5. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Work Book 1. Kitap Sayfa 45
Merhaba sevgili öğrencilerim! Haydi gelin, kitabımızdaki bu güzel alıştırmaları birlikte, adım adım çözelim. Eminim hepsini kolayca anlayacaksınız.
7. Look at the clues and make sentences about where they were and what they did yesterday. Then write a suitable question tag at the end of each sentence.
(İpuçlarına bakın ve dün nerede oldukları ve ne yaptıkları hakkında cümleler kurun. Sonra her cümlenin sonuna uygun bir “değil mi?” sorusu ekleyin.)
Bu alıştırmada bizden istenen şey, verilen kelimelerle geçmiş zamanda (Simple Past Tense) anlamlı cümleler kurmak ve sonuna da “değil mi?” anlamına gelen pekiştirme soruları (Question Tags) eklemek. Unutmayın, cümlemiz olumlu ise sorumuz olumsuz, cümlemiz olumsuz ise sorumuz olumlu olur. Haydi başlayalım!
1. Aslı/hospital/feel ill
Adım 1: Önce cümlemizi kuralım. Aslı dün hastanedeydi çünkü hasta hissediyordu. Bunu İngilizce yazalım: Aslı was at the hospital yesterday because she felt ill.
Adım 2: Şimdi “değil mi?” sorusunu ekleyelim. Cümlemizin ana kısmı “Aslı was at the hospital…” olumlu bir cümle. Bu yüzden sorumuz olumsuz olacak. Cümlede “was” kullandığımız için, sorumuz da “wasn’t” ile başlayacak. Öznemiz “Aslı” yani “she” olduğu için sorumuz wasn’t she? olur.
Sonuç: Aslı was at the hospital yesterday because she felt ill, wasn’t she?
2. We/café/drink coffee
Adım 1: Cümlemizi kuralım. Dün kafede kahve içtik. “Drink” fiilinin geçmiş zaman hali “drank” olur. Cümlemiz: We drank coffee at the café yesterday.
Adım 2: Sorumuzu ekleyelim. Cümlemiz olumlu. Cümlede yardımcı fiil yok, ana fiilimiz “drank” (geçmiş zaman). Bu durumda “do” fiilinin geçmiş zaman hali olan “did” fiilini kullanırız. Cümle olumlu olduğu için sorumuz olumsuz, yani didn’t we? olacak.
Sonuç: We drank coffee at the café yesterday, didn’t we?
3. My parents/amusement park/have fun
Adım 1: Annem ve babam dün lunaparkta eğlendiler. “Have fun” ifadesinin geçmiş zaman hali “had fun” olur. Cümlemiz: My parents had fun at the amusement park yesterday.
Adım 2: Sorumuzu ekleyelim. Cümlemiz olumlu ve ana fiilimiz “had”. Yine “did” kullanacağız. Cümle olumlu, o zaman sorumuz olumsuz olacak. Öznemiz “My parents” yani “they” olduğu için sorumuz didn’t they? olur.
Sonuç: My parents had fun at the amusement park yesterday, didn’t they?
4. I/railway station/wait for the train
Adım 1: Dün tren istasyonunda treni bekledim. “Wait” fiilinin geçmiş zaman hali “waited” olur. Cümlemiz: I waited for the train at the railway station yesterday.
Adım 2: Sorumuzu ekleyelim. Cümlemiz olumlu ve fiilimiz “waited”. Yine “did” kullanacağız ve sorumuz olumsuz olacak. Öznemiz “I” olduğu için sorumuz didn’t I? şeklinde olur.
Sonuç: I waited for the train at the railway station yesterday, didn’t I?
5. They/library/study quietly
Adım 1: Onlar dün kütüphanede sessizce ders çalıştılar. “Study” fiilinin geçmiş zaman hali “studied” olur. Cümlemiz: They studied quietly at the library yesterday.
Adım 2: Sorumuzu ekleyelim. Olumlu bir cümle, fiilimiz “studied”. Sorumuz olumsuz ve “did” ile kurulacak. Öznemiz “they” olduğu için sorumuz didn’t they? olur.
Sonuç: They studied quietly at the library yesterday, didn’t they?
6. Mehmet/shopping mall/buy new shoes
Adım 1: Mehmet dün alışveriş merkezinden yeni ayakkabılar aldı. “Buy” fiilinin geçmiş zaman hali “bought” olur. Cümlemiz: Mehmet bought new shoes at the shopping mall yesterday.
Adım 2: Sorumuzu ekleyelim. Cümlemiz olumlu, fiilimiz “bought”. Sorumuz olumsuz olacak ve “did” kullanacağız. Öznemiz “Mehmet” yani “he” olduğu için sorumuz didn’t he? olur.
Sonuç: Mehmet bought new shoes at the shopping mall yesterday, didn’t he?
8. Match the halves of the sentences.
(Cümlelerin yarılarını eşleştirin.)
Bu alıştırmada cümlelerin başıyla sonunu anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde birleştireceğiz. Haydi doğru eşleri bulalım!
Adım 1: Cümleleri tek tek okuyup en mantıklı devamını bulalım.
- 1. They decided to go to a café … (Onlar bir kafeye gitmeye karar verdiler…) Kafeler dinlenmek ve kahve içmek için harika yerlerdir. Bu yüzden e. where they can relax and drink coffee. (…dinlenip kahve içebilecekleri bir yer.) en uygun devamı olur.
- 2. A railway station is a place … (Bir tren istasyonu bir yerdir…) Tren istasyonunda ne yapılır? İnsanlar trenlerini bekler. Bu yüzden f. where people keep going for their train. (…insanların trenleri için gitmeye devam ettiği bir yer.) en mantıklı seçenek.
- 3. I didn’t understand … (Anlamadım…) Genellikle neyi anlamadığımızı söyleriz. Mesela birinin neden bir şey yaptığını. Bu yüzden d. why you wanted to go there again. (…oraya neden tekrar gitmek istediğini.) cümleyi çok güzel tamamlıyor.
- 4. I love walking in the park … (Parkta yürümeyi severim…) Parkta ne zaman yürümeyi severiz? Genellikle hava güzel olduğunda. Bu yüzden a. when the weather is nice. (…hava güzel olduğunda.) en doğru seçenek.
- 5. She enjoys watching plays at the theatre … (O, tiyatroda oyun izlemekten hoşlanır…) Ne zaman hoşlanır? Boş zamanı olduğunda. Bu yüzden b. when she has free time. (…boş zamanı olduğunda.) cümleyi tamamlar.
Sonuç:
1 – e
2 – f
3 – d
4 – a
5 – b
9. Read the dialogue and circle the correct option in bold.
(Diyaloğu okuyun ve kalın yazılmış doğru seçeneği yuvarlak içine alın.)
Şimdi de Duru ve Cemre arasındaki konuşmayı okuyup doğru kelimeleri seçeceğiz. İngilizce’deki bazı küçük ama önemli kuralları hatırlama zamanı!
Duru: Hi! Are you free this Saturday?
Cemre: Yeah! I want to do something/anything fun this weekend.
Adım 1: Cemre olumlu bir cümle kuruyor (“…eğlenceli bir şeyler yapmak istiyorum.”). Olumlu cümlelerde “bir şey” derken something kullanırız. Anything ise genellikle soru ve olumsuz cümlelerde kullanılır.
Duru: Great! There’s a good/well film at the cinema. How about watching it together?
Adım 2: Burada “film” kelimesini, yani bir ismi niteliyoruz. İsimleri niteleyen kelimelere sıfat (adjective) deriz. Good (iyi) bir sıfattır. Well ise genellikle fiilleri niteleyen bir zarftır (adverb) ve “iyi bir şekilde” anlamına gelir.
Cemre: Sounds good! We can meet in front of the cinema at/in 2 p.m.
Adım 3: İngilizcede saatlerden önce her zaman at edatını (preposition) kullanırız. Bu bir kuraldır: at 2 p.m., at 5 o’clock gibi.
Duru: Do you want to eat something/anything before the film?
Adım 4: Duru burada bir soru soruyor ama aynı zamanda bir teklifte bulunuyor (“Filmden önce bir şeyler yemek ister misin?”). Birine bir şey teklif ederken veya ikram ederken sorularda anything yerine something kullanmak daha yaygındır.
Cemre: Why not, but we should eat quick/quickly before it starts.
Adım 5: Cemre nasıl yemeleri gerektiğini söylüyor: “hızlıca”. “Yemek” (eat) bir fiildir ve fiilleri niteleyen kelimelere zarf (adverb) deriz. Quickly (hızlıca, çabucak) bir zarftır. Quick ise sıfattır (hızlı).
Duru: See you at/on Saturday, then.
Adım 6: Günlerden önce de her zaman on edatını kullanırız. Bu da bir kuraldır: on Saturday, on Monday gibi.
Sonuç:
1. something
2. good
3. at
4. something
5. quickly
6. on
Harikasınız çocuklar! Bütün alıştırmaları başarıyla tamamladık. Takıldığınız bir yer olursa sormaktan çekinmeyin!