ne anlama geldiğini düşünmediğimiz iki kelime: örf ve âdet. Hadi ne olduklarını öğrenelim.
Adım 1: Tanımını Yapalım
Örf ve âdetleri, bir toplumun yazılı olmayan kuralları gibi düşünebilirsin. Yani kanun gibi bir kitapta yazmaz ama toplumdaki çoğu insan tarafından bilinir, kabul edilir ve uygulanır. Bunlar, nesilden nesile aktarılan güzel alışkanlıklarımız ve geleneklerimizdir. Toplumun bir arada, huzur içinde yaşamasını sağlarlar.
Adım 2: Örnekler Verelim
Tanımı daha iyi anlamak için somut örnekler düşünelim:
- Bayramlarda aile büyüklerimizin elini öpmeye gitmemiz.
- Hasta olan bir komşumuzu veya arkadaşımızı ziyaret edip “geçmiş olsun” dememiz.
- Düğünlerde gelin ve damada destek olmak için hediye götürmemiz.
- Eve gelen misafire çay, kahve gibi ikramlarda bulunmamız.
- Askere giden gencimizi coşkuyla uğurlamamız.
Gördüğün gibi bunların hiçbiri bir kanunla zorunlu kılınmamış ama toplum olarak hepimizin yaptığı, bizi biz yapan güzel davranışlardır.
Sonuç ve Açıklama:
Kısacası, örf ve âdet denilince aklımıza şunlar gelmelidir:
Örf ve âdet; bir toplumda çok uzun zamandır uygulanan, halk tarafından benimsenmiş, nesilden nesile aktarılan ve toplumun düzenini sağlayan yazılı olmayan toplumsal kurallar, gelenekler ve alışkanlıklardır. Kitabımızdaki metinde de belirtildiği gibi, bizim örf ve âdetlerimizin birçoğu dinimizin güzel ahlak ilkelerinden (yardımlaşma, komşuluk, büyüklere saygı gibi) beslenmiştir.