5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 79
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün kitabımızın 79. sayfasında yer alan metni ve içindeki etkinliği birlikte inceleyeceğiz. Bu metin, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) aile hayatında misafirlere, ihtiyaç sahiplerine ve aile bireylerine ne kadar değer verdiğini anlatıyor. Şimdi metnin içindeki etkinlik sorusuna bir göz atalım ve bu soruyu nasıl cevaplayabileceğimizi adım adım öğrenelim.
Etkinlik Sorusu: Siz, sevinç ve üzüntülerinizi aile bireylerinizle paylaşıyor musunuz? Örneklerle açıklayınız.
Bu soru aslında çok kişisel ve hepimizin hayatına dokunan bir soru. Bu yüzden tek bir doğru cevabı yok. Önemli olan, dürüstçe kendi yaşantımızı düşünerek cevap vermemiz. Gelin, bu soruyu nasıl güzel bir şekilde cevaplayabiliriz, birlikte bakalım.
Adım 1: Soruyu Anlamak
Öncelikle soru bizden ne istiyor, onu tam olarak anlayalım. Soru, hayatımızdaki mutlu anları (sevinçleri) ve canımızı sıkan durumları (üzüntüleri) ailemizle, yani annemiz, babamız veya kardeşlerimiz gibi en yakınlarımızla konuşup konuşmadığımızı soruyor. Sadece “evet” veya “hayır” dememizi değil, aynı zamanda bunu örnekler vererek açıklamamız gerektiğini de unutmuyoruz.
Adım 2: Kendi Hayatımızdan Örnekler Düşünmek
Şimdi bir an için gözlerimizi kapatalım ve düşünelim.
- Beni çok sevindiren bir olay neydi? (Örneğin, sınavdan yüksek not almak, bir yarışmada başarılı olmak, doğum gününde istediğin bir hediyeyi almak vb.) Bu mutluluğumu evde kime, nasıl anlattım? Onlar ne tepki verdi?
- Beni çok üzen bir olay neydi? (Örneğin, bir arkadaşımla tartışmak, bir denemeden düşük not almak, bir eşyamı kaybetmek vb.) Bu üzüntümü evde biriyle paylaştım mı? Paylaştıysam kiminle ve bana nasıl yardımcı oldu?
Adım 3: Cevabımızı Oluşturmak
Düşündüğümüz bu örnekleri kullanarak şimdi güzel bir cevap yazabiliriz. İşte size yol göstermesi için hazırlanmış örnek bir cevap:
Evet, ben genellikle hem sevinçlerimi hem de üzüntülerimi ailemle paylaşmaya çalışırım. Çünkü biliyorum ki mutluluklar paylaştıkça çoğalır, üzüntüler ise paylaştıkça azalır. Ailem benim en büyük destekçimdir.
Örneğin, geçen dönem girdiğim Türkçe sınavından 100 aldığımda dünyalar benim olmuştu. Okuldan eve heyecanla koşup sınav kağıdımı anneme gösterdim. O da benimle birlikte çok sevindi, bana sarıldı ve “Seninle gurur duyuyorum!” dedi. Onun bu sözü, benim sevincimi ikiye katladı.
Bazen de üzücü şeyler yaşayabiliyorum. Mesela bir keresinde okulun bahçesinde bisikletten düşüp dizimi yaralamıştım. Canım çok yanıyordu ve biraz da korkmuştum. Eve geldiğimde ağlamaklı bir şekilde babama olanları anlattım. O hemen yaramı temizledi, pansuman yaptı ve beni sakinleştirdi. “Geçer, olur böyle şeyler.” diyerek bana moral verdi. Onunla konuştuktan sonra kendimi çok daha güvende ve iyi hissettim. Bu yüzden başıma ne gelirse gelsin, ailemle konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.
Sevgili çocuklar, gördüğünüz gibi bu soruya cevap verirken kendi hayatınızdan samimi örnekler vermeniz, cevabınızı çok daha anlamlı ve güzel kılacaktır. Unutmayın, aileniz sizin en yakın dostunuzdur!