6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 125
Merhaba sevgili öğrencim,
Hadi gel birlikte bu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi sorularını inceleyelim ve cevaplarını adım adım bulalım. Eminim ki hepsini kolayca anlayacaksın!
10. Soru: Hz. Peygamber’in güvenilir bir kişiliğe sahip olmasının İslam’ın yayılmasındaki rolünü değerlendiriniz.
Çözüm:
Bu soruyu cevaplarken Peygamber Efendimizin en bilinen lakabını hatırlayalım: “Muhammedü’l-Emin”, yani “Güvenilir Muhammed”. Bu lakap ona peygamberlik gelmeden çok daha önce, Mekke halkı tarafından verilmişti. Hayatı boyunca hiç yalan söylememiş, kimseyi aldatmamış ve her zaman sözünün eri olmuştu.
Adım 1: Peygamber olmadan önceki güvenilirliği. İnsanlar en değerli eşyalarını ona emanet ederlerdi çünkü ona sonuna kadar güvenirlerdi. Bu, onun karakterinin ne kadar sağlam olduğunun bir kanıtıydı.
Adım 2: Peygamberlik ve güven. Allah’tan ilk vahyi aldığında ve insanları İslam’a davet etmeye başladığında, ona ilk inananlar zaten onun ne kadar dürüst ve güvenilir olduğunu bilen kişilerdi. Şöyle düşündüler: “Hayatı boyunca bize hiç yalan söylemeyen bu insan, şimdi Allah hakkında neden yalan söylesin ki?”
Adım 3: İslam’ın yayılmasına etkisi. İşte bu güven duygusu, İslam’ın ilk yıllarında hızla yayılmasının en önemli sebeplerinden biri oldu. İnsanlar, mesajı getiren kişiye güvendikleri için getirdiği mesaja da kulak verdiler ve onu daha kolay kabul ettiler. Kısacası, onun güvenilir kişiliği, İslam davetinin temelini oluşturmuş ve insanların kalplerinin İslam’a ısınmasını sağlamıştır.
11. Soru: Medineliler Akabe Biatlarında Hz. Peygamber’e hangi konularda söz vermişlerdir?
Çözüm:
Akabe Biatları, Medineli Müslümanların Peygamber Efendimize gelip bağlılık yemini ettikleri çok önemli görüşmelerdir. İki tane Akabe Biatı vardır. Hadi gel, bu biatlarda hangi sözleri verdiklerine bakalım.
Öncelikle bilmeliyiz ki bu sözler, Medine’de kurulacak olan yeni İslam toplumunun da temellerini atmıştır.
- Birinci Akabe Biatı’nda verilen sözler:
- Allah’a ortak koşmayacaklarına (şirkten uzak duracaklarına),
- Hırsızlık yapmayacaklarına,
- Zina etmeyeceklerine,
- Çocuklarını öldürmeyeceklerine,
- Kimseye iftira atmayacaklarına,
- İyi ve doğru olan her işte Peygamberimize itaat edeceklerine söz verdiler.
- İkinci Akabe Biatı’nda verilen sözler:
- Bu biatta ise daha kapsamlı bir söz verdiler. Peygamberimiz Medine’ye hicret ederse, onu ve diğer Mekkeli Müslümanları kendi canlarını ve ailelerini korudukları gibi koruyacaklarına dair yemin ettiler. Bu söz, hicretin gerçekleşmesini sağlayan en önemli adımdı.
12. Soru: Hz. Muhammed’in (sav) hicretin ardından Medineli ensar ile Mekkeli muhacirler arasında kardeşlik ilan etmesinin sonuçları nelerdir?
Çözüm:
Bu çok güzel bir soru! Hicretten sonra Mekke’den gelen Müslümanlar (Muhacirler) evlerini, mallarını, her şeylerini geride bırakmışlardı. Medine’deki Müslümanlar (Ensar, yani yardımcılar) ise onlara kucak açtı. Peygamberimiz bu iki grubu “kardeş” ilan etti. Buna “muâhât” denir. Peki, bu kardeşliğin ne gibi güzel sonuçları oldu?
Adım 1: Maddi ve manevi destek. Ensar, muhacir kardeşleriyle evlerini, yiyeceklerini, tarlalarını, kısacası sahip oldukları her şeyi paylaştı. Bu sayede Mekke’den gelenlerin barınma ve geçim sıkıntısı ortadan kalktı. Bu, inanılmaz bir fedakârlıktı.
Adım 2: Toplumsal birlik ve beraberlik. Farklı kabilelerden ve şehirlerden gelen insanlar, bu kardeşlik bağı sayesinde kaynaştılar. Aralarındaki “Mekkeli-Medineli” ayrımı kalktı, hepsi “Müslüman” kimliği altında birleşti. Bu durum, Medine’de çok güçlü bir toplumun doğmasını sağladı.
Adım 3: Yalnızlık hissinin ortadan kalkması. Muhacirler, doğup büyüdükleri toprakları terk etmenin üzüntüsünü ve yalnızlığını yaşıyorlardı. Bu kardeşlik ilanıyla Medine’de yeni bir aile buldular ve kendilerini asla yalnız hissetmediler. Bu da onların yeni hayatlarına daha kolay alışmalarını sağladı.
13. Soru: Aşağıdakilerden hangisi Allah Teala’nın Hz. Peygamber’den insanları uyarmasını ve İslam’a davet etmesini istediği ayettir?
Çözüm:
Bu soruda, Peygamber Efendimize gelen ilk vahiylerden hangisinin ona “Artık insanları açıkça uyar!” emrini verdiğini bulmamız isteniyor. Şıkları tek tek inceleyelim.
A) “Ey örtüsüne bürünen (Peygamber)! Kalk ve uyar! Sadece Rabbini büyük tanı…” (Müddessir suresi, 1-3. ayetler.)
Bu ayette açıkça “Kalk ve uyar!” emri veriliyor. Bu, Peygamberimizin insanları İslam’a açıkça davet etme görevinin başlangıcıdır.
B) “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir alaktan (embriyodan) yarattı.” (Alak suresi, 1-2. ayetler.)
Bu ayetler, Peygamberimize gelen ilk vahiydir. Burada “oku” emri vardır ama henüz insanları uyarma görevi verilmemiştir.
C) “Rabbinin sınırsız şanını yücelt, O’na şükret ve O’ndan bağışlanma dile! Çünkü O, her zaman tövbeleri çokça kabul edendir.” (Nasr suresi, 3. ayet.)
Bu sure, Peygamberimizin vefatına yakın bir zamanda inmiştir ve zaferden sonra Allah’a şükretmeyi anlatır.
D) “Eğer siz ona (Resulullah’a) yardım etmezseniz (bu önemli değil) ona Allah yardım etmiştir…” (Tevbe suresi, 40. ayet.)
Bu ayet ise hicret sırasında yaşanan bir olaydan bahseder.
Gördüğümüz gibi, “Kalk ve uyar!” emrini içeren ayet Müddessir suresindedir.
Sonuç: Doğru cevap A seçeneğidir.
14. Soru: Numaralandırılmış ifadelerin hangileri Mekke’den Medine’ye hicretin sebeplerindendir?
I. Müşriklerin Müslümanlar üzerindeki baskı ve zulümlerinin artması
II. Müslümanların can ve mal güvenliğinin tehlikede olması
III. İslam’ın yaşanmasına izin verilmesi
IV. Müslümanların ibadetlerini özgür bir şekilde yapabilmesi
V. Mekke halkının Allah Resulü’ne (sav) zarar vermek istemesi
Çözüm:
Bu soruda bizden hicretin, yani göçün nedenlerini bulmamız isteniyor. Şöyle düşünelim: İnsanlar neden evlerini terk edip başka bir yere göç ederler? Genellikle bulundukları yerde hayatları zorlaştığı için. Hadi maddeleri bu gözle inceleyelim.
Adım 1: Maddeleri analiz edelim.
- I. ifade: Müşriklerin baskı ve zulmü artmıştı. Evet, bu çok önemli bir sebep. Müslümanlara işkence ediyor, onlarla alay ediyor ve hayatı onlara zindan ediyorlardı. Bu bir sebeptir.
- II. ifade: Müslümanların can ve mal güvenliği tehlikedeydi. Baskılar o kadar artmıştı ki artık hayatları tehlikedeydi. Bu da bir sebeptir.
- III. ifade: İslam’ın yaşanmasına izin verilmesi. Bu bir sebep değil, bir sonuçtur veya amaçtır. Müslümanlar, İslam’ı yaşayabilmek için hicret ettiler. Mekke’de buna izin verilmiyordu.
- IV. ifade: İbadetlerini özgürce yapabilmek. Tıpkı III. madde gibi, bu da hicretin bir amacıdır, sebebi değil. Mekke’de ibadetlerini özgürce yapamadıkları için hicret ettiler.
- V. ifade: Mekkelilerin Peygamberimize zarar vermek istemesi. Evet, hatta onu öldürmek için bir plan bile yapmışlardı. Bu, hicret kararını hızlandıran son ve en kritik sebeptir. Bu da bir sebeptir.
Adım 2: Sebepleri bir araya getirelim.
Analizimize göre hicretin sebepleri I, II ve V numaralı ifadelerdir.
Şimdi şıklara bakalım:
A) I ve III
B) II ve IV
C) I, II ve V
D) III, IV ve V
Sonuç: Doğru cevap C seçeneğidir.
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Başarılar dilerim