5. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Work Book 1. Kitap Sayfa 69
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir çalışma sayfası! İngilizcedeki “if” ve “unless” konusunu pekiştirmek için çok güzel sorular var. Gel birlikte bu alıştırmaları adım adım, kolayca anlayacağın bir şekilde çözelim. Ben senin İngilizce öğretmeninim ve bu konuyu en iyi şekilde öğrenmen için sana yardım edeceğim.
Haydi başlayalım!
6. Read the sentences and correct the mistakes. (Cümleleri oku ve hataları düzelt.)
Bu alıştırmada, “eğer … olursa, … olur” anlamı taşıyan cümleler var. Ancak cümlelerin ikinci kısımları mantıksız. Bizden istenen, bu mantık hatalarını düzeltmek. Haydi bakalım!
1. If it rains, we wear sunglasses. (Eğer yağmur yağarsa, güneş gözlüğü takarız.)
Doğru Cevap: If it rains, we take an umbrella. (Eğer yağmur yağarsa, şemsiye alırız.)
Açıklama:
- Adım 1: Cümleyi anlıyoruz. “Yağmur yağarsa güneş gözlüğü takarız” diyor. Bu hiç mantıklı değil, değil mi?
- Adım 2: Düşünüyoruz, yağmur yağdığında ne yaparız? Genellikle şemsiye alırız veya yağmurluk giyeriz. Cümleyi bu mantığa göre düzeltiyoruz.
2. If you don’t water plants, they grow faster. (Eğer bitkileri sulamazsan, daha hızlı büyürler.)
Doğru Cevap: If you don’t water plants, they die. (Eğer bitkileri sulamazsan, ölürler.)
Açıklama:
- Adım 1: Cümle “Bitkileri sulamazsan daha hızlı büyürler” diyor. Tam tersi olması gerekmez mi? Bitkiler susuz yaşayamaz.
- Adım 2: Mantıklı sonuç ne olmalı? Eğer sulanmazlarsa, bitkiler kurur ve ölür. Bu yüzden “they die” (ölürler) yazarak cümleyi düzeltiyoruz.
3. If you eat too little, you will feel very full. (Eğer çok az yersen, çok tok hissedersin.)
Doğru Cevap: If you eat too little, you will feel hungry. (Eğer çok az yersen, aç hissedersin.)
Açıklama:
- Adım 1: “Çok az yemek” ve “çok tok hissetmek” birbiriyle çelişiyor.
- Adım 2: Eğer bir kişi çok az yerse, tok değil, tam tersine aç (hungry) hisseder. Cümlemizi bu şekilde düzeltiyoruz.
4. If you don’t study, you will get good grades. (Eğer ders çalışmazsan, iyi notlar alırsın.)
Doğru Cevap: If you don’t study, you will get bad grades. (Eğer ders çalışmazsan, kötü notlar alırsın.)
Açıklama:
- Adım 1: Keşke böyle olsa, değil mi? Ama maalesef ders çalışmadan iyi not almak pek mümkün değil. Cümlede bir mantık hatası var.
- Adım 2: Ders çalışmamanın doğal sonucu iyi notlar değil, kötü notlar (bad grades) almaktır.
5. If the climate changes, animals adapt well. (Eğer iklim değişirse, hayvanlar iyi uyum sağlar.)
Doğru Cevap: If the climate changes, animals can’t adapt well. (Eğer iklim değişirse, hayvanlar iyi uyum sağlayamaz.)
Açıklama:
- Adım 1: İklim değişikliği hayvanlar için genellikle olumsuz bir durumdur ve uyum sağlamakta zorlanırlar. Cümledeki “iyi uyum sağlarlar” ifadesi yanlış.
- Adım 2: Bu durumu düzeltmek için cümlenin ikinci kısmını olumsuz yapabiliriz. “can’t adapt well” (iyi uyum sağlayamazlar) doğru bir ifade olur.
6. If you study hard, you will fail the exam. (Eğer çok çalışırsan, sınavdan kalırsın.)
Doğru Cevap: If you study hard, you will pass the exam. (Eğer çok çalışırsan, sınavı geçersin.)
Açıklama:
- Adım 1: Çok çalışmanın sonucu sınavdan kalmak olamaz. Bu tamamen mantıksız.
- Adım 2: Çok çalışırsak ne olur? Sınavı geçeriz (pass the exam). İşte bu kadar basit!
7. Read the sentences and circle the correct option. (Cümleleri oku ve doğru seçeneği daire içine al.)
Burada “if” ve “unless” arasındaki farkı anlamamız gerekiyor. Unutma, çok basit bir kural var: Unless = If … not. Yani “unless” kelimesi kendi içinde olumsuz bir anlam taşır ve “…-mazsa, …-mezse” demektir.
a. We will go outside if/unless it stops raining.
Doğru Cevap: if
Açıklama: Cümle diyor ki: “Yağmur durursa dışarı çıkacağız.” Bu şartı sağlayan kelime “if”tir. Eğer “unless” kullansaydık, “Yağmur durmazsa dışarı çıkacağız” gibi mantıksız bir anlam çıkardı.
b. If/Unless you don’t eat breakfast, you will be hungry.
Doğru Cevap: If
Açıklama: “Eğer kahvaltı yapmazsan, aç olursun.” Cümlenin ilk kısmında zaten “don’t” (olumsuzluk) var. Bu yüzden başına tekrar olumsuz anlam katan “unless” getiremeyiz. Doğru olan “If” kullanmaktır.
c. They won’t arrive on time if/unless they leave now.
Doğru Cevap: unless
Açıklama: “Şimdi yola çıkmazlarsa, zamanında varamayacaklar.” İşte o “…-mazlarsa” anlamını bize “unless” veriyor. (“If they don’t leave now” ile aynı anlama gelir.)
d. You won’t feel tired if/unless you get enough sleep.
Doğru Cevap: if
Açıklama: “Yeterince uyursan, yorgun hissetmezsin.” Bu olumlu bir şart. Bu yüzden “if” kullanmalıyız. “Unless” kullansaydık, “Yeterince uyumazsan, yorgun hissetmezsin” gibi yanlış bir anlam çıkardı.
e. I won’t go to the party if/unless you come with me.
Doğru Cevap: unless
Açıklama: “Benimle gelmezsen, partiye gitmeyeceğim.” Yine “…-mezsen” anlamı var. Bu anlamı “unless” ile sağlıyoruz.
f. If/Unless you recycle, pollution will increase.
Doğru Cevap: Unless
Açıklama: “Geri dönüşüm yapmazsan, kirlilik artacak.” Cümlenin anlamı bu. Bu yüzden doğru kelime “unless” olmalı. Eğer “if” deseydik, “Geri dönüşüm yaparsan kirlilik artar” gibi yanlış bir cümle kurmuş olurduk.
8. Rewrite the following sentences using “if” or “unless”. (Aşağıdaki cümleleri “if” veya “unless” kullanarak yeniden yaz.)
Bu alıştırmada ise bize verilen cümleyi, anlamını bozmadan “if” yerine “unless” veya “unless” yerine “if” kullanarak yazacağız. Yine kuralımız aynı: Unless = If … not.
1. If you eat too much chocolate, you will feel ill. (Eğer çok fazla çikolata yersen, hasta hissedersin.)
Yeniden Yazılmış Hali: You won’t feel ill unless you eat too much chocolate.
Açıklama: Bu cümleyi “unless” ile kurmak için anlamı şöyle çeviriyoruz: “Çok fazla çikolata yemezsen, hasta hissetmezsin.” Bu yüzden cümlenin ikinci kısmını olumsuz (“won’t feel ill”) yapıp, başına “unless” getiriyoruz.
2. Unless you water the plants, they will die. (Bitkileri sulamazsan, ölürler.)
Yeniden Yazılmış Hali: If you don’t water the plants, they will die.
Açıklama: Bu en kolayı! “Unless” kelimesini kaldırıp yerine “If … not” kalıbını koyuyoruz. Yani “unless you water” yerine “if you don’t water” yazıyoruz. Cümlenin geri kalanı aynı!
3. You can’t enter the house unless you have a key. (Anahtarın olmazsa, eve giremezsin.)
Yeniden Yazılmış Hali: You can’t enter the house if you don’t have a key.
Açıklama: Tıpkı 2. sorudaki gibi, “unless” yerine “if … not” kullanıyoruz. “unless you have” ifadesi, “if you don’t have” ifadesine dönüşüyor.
4. If you have a big breakfast, you will feel energetic during the day. (Eğer büyük bir kahvaltı yaparsan, gün boyunca enerjik hissedersin.)
Yeniden Yazılmış Hali: You won’t feel energetic during the day unless you have a big breakfast.
Açıklama: Cümlenin anlamını “Büyük bir kahvaltı yapmazsan, gün boyunca enerjik hissetmezsin” şeklinde çeviriyoruz. Bu yüzden cümlenin ikinci kısmını olumsuz (“won’t feel energetic”) yapıp “if” yerine “unless” kullanıyoruz.
5. Unless you practice, you won’t improve your English. (Pratik yapmazsan, İngilizceni geliştiremezsin.)
Yeniden Yazılmış Hali: If you don’t practice, you won’t improve your English.
Açıklama: Yine basit bir dönüşüm! “Unless” kelimesini atıp yerine “If you don’t” koyuyoruz. İşte bu kadar!
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Gördüğün gibi, kuralları bildiğimizde sorular ne kadar da kolaylaşıyor! Harika iş çıkardın. Aklına takılan bir şey olursa çekinme, sorabilirsin. Başarılar dilerim