5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 76
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün kitabımızdaki “Etkinlik” bölümünde yer alan soruları birlikte inceleyip cevaplayacağız. Bu metinler bize Peygamber Efendimizin (s.a.v.) aile hayatı ve sevgisi hakkında çok güzel şeyler öğretiyor. Haydi başlayalım!
Soru 1: Yukarıdaki metin, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) aile bireylerine karşı tutumu konusunda size neler düşündürmektedir?
Çözüm:
Bu harika metinleri okuduğumuzda, Peygamber Efendimizin ailesine, özellikle de torunlarına karşı ne kadar sevgi dolu ve şefkatli olduğunu görüyoruz. Aklımıza gelenleri ve hissettiklerimizi şöyle sıralayabiliriz:
- Çok Sevecen ve Şefkatliydi: Peygamberimiz, torunları Hasan ve Hüseyin’i kucağına alır, onları öper ve onlarla yakından ilgilenirdi. Sevgisini göstermekten hiç çekinmezdi. Bu, onun ne kadar merhametli bir kalbi olduğunu bize gösteriyor.
- Ailesine Çok Değer Verirdi: Torunları için “Allah’ım! Bunlar benim ehl-i beytimdir.” yani “benim ailemdir, evimin halkıdır” demesi, onlara ne kadar büyük bir değer verdiğinin kanıtıdır. Onları sevmenin, kendisini sevmek olduğunu söyleyerek aile bağlarının önemini vurgulamıştır.
- İlgili Bir Dede ve Babadı: Torunları doğduğunda isimlerini kendisi koymuş, kulaklarına ezan okumuş, onlar için kurban kesmiş. Yani sadece sevmekle kalmamış, onların her anında yanlarında olmuş, sorumluluklarını en güzel şekilde yerine getirmiştir. Bir keresinde hutbe verirken torununun düştüğünü görünce hutbesini yarıda kesip ona yardıma koşması, sevgisinin ve ilgisinin ne kadar derin olduğunu gösteren harika bir örnektir.
- Sevgi ve Merhameti Öğretirdi: Çocuklarını hiç öpmediğini söyleyen Akra bin Habis’e “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.” diyerek aslında sadece ona değil, hepimize çok önemli bir ders vermiştir. Sevginin ve merhametin, Allah’ın da bize merhamet etmesi için bir anahtar olduğunu öğretmiştir.
Kısacası, bu metin bize Peygamber Efendimizin ailesine karşı sadece bir peygamber değil, aynı zamanda harika bir baba ve dede olduğunu, sevgi, şefkat ve merhametle dolu bir aile reisi olduğunu düşündürüyor. Onun bu davranışı hepimiz için en güzel örnektir.
Soru 2: Peygamberimizin (s.a.v.) torununu sevmesini şaşkınlıkla karşılayan adamın tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Bu soruyu adım adım düşünelim, olur mu çocuklar?
Adım 1: Adamın (Akra bin Habis) Neden Şaşırdığını Anlayalım
Akra bin Habis, Peygamberimizin torununu öptüğünü görünce şaşırıyor ve “Benim on çocuğum var, hiçbirini öpmedim.” diyor. Bu durum, o dönemdeki bazı insanların veya bizzat kendisinin, çocuklara sevgi göstermeyi, özellikle de bir liderin veya babanın onları herkesin içinde öpmesini bir zayıflık olarak gördüğünü düşündürebilir. Belki de sevgiyi bu şekilde göstermenin doğru olmadığını sanıyordu. Onun bu tavrı, sevgiyi ve merhameti ifade etme konusunda eksik bir anlayışa sahip olduğunu gösteriyor.
Adım 2: Peygamberimizin Cevabının Anlamını Düşünelim
Peygamberimiz ona kızmak veya onu ayıplamak yerine, ona çok bilgece bir cevap veriyor:
“Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.”
Bu sözle Peygamberimiz, aslında şunu demek istiyor: “Eğer sen yeryüzündekilere, çocuklarına, etrafındaki canlılara merhamet göstermezsen, onlara sevgi ve şefkatle yaklaşmazsan, Allah’tan nasıl merhamet bekleyebilirsin?” Bu, sevgi ve merhametin ne kadar temel ve önemli bir duygu olduğunu anlatan evrensel bir derstir.
Adım 3: Adamın Tutumunu Değerlendirelim
Sonuç olarak, Akra bin Habis’in tutumu doğru bir tutum değildir. Çünkü çocukların sevgiye ve şefkate ihtiyacı vardır. Sevgiyi göstermek, bir insanı zayıf yapmaz, tam tersine kalbinin ne kadar zengin ve merhametli olduğunu gösterir. Ancak bu olaya sadece “adam yanlış yaptı” diye bakmamalıyız. Bu olay, Peygamberimizin ne kadar harika bir öğretmen olduğunu da bize gösteriyor. O, bir kişinin yanlış bir düşüncesini, tüm insanlığa ders olacak bir hikmete dönüştürmüştür.
Yani adamın tutumu, bize sevgi ve merhametin önemini bir kez daha hatırlatan bir ders niteliğindedir.