5. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Work Book 1. Kitap Sayfa 52
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben 5. sınıf İngilizce öğretmeninim. Gönderdiğin görseldeki alıştırmaları senin için adım adım analiz edip çözeceğim. Haydi birlikte bu soruları kolayca anlayalım ve çözelim!
7. Alıştırma: Cümleleri “for” veya “since” ile Tamamlama
Öncelikle küçük bir hatırlatma yapalım. Bu konuyu daha iyi anlaman için anahtar bir bilgimiz var:
- Eğer bir eylemin ne kadar süredir yapıldığını söylüyorsak, yani bir zaman diliminden (iki saat, on yıl, beş ay gibi) bahsediyorsak “for” kullanırız.
- Eğer bir eylemin ne zamandan beri yapıldığını söylüyorsak, yani bir başlangıç noktasından (2014’ten beri, dünden beri, ben çocukken beri gibi) bahsediyorsak “since” kullanırız.
1. I have lived in Hatay ______ 2014.
Çözüm: since
Adım 1: Cümledeki zaman ifadesine bakalım: “2014”.
Adım 2: “2014” bir zaman dilimi midir, yoksa bir başlangıç noktası mı? Tabii ki bir başlangıç noktası! Olayın başladığı yılı gösteriyor. Bu yüzden doğru cevabımız “since” olmalı. Cümlenin Türkçesi: “Ben 2014’ten beri Hatay’da yaşıyorum.”
2. We have celebrated this food festival ______ ten years.
Çözüm: for
Adım 1: Cümledeki zaman ifadesine bakalım: “ten years” (on yıl).
Adım 2: “On yıl” bir başlangıç noktası değil, bir süreç, yani zaman dilimidir. Eylemin ne kadar sürdüğünü anlatıyor. Bu yüzden doğru cevabımız “for” olmalı. Cümlenin Türkçesi: “Biz bu yemek festivalini on yıldır kutluyoruz.”
3. I have played the piano ______ I was nine.
Çözüm: since
Adım 1: Cümledeki zaman ifadesine bakalım: “I was nine” (ben dokuz yaşındayken).
Adım 2: “Ben dokuz yaşındayken” ifadesi, piyano çalmaya başladığım zamanı, yani bir başlangıç noktasını belirtiyor. Bu yüzden doğru cevabımız “since” olmalı. Cümlenin Türkçesi: “Ben dokuz yaşımdan beri piyano çalıyorum.”
4. My father has been a chef ______ twenty-five years.
Çözüm: for
Adım 1: Cümledeki zaman ifadesine bakalım: “twenty-five years” (yirmi beş yıl).
Adım 2: “Yirmi beş yıl” bir süreyi, bir zaman dilimini ifade ediyor. Babasının ne kadar süredir aşçı olduğunu söylüyor. Bu yüzden doğru cevabımız “for” olmalı. Cümlenin Türkçesi: “Babam yirmi beş yıldır aşçıdır.”
5. I have waited in line to eat the famous kebab ______ thirty minutes.
Çözüm: for
Adım 1: Cümledeki zaman ifadesine bakalım: “thirty minutes” (otuz dakika).
Adım 2: “Otuz dakika” bir zaman dilimidir. Ne kadar süre beklediğimi anlatıyor. Bu yüzden doğru cevabımız “for” olmalı. Cümlenin Türkçesi: “Ünlü kebabı yemek için otuz dakikadır sırada bekliyorum.”
6. The streets have been full of people ______ the festival started.
Çözüm: since
Adım 1: Cümledeki zaman ifadesine bakalım: “the festival started” (festival başladığında).
Adım 2: “Festivalin başlaması” bir başlangıç anıdır. O andan itibaren sokaklar kalabalıklaşmış. Bu yüzden doğru cevabımız “since” olmalı. Cümlenin Türkçesi: “Festival başladığından beri sokaklar insanlarla dolu.”
8. Alıştırma: Diyaloğu Kutudaki Kelimelerle Tamamlama
Bu alıştırmada, Tom ve Emma arasındaki alışveriş diyaloğunu kutudaki doğru kelimelerle dolduracağız. Önce kelimelerin anlamlarına bir göz atalım:
- already: zaten, çoktan
- some: biraz, birkaç
- a few: birkaç (sayılabilen isimlerle)
- many: çok (sayılabilen isimlerle)
- any: hiç (soru ve olumsuz cümlelerde)
- neither: ne o, ne de diğeri
- a little: biraz (sayılamayan isimlerle)
- a bowl of: bir kase
- enough: yeterli, yeterince
Şimdi diyaloğu adım adım tamamlayalım.
Tom: I’m going shopping. Do we need anything special?
Emma: Yes, dear. We have no fruit at home. Please buy both strawberries and grapes.
Tom: Sure. How many pears should I buy?
Emma: Just (1) a few. We don’t eat many pears.
Adım 1: Tom kaç tane armut alması gerektiğini soruyor. Emma ise “Çok fazla armut yemeyiz” diyor. Bu, az sayıda armut istediği anlamına gelir.
Adım 2: “Pears” (armutlar) sayılabilen bir isimdir. Sayılabilen isimlerle “birkaç” anlamında “a few” kullanırız.
Tom: Okay. Is there (2) any milk left?
Emma: No, there isn’t. We have no milk at all.
Adım 1: Tom evde süt olup olmadığını soruyor. Bu bir soru cümlesi.
Adım 2: “Milk” (süt) sayılamayan bir isimdir. Soru cümlelerinde ve olumsuz cümlelerde “hiç” anlamında “any” kullanırız.
Emma: …Please buy one bottle. That should be (3) enough.
Adım 1: Emma hiç sütleri olmadığını söylüyor ve bir şişe almasını istiyor. Ardından “That should be…” diyor. Yani “Bu … olmalı.”
Adım 2: Bir şişe sütün onlara yeteceğini söylüyor. “Yeterli” anlamına gelen kelimemiz “enough”.
Tom: Got it. What about bread?
Emma: We only have (4) a little bread. It’s not enough for the weekend.
Adım 1: Emma ekmeklerinin hafta sonu için yeterli olmadığını söylüyor. Bu, evde az miktarda ekmek olduğu anlamına gelir.
Adım 2: “Bread” (ekmek) sayılamayan bir isimdir. Sayılamayan isimlerle “biraz, az” anlamında “a little” kullanırız.
Tom: How about vegetables?
Emma: Yes! We need (5) some tomatoes, a few cucumbers, and a bowl of salad for dinner.
Adım 1: Emma sebzeye ihtiyaçları olduğunu söylüyor ve domates, salatalık gibi şeyler sayıyor.
Adım 2: “Tomatoes” (domatesler) sayılabilen bir isimdir. Olumlu cümlelerde hem sayılabilen hem de sayılamayan isimlerle “biraz, birkaç” anlamında “some” kullanabiliriz.
Tom: Should I get onions?
Emma: Just a few. We don’t need (6) many.
Adım 1: Tom soğan alıp almaması gerektiğini soruyor. Emma “Sadece birkaç tane” diyor ve ekliyor: “We don’t need…” (İhtiyacımız yok).
Adım 2: “Birkaç tane yeter” dediğine göre, “çoğuna” ihtiyaçları yoktur. Sayılabilen isimlerle (onions) olumsuz cümlelerde “çok” anlamında “many” kullanırız.
Tom: OK. Do we need cheese or yoghurt?
Emma: We need yoghurt, but not cheese. We have got a lot of cheese (7) already.
Adım 1: Emma peynire ihtiyaçları olmadığını, çünkü “çok fazla peynirleri olduğunu” söylüyor.
Adım 2: Cümlenin sonuna, bu durumun önceden var olduğunu belirtmek için “zaten, halihazırda” anlamına gelen “already” kelimesini eklemek en mantıklısıdır.
Tom: Anything else?
Emma: We have (8) neither coffee nor tea at home. Please buy them, too.
Adım 1: Cümlede “nor” kelimesini görüyoruz. Bu bize hemen bir ipucu vermeli!
Adım 2: İngilizcede “ne … ne de …” kalıbı “neither … nor …” şeklinde kurulur. Cümlenin anlamı: “Evde ne kahve ne de çay var.” Bu yüzden boşluğa “neither” gelmelidir.
Umarım açıklamalarım işine yaramıştır. Harika gidiyorsun, böyle devam et!