3. Sınıf Hayat Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Evren Yayınları Sayfa 66
Merhaba sevgili öğrencim,
Hayat Bilgisi dersimizin en önemli konularından biri olan bilinçli tüketim ve israfı önleme ile ilgili bu güzel sayfayı birlikte inceleyelim. Sayfadaki metni ve görseli analiz edip, buradan çıkarabileceğimiz dersleri sorularla pekiştirelim. Hazırsan başlayalım!
Soru 1: Görseldeki çocuk, kırtasiyedeki satıcının “Güzel kalemler geldi. Almak ister misin?” teklifine nasıl bir cevap veriyor ve neden?
Şimdi bu durumu adım adım inceleyelim.
“Adım 1: Öncelikle görseldeki konuşma balonlarına bakalım. Satıcı, çocuğa yeni gelmiş güzel kalemleri gösteriyor ve almak isteyip istemediğini soruyor. Bu kalemler, çocuğun o an için zorunlu bir ihtiyacı olmayabilir, sadece bir istek olabilir.
Adım 2: Çocuğun cevabına dikkat edelim. Çocuk, “Hayır. Benim deftere ihtiyacım var.” diyor. Bu cevap bize çocuğun alışveriş yaparken ne kadar bilinçli olduğunu gösteriyor. O, renkli ve güzel kalemlerin cazibesine kapılmıyor.
Adım 3: Çocuğun bu davranışı, onun ihtiyaçları ile isteklerini birbirinden ayırabildiğini gösteriyor. Onun için öncelik, derslerinde not alacağı bir defterdir. Bu yüzden parasını öncelikli olan ihtiyacına harcamak istiyor.
Sonuç: Çocuk, satıcının teklifini reddediyor çünkü onun öncelikli ihtiyacı kalem değil, defterdir. Bu durum bize, alışverişlerimizde isteklerimize değil, gerçek ihtiyaçlarımıza öncelik vermemiz gerektiğini öğretir.
Soru 2: Metne göre “israf” ne demektir ve metinde hangi israf örneği verilmiştir?
Hadi israfın ne olduğunu metinden yola çıkarak anlayalım.
Adım 1: Metnin ilk paragrafını dikkatlice okuyalım. Orada şöyle bir cümle geçiyor: “Örneğin kışın ihtiyacımız olan palto ve çizmemiz varken yenilerini almamız israftır.”
Adım 2: Bu cümleyi yorumlayalım. Demek ki elimizde ihtiyacımızı karşılayan bir eşya varken, sırf yenisi çıktı veya daha güzel görünüyor diye bir başkasını almak israf oluyor. İsraf, kaynaklarımızı gereksiz yere harcamak demektir.
Sonuç: Metne göre israf; ihtiyacımız olan bir şeye zaten sahipken, gidip aynısından veya benzerinden yenisini almaktır. Metindeki örnek ise kış için palto ve çizmemiz olmasına rağmen yenilerini almaktır.
Soru 3: Ahmet, evdeki ekmek israfını önlemek için ailesine hangi önerilerde bulunmuş?
Ahmet’in çok güzel fikirleri var, gel birlikte bakalım nelermiş.
Adım 1: Metnin alt kısmında Ahmet’in ailesine sunduğu öneriler maddeler halinde sıralanmış. Bunları tek tek inceleyelim.
Adım 2: Ahmet’in önerileri şunlardır:
- Ekmeği, ailece yiyebileceğimiz kadar yani ihtiyacımız kadar almalıyız. Ayrıca dilimleyerek tüketmeliyiz ki küçük parçalar boşa gitmesin.
- Eğer ekmek fazla geldiyse onu doğru koşullarda saklamalıyız. Hatta poşete koyup derin dondurucuda saklayarak taze kalmasını sağlayabiliriz.
- Bayatlayan ekmekleri ise asla atmamalıyız! Onları kullanarak farklı yemekler (mesela yumurtalı ekmek) veya tatlılar (mesela ekmek kadayıfı) yapabiliriz.
Sonuç: Ahmet, ekmeği ihtiyacımız kadar almayı, doğru saklamayı ve bayatlayanları da farklı yiyecekler yaparak değerlendirmeyi önermiştir. Bunlar, israfı önlemek için harika yöntemlerdir.
Soru 4: Metnin son bölümünde, artan yemekleri israf etmemek için ne gibi çözümler sunuluyor?
Sadece ekmek değil, diğer yemekleri de israf etmemek çok önemli. Bakalım metin bize ne gibi fikirler veriyor.
Adım 1: Metnin en son paragrafını okuduğumuzda, evdeki artan yemekleri de değerlendirmemiz gerektiği anlatılıyor.
Adım 2: Metinde verilen örnek çok güzel: Artan pirinç pilavından, ertesi gün lezzetli bir pirinç çorbası pişirilebilir. Bu, yemeği dönüştürerek israfı önlemenin bir yoludur.
Adım 3: Ayrıca çok önemli bir öneri daha var. Artan ve bizim yiyemeyeceğimiz durumdaki yemekleri sokak hayvanlarıyla paylaşabiliriz. Böylece hem yemek israf olmamış olur hem de sevimli dostlarımızın karnını doyurmuş oluruz.
Sonuç: Artan yemekleri israf etmemek için onları farklı yemeklere dönüştürebilir veya sokak hayvanlarıyla paylaşabiliriz. Bu, hem bütçemize hem de çevremizdeki canlılara karşı bir sorumluluktur.